"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Staj parası isteyeni korkutan devlete

Ahmet BATTAL
31 Ekim 2019, Perşembe
Genç avukat arkadaşımız anlatıyor:

Sağlıkla ilgili bölümlerde okurken hastanelerde staj yapan, ama hakkı olan staj ücretini almamış olan üniversite öğrencileri ve mezunları, cesur arkadaşlarının açıp kazandığı staj alacağı dâvâlarından gelen paralara imrenerek bakıyorlarmış. 

Dâvâ açan genellikle kazanıyormuş. Ama dâvâ açıp kazanabilecek olanların çoğu dâvâ açmaya korkuyormuş ve vazgeçiyormuş. 

Sebebi belliymiş:

- Ya, “sen nasıl olur da devleti dâvâ edersin” diyerek bazı hocalar notumu kırar da okulumu bitirmeme mani olurlarsa!

- Ya ileride devlet “sen nasıl olur da devleti dâvâ edersin” diyerek memuriyetime ve hatta her tür işe girmeme mani olursa!

Düşünebiliyor musunuz? Sabıka sebeplerine bir yenisi eklenmiş: Devleti dâvâ etme suçu!

Bu staj dâvâları meselesinin bir benzeri de “…öcü” dâvâlarından beraat edenlerin açmayı düşünebileceği maddî ve manevî tazminat dâvâları hususunda yaşanıyor. 

Vatandaş gözaltında kalmış, hapis yatmış, sonuçta beraat etmiş. Dâvâ açsa tazminat kazanacak. 

Ama vatandaş korkuyor. “Ne olur ne olmaz, bu badireden zor kurtulduk, şimdi durup dururken düşman kazanmayalım, başımıza yeni bir iş açmayalım” diyerek tazminat hakkından sessizce feragat ediyor. 

Belki bazıları da “durum biraz düzelsin de ondan sonra bakarız” diyorlar. 

Bunlar neyi gösterir?

Devletle nizalı olmayı istememek her zaman anlaşılabilir bir durumdur. Hele Türkiye gibi ülkelerde. Zira maalesef devlet hayli sabıkalıdır. 

Ama bu sabıka son yıllarda iyice artmış durumda. 

Devlete dâvâ açmanın yanlış bir yönü olamaz. Hak aramak kadar normal bir hak ve tavır yoktur. Zira hukukun tanıdığı her hak dâvâ ve talep hakkını da içerir. 

Bir kişi haklı olduğuna inanıyorsa, ama “devleti dâvâ edersem başıma kötü şeyler gelir” diye korkuyorsa hukuk güvenliğinden söz edilebilir mi?

Haklı olduğuna inanan kişiler devlete karşı dâvâ açamayacaksa hukuk ne işe yarar? 

Devlet hak aramaya kalkanı cesaretlendirmez ve aksine korkutursa gerçekten devlet midir? Hayduttan ne farkı kalır?

Yeniden hukuka dönmek istiyoruz. Hemen. Çaresi de Adalet Bakanlığı’nın ve Anayasa Mahkemesi’nin elinde. 

Okunma Sayısı: 1985
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Abdulkadir Turan

    31.10.2019 17:13:17

    İnsan hakkını her yerde aramalı.Hakkın varsa çekinmeyeksin.Devlete dâvâ açmak,hiçbir şekilde suç teşkil etmiyor.Devlet biziz zaten,hepimiziz.Neden suç olsun,ya da bunun için davacı olan biri ceza alsın ki.Neye dayanarak.Staj görmüş bir talebe yahut herhangi bir görevli,haliyle bunun karşılığını da talep edecektir.Bunda herhangi bir beis var mı?Abes olan bir durum var mı?Davacı olmak karşıdakine hakaret etmek ya da onu rencide etmek demek değildir ki.Sonuçta,açarsın davanı;hak etmiş isen tazminatını ya da hak ediş miktarını alırsın.Devlete dâvâ açmak ta suç ise yahut suç unsuru sayılıyor ise,o halde bu ülkede yaşamayalım.

  • Abdullah Tunç

    31.10.2019 10:52:11

    Türkiye bu hukuksuzluk girdabından ne zaman çıkacak?Bu hukuksuzluklar ne zaman sona erecek?Bazen düşü nüyorum;insan bu kadar basit bir ya ratık mı dır ki hakkı hukuku kolaylıkla çiğneneniliyor.Halbu ki biz onu ahseni takvimde yaratıldığını biliriz.Mahluka tım en üstünü biliriz.Bu durumdaki bir insan hakları kolay kolay çiğneneme meli ..İzzet ve şerefini kıracak harelet lerden titizlikle uzak durulmalıdır.Suçu delilli, ispatlı kişiler hariç.Hakkı yerine oturturken, haksızlık yapılmamalıdır. Hak arama yolları daime açık olmalı ve kimse hakkını ararken asla korkmamalıdır.Hakimler de,tam bir hürriyet içinde,vicdanlarına,hukuki bilgilerine ve delillere göre karar vermelidirler. Hukuksuzluklar,iç barışı bozar,güveni sarsar.Bazen tamiri imkansız yaralar açar.Onun için öncelikle idarecilerimiz başta olmak üzere,ülkemizin maddi ve manevi selamet ,huzur ve sukünü ve hakkın,hukukun hakimiyeti için herkes kendisine düşeni mutlaka yapmalıdır.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı