"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Ahlen ve sehlen

Ahmet DURSUN
22 Ocak 2026, Perşembe
Avrupa’da “Christmas” adıyla Hıristiyanların bayramı olarak Aralık ayının sonunda kutlanan zaman dilimi, yılbaşı kutlamalarıyla bir araya gelince farklı bir çehreye bürünüveriyor.

Aslında “Mesih’in ayini” anlamına gelen bu kutsal bayram, ailelerin bir araya gelmesi, sevgi duygusunun birlik, beraberlik ve dayanışma içinde tezahürü gibi hususlara delâlet etmesi sebebiyle Hıristiyan dünyasında son derece önemsenen özelliklere sahip. Her yerin tatile girdiği bu dönem, yılbaşı ile birleşince, çoğunlukla asıl amacından uzaklaşarak sefihçe kutlamaların merkezi haline de geliveriyor, hem de “câzibedar hizmeti, hevâ ve hevesi teşcî ve arzularını tatmin ve metalibini teshil” olan sefih medeniyet anlayışını bulaşıcı bir hastalık gibi her tarafa yayarak. 

Avrupa’nın tümüyle tatilde olduğu yine böyle bir dönemde, Üstadımızın “bahtiyar Alman milleti” diyerek bir milleti övgüsüne neden mazhar ettiğini tefsir eder tarzda, bir okuma programı için Almanya’daydık. “Bahtiyar Alman milleti” ifadesini çeşitli şekillerde yorumlamak mümkün; ama ben bu program sürecinde şahit olduklarımdan hareketle, Risale-i Nurları ve Nur talebelerini içinde barındıran bir topluluğa sahip olmakla ulaşılan bir mazhariyetten ve bahtiyarlıktan söz edebilirim. Almanya’nın demokratik yapısı, sosyal devlet anlayışı, ekonomik seviyesi gibi olumlu şartları sebebiyle, Türkiye’den Almanya’ya ya da Avrupa’nın muhtelif yerlerine gidenlerin hep şanslı oldukları düşünülür ya çoğu zaman… Ben tam tersini düşündüm. Sefahetin pençesinde kıvranan, ebedî bir gençlik ve hayat arzusunun doğurduğu derin sancıları dindiremeyen, Marksların, Hegellerin, Nietzschelerin bulandırdığı zihinlerle ruhî bunalımlarını aşamayan, maddeten doyurulup manen aç bırakılan bir milletin Risale-i Nur terbiyesiyle yetişmiş, Kur’ân medeniyeti vizyonuyla yoğrulmuş, yaşadığı topraklara her yönüyle rol model olan bir topluluğa sahip olmasından daha büyük bahtiyarlık olabilir mi? Bu program vesilesiyle tanıştığım “Genç Saidler” ve Avrupa’nın sair yerlerindeki Nur talebeleri, yalnızca kendilerinin değil, tüm Avrupa coğrafyasının saadetini ve geleceğini temsil ediyorlardı. 

Çoğunluğun cazibedar heveslerin pençesinde kalarak eğlence planlarını yaptığı bir zaman diliminde, gençlik hevesatının çağrılarına kulak tıkayıp Risale-i Nur programına katılarak ahirzamana meydan okuyabilmek ne kadar kıymetli. Almanya’nın birçok yerinden lise ve üniversite düzeyindeki gençlerle yaptığımız okuma programı ve bizden sonra farklı seviyelerde ve katılımcılarla gerçekleştirilen programlar öylesine büyük anlamlar içeriyor ki… Program bitişinde Ahlen’de karşılaştığımız manzara ve orada müşahede ettiklerimiz öylesine derin anlamlara sahip ki… 

Ahlen’deki hizmet binasının merdivenlerinden çıkarken duvar boyunca asılmış hatıra fotoğrafları birçok şeyi özetler nitelikteydi. Fotoğraflar 25-30 sene öncesinden günümüze doğru bir hatıralar zinciri şeklindeydi. Eski fotolardan birini incelerken şunu söylediler: “Bu fotoğraflarda gördüğünüz çocuklar, bu hafta okuma programında ders verdiğiniz gençlerin babaları…” Babadan oğula, dededen torunlara aktarılan bir hizmet silsilesinin nurlu hatıralarıydı gördüklerim. Avrupa’da Nur hizmetleri tüm aile efradının katıldığı Nurlu ve bereketli bir kervanın samimi neticesi olarak ve artarak devam ediyordu. Yine Ahlen’de gerçekleştirilen Kandil programı ve hafta sonu tüm Avrupa’nın kafilelerle katıldığı program; müthiş bir birlik ve beraberlik, dayanışma, uhuvvet ve muhabbet manzarasıyla birlikte Avrupa’nın sahip olduğu ve geleceği için sahiplenmek zorunda kalacağı bir hazineyi de gözler önüne sererek sesleniyordu:   

Bütün Avrupalılara, bahtiyar Alman milletine ve tüm insanlığa, Risale-i Nur’un parlak geleceği adına: Ahlen ve sehlen!

Okunma Sayısı: 177
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı