"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

“Bu kadar hadis nasıl akılda kalır?”

Ali FERŞADOĞLU
12 Ekim 2020, Pazartesi
Peygamberimizin (asm) hadis ve Sünnet-i Seniyyesine bulaştırılmak istenen vesvese ve şüphelerden birisi, “Bu kadar hadis yazılmadan nasıl akılda kalır?” şeklindedir.

İnsanda­ “kısa ve uzun süreli hafıza­” vardır. Süreli hafıza, “şuurlu ve örtülü” olmak üzere ikiye ayrılır. 

İrademizle kullan­dığımıza “şuurlu”, otomatik olarak çalışan hafızaya “örtülü hafıza” deniyor.   

Uzun hafızamıza istediğimiz kadar bilgi, isim, resim, görüntü ve ses kodlayıp istifleyebiliriz. 

O küçücük “beyin çipi”ne, dünya dolusu bilgi aktarsak, ancak bir milyonda birini doldurabiliriz.  

Güçlendirmek ve geliştirmek elimizde olan hafızamızın kapasitesini ezberleme egzersizleri yaparak arttırabileceğimizin yüzlerce örneği vardır. Meselâ, dünya hafıza şampiyonlarının, 0 ile 9 arası rakamların karışık olarak üzerine dizildiği ve toplam iki yüz adet rakamın bulunduğu tabloların karşısına geçerek bütün sayıları beş dakikada okuyup hafızalarına alabildiklerine şahit olmuşuzdur. 

Kimileri de, 0 ve 1 rakamlarından oluşan ve her satırı 30 haneden oluşturulan 75 satırlık sayıyı yarım saatte ezberleyebiliyor; her sütununda 50 kelime bulunan on sütunluk bir kelime listesini sırayla hafızalarında tutabiliyor; bilgisayarda üretilmiş birbirinden farklı 800 bilgiyi 30 dakikada hafızalarına yerleştirebiliyorlar. (Melik Dikyar, Yeni Asya/23.11.2002) 

Dört ve üstü yaşındaki çocukların hafızlık yaparak 600 sayfalık Kur’ân’ı ezberleyebilmeleri; hafızların güçlü bir hafızaya sahip olmaları gibi benzeri yüzlerce tesbit, hafızanın geliştirilebileceğini ispat eder.

Fotografik bir hafızaya sahip olan Bediüzzaman, İslâm kültürünün temel kaynaklarından 90 kitabı hafızasına almıştı ve bunları unutmamak için üç ayda bir zihninde tekrarlardı. Diğer taraftan İslâmın temel kaynaklarını bir okuyuşta hafızasına almıştı. 

Demek ki, hafızayı güçlendirmek, geliştirmek ve genişletmek mümkün. Sahabeler ki: Hafızalarını meşgul eden çok az şey var, kitabetleri olmadığı için ezberleme kabiliyetleri gelişmiş, hem bütün istidatlarıyla kendilerini dine ve Peygamberimize (asm) yöneltmiş ve duâsını almış olarak elbette ezberleme güçleri çok yüksek kapasitede idi. 

İslâm Bilimler Tarihi Araştırmacısı Prof. Dr. Fuat Sezgin, “Kaç dil bildiğimi bilmiyorum” demişti. 

(https://www.trthaber.com) 

Okunma Sayısı: 1447
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı