"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Abdullah b. Selâm’ın Müslüman olması

Ahmet ÖZDEMİR
29 Eylül 2019, Pazar 00:01
Abdullah b. Selâm, Hz. Yusuf’un (as) soyundan olup Medine Yahudilerinin ileri gelen âlimlerinden birisi idi.

Babası Selâm’dan birçok şeyle birlikte Tevrat’ı ve tefsirini de öğrenmişti. Ayrıca, babası, âhir zamanda gelecek peygamberin sıfat ve alâmetleri ile yapacağı işleri de kendisine anlatmıştı. Selâm, Peygamber Efendimiz (asm) henüz Medine’ye gelmeden önce de vefat etmişti.

Abdullah b. Selâm, Resûl-i Ekrem Efendimizin (asm) Medine’ye gelişini Müslümanlara müjdeleyen bir Yahudiden duyunca kendisini tutamayarak, “Allahü Ekber!” deyip tekbir getirmişti. Bunu duyan halası, “Allah, seni umduğuna erdirmesin! Vallahi, Musa Peygamberin geleceğini duymuş olsaydın bundan fazlasını yapmazdın!” diyerek ona çıkışmıştı. Abdullah ise, “Vallahi, gelen de onun kardeşidir! O da onun gibi bir peygamberdir!” dedi. Bunun üzerine Abdullah’ın halası, Kıyamet’e yakın gönderileceği haber verilen peygamberin o mu olduğunu sordu. Abdullah “Evet...” deyince de davranışında haklı olduğunu söyledi.

Resûl-i Ekrem Efendimiz (asm), Medine’ye teşrif buyurdukları zaman, Abdullah b. Selâm da onu görmek için gitmiş ve Efendimizin (asm) mübarek simasını görünce, “Şu simada yalan yoktur! Şu yüzde hile olamaz!” diye söylenmişti.

Abdullah b. Selâm, Peygamber Efendimizi (asm) ziyarete gelip kendilerine üç soru soracağını, bunların cevaplarını ancak peygamber olanlar bilebilir, dedi. Soruları şöyle sıraladı:

1. Kıyamet alâmetlerinin birincisi nedir?

2. Cennetlikler Cennete girince ilk önce hangi yiyeceği yiyeceklerdir?

3. Çocuk ne sebeple babasına benzer hangi sebeple annesine benzer?

Peygamber Efendimiz (asm), “Bu soruları, senin önün sıra, Cebrail (as) bana gelip haber vermişti” buyurdular. 

Soruların cevaplarını şöyle sıraladı:

1. Kıyamet alâmetlerinin en öncesi bir ateştir ki, o insanları doğudan batıya sürecektir!

2. Cennetliklerin yiyeceği ilk yiyecek de balık ciğerinin sarkmış olan fazlasıdır.

3. Çocuğun babaya veya anaya çekmesine gelince; cinsî ilişkide erkeğin suyu kadınınkinin önüne geçerse, çocuk babaya benzer. Kadının suyu erkeğin suyunun önüne geçerse, çocuk anaya benzer!” buyurdu.

Abdullah b. Selâm, Tevrat’tan sorduğu sorularına yine Tevrat’a uygun cevaplar alınca, Kelime-i Şehâdet getirerek Müslüman oldu. Sonra da “Yâ Resûlullah! Yahudî milleti, iftiracı, yalancı bir millettir. Yarın benim Müslüman olduğumu duyunca türlü yalanlar uydurup iftirada bulunurlar. Müslümanlığım duyulmazdan önce beni onlardan sorup mevkiimi tasdik ettiriniz!” dedi.

Peygamber Efendimiz (asm), onu bir tarafa saklayıp Yahudî ileri gelenlerinden bazılarını dâvet etti ve onlara “Siz, benim, Allah tarafından gönderilmiş bir peygamber olduğumu pek iyi bilirsiniz! Ben hak dinle geldim; Müslüman olunuz!” dedi. Yahudiler “Biz, senin peygamber olduğunu bilmiyoruz!” diye karşılık verip bu sözlerini üç defa tekrarladılar. Bundan sonra Resûl-ü Ekrem (asm), “Sizin içinizde Abdullah b. Selâm adında birisi var. O nasıl bir kişidir?” diye sordu. Yahudiler, “O, bizim içimizde hayırlı bir babanın hayırlı bir oğludur. Kendisi de babası da en faziletlimiz, en âlimimizdir.” diye şahitlik yaptılar. 

Resûlullah (asm), “Abdullah b. Selâm, Müslüman olursa, siz ne dersiniz?” diye sordu. Yahudiler, Abdullah b. Selâm’ın, hiçbir zaman Müslüman olamayacağını söylediler. Peygamber Efendimiz (asm), sorusunu üç defa tekrarladıysa da onlar inkârlarına devam ettiler. Bunun üzerine Resûl-ü Ekrem (asm), Abdullah İbn Selâm’ı çağırdı. Abdullah, gizlendiği yerden çıkıp Müslüman olduğunu ilân etti. Yahudilere de “Allah’tan korkunuz! Size geleni kabul ediniz. Vallahi, siz de bilirsiniz; o, yanınızdaki Tevrat’ta ismini ve sıfatını yazılı bulduğunuz Resûlullah’tır.” diyerek onları İslâm’a dâvet etti. 1

Fakat Yahudiler, yalancı olduğunu söylediler ve onun kıymetini düşürmek için türlü türlü iftiralarla kötülediler. Abdullah b. Selâm da, onların gaddar, yalancı, fâcir ve müfteri bir millet olduğunu söyledi. Resûl-ü Ekrem (asm), Yahudileri huzurundan çıkardı. Abdullah b. Selâm ise evine gitti. Onun dâvetiyle bütün ev halkı ve halası da Müslüman oldu. Yahudilerin bazı ileri gelenleri, Abdullah b. Selâm’ı çeşit çeşit desise ve sözlerle İslâm’dan vazgeçirmeye çalıştılarsa da başarılı olamadılar. 

Bu durum Kur’ân’da şöyle haber verilmektedir:

“Kitap ehlinin hepsi böyle değillerdir; onlardan bir kısmı vardır ki, doğruluğa yönelmiştir. Gece boyunca Allah’ın âyetlerini okuyan, Allah’a secde edip yalvaranlar da vardır.” 2

Yahudi âlimlerinden Müslüman olanlar Abdullah b. Selâm’la Resulullah’a (asm) gidip amellerin Allah’a en sevgili ve makbul olanını sordular. Resul-ü Ekrem Efendimiz (asm) onlara cevap olarak Saf Sûresi’ni başından sonuna kadar okudu.

Abdullah b. Selâm, gerçekten İslâm ahlâkıyla boyanmış müstesna Müslümanlardan oldu. 

Onun faziletine Kur’ân-ı Kerîm’de şu âyetlerin şahitlik ettiği kabul edilir:

“De ki: ‘Söyleyin bana! Eğer bu Kur’ân, Allah tarafından gönderildiği halde onu inkâr ettiyseniz ve İsrailoğulları’ndan bir şahit de Tevrat’a dayanarak onun hak kitap olduğuna şahitlik edip iman etmişken siz iman etmeyi kibrinize yediremezseniz zalim olmaz mısınız? Allah, zalimler topluluğuna hidayet vermez.”  3

“İnkâr edenler ‘Sen Allah tarafından gönderilmiş bir peygamber değilsin!’ diyorlar. Resulüm de ki: ‘Sizinle Benim aramda şahit olarak Allah ve O’nun Kitapları hakkında bilgi sahibi olanlar yeterlidir.” 4

Abdullah b. Selâm’ın faziletini gösteren Muaz b. Cebel’in şahitliği de çok ibretlidir. Bu şahitlik yedi Abdullah arasına girebilmesinin bir sırrını ifade etmesi bakımından önemlidir. 

Hz. Muaz şöyle der: 

“İlim ve iman yerindedir. Onları arayan bulur. İlmi dört kişiden öğreniniz: Ebu’d-Derda, Selman-ı Farisi, Abdullah b. Mes’ud ve Abdullah b. Selâm. 

Zira Resulullah’ın (asm) şöyle buyurduğunu duydum: ‘Abdullah b. Selâm Cennette onun onuncusudur.” 5

Dipnotlar:

1-  Buharî, Sahih, c. 2, s. 335.

2-  Al-i İmran Sûresi, 113.

3-  Ahkaf Sûresi, 10.

4-  Rad Sûresi, 43.

5-  Şaban Döğen, Örnek İnsanlar, s. 221.

Okunma Sayısı: 1094
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • sena

    29.9.2019 10:13:58

    😢

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı