"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Bâtılı tasvir etmeden irşad

Ali Demir
27 Mart 2022, Pazar
Aslı, Eski Said Dönemi Eserleri’nden İşârât Risalesi’nde bulunan ve Hakikat Çekirdekleri’nde “Bâtıl şeyleri tasvir, sâfi zihinleri idlâldir ve cerhdir.” cümlesiyle veciz olarak zikredilen ve hayatın her sahasında ve hizmet esnasında unutulmaması lazım bir düstur olduğu gibi hakkın tebliğinde zihinleri bulandırmadan hakikati muhataba anlatmak gerektiği gibi dersler de vermektedir.

“Risale-i Nur’da bu vecizenin izahı var mı?” diye kendi kendimize sorduğumuz sualin cevabının evet olduğu gerçeği ile karşılaşmış olduk. 

Tarihçe-i Hayat’ta Üstadın Isparta hayatının anlatıldığı bölümde, “İslamiyet Düşmanlarının Yaptıkları Taarruz ve Hilaf-ı Hakîkat Menfî Propagandalarına Mukabil Üniversite Nur Talebelerinin Bir Açıklamasıdır” üst başlığı ile neşredilmiş Lahika’da, Nur davasına ait pek çok meseleye dikkat çekilmiş, Üstadın hayatından prensipler aktarılmış, Nur Talebelerini bekleyen tuzaklar deşifre edilmiş, Nurcuların şevk ve gayretlerinden ve fedâkàrane hizmetlerinden bahsedilmiş ve Nur kahramanı ağabeylerin hizmete ait veciz ifadeleri iktibas edilmiş ve ömrümüzün kısa ve  vaktimizin darlığını ifadeden sonra;

“Risale-i Nur şakirtlerinin meşgul olduğu vazife, en muazzam olan mesail-i dünyeviyeden daha büyüktür. Siyasetle uğraşmaya vaktimiz yoktur. Yüz elimiz de olsa, ancak Nûr’a kâfi gelir.” diye ahir zamanın hizmet tarzının özetlendiği mektubun bir yerinde, Üstadımızın dilinden “Fena şeylerle meşguliyet fena tesir eder, fena iz bırakır.” sözünü naklettikten sonra, Risale-i Nurda takip edilen bir ölçüden bahsedilmiştir. Hususan helaket ve felaket asrı olan bu zamanda “Bâtılı iyice tasvir etmek sâfi zihinleri idlâldir.” hakikatini dikkatli nazarlara sunuyor ve Üstadın Risalelerde uyguladığı temel bir ölçüyü bildiriyor ve sair kelamcılara muhalif olarak iman hakikatlerinin izah ve ispatında felsefenin menfi fikirlerini zikretmeden müsbeti ders vererek tedavi yaptığından bahisle; “Risale-i Nur’un bir hususiyeti de şudur ki: Diğer mütekellimîne muhalif olarak, ehl-i dalâletin menfîliklerini zikretmeden, yalnız müsbeti ders vererek, yara yapmaksızın tedavi etmesidir.” bir durum tespiti yapılmış ve dolayısıyla “Risale-i Nurun hocası Risale-i Nurdur” hakikati bir kez daha tahakkuk etmiş oldu ve bir vecize olarak zikrettiğimiz cümlenin izahatını başka bir yerde bulmuş olduk.

Lahika’nın devamındaki şu cümle var: “Bu zamanda Risale-i Nur, vehim ve vesveseleri mahvediyor; akla gelen sualleri, istifhamları, nefsi ilzam, kalbi ikna ederek cevaplandırıyor.” (Tarihçe-i Hayat-710)

Okunma Sayısı: 862
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı