"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

“Bulut tohumlama” metoduyla manevî hayatı zehirlerden temizlemek!

Ali FERŞADOĞLU
03 Şubat 2022, Perşembe
Önce günümüzde âile ve toplumun mânevî hayatıyla ilgili durum tesbiti yapalım:

İnsan, “Bu acip asırda dehşetli bir aşılamak ve şırıngayla hem hakikî hem mecazî iki (kötülükleri isteyen) nefs-i emmâre ittifak edip öyle seyyiata, öyle günahlara severek giriyor. Kâinatı hiddete getiriyor.” (Kastamonu Lâhikası, internet, s. 181) 

İkinci tesbit: “Nasıl maddî hava fena ise, fena tesir ediyor; manevî hava da bozulsa, herkesin istidadına göre bir sarsıntı verir.” (Age, s. 41.) “Havayı tesmim eden buharat-ı müzahrefe (zehirlendiren sahte yaldızla süslü süpürüntüler, kötülükler, pislikler) o manevî havayı bozar. Herkes derecesine göre ondan zedelenir.” 

Kurtuluş çaresi ise, “bulut tohumlama/yağmur bombası” metodunda. Şöyle ki: Bugün, İlâhî kanunlar çerçevesinde bulutlara müdahale ile sun’î, yapay yağmur yağdırılıyor! Bu metotta bakır sülfür, amonyum nitrat, gümüş iyodür, kurşun iyodür, karbondioksit (CO2) buzu gibi elementlerle uygun sıcaklıktaki bulutlara sun’î yoğunlaşma çekirdeği verilir. Yeterli soğukluğa ulaşan bulutta yoğunlaşma çekirdeğiyle zerreler üzerinde su birikimi başlar. Büyüyerek ağırlaşan parçalar yerçekimi etkisiyle yağmur olarak düşer, rahmet yağar.  

İşte, bu “bulut tohumlama” metodunu mâneviyata uyarlayarak zehirli havayı tasfiye ile rahmet-i İlâhiyi celbedebiliriz: İhlâsla ve devamlı “ibadet, zikir, şükür, Kur’ân ve hakikatlerini okuyarak, duâ, evrad” gibi manevî elementleri yoğunlukla okur, havaya panzehir olarak verip temizlersek Rahmet gelir. 

Bu hepimizin anlayacağı bir gerçektir: “Şuhur-u selâse(de, üç aylarda) âlem-i İslâmın mânevî havası, umum ehl-i imanın ahiret kazancına ve ticaretine ciddî teveccühleri ve himmetleri ve tenvirleri (nurlandırmaları) o havayı sâfileştiriyor, güzelleştiriyor, müthiş ârızalara ve fırtınalara mukabele ediyor. Herkes o sayede ve sayesinde derecesine göre istifade eder…” (Age, s. 41) Ve her şeye, “Risale-i Nur’un gözüyle bakmak ve ne kadar müşkilât ziyadeleşse, kudsî vazife itibarıyla daha ziyade ciddiyet ve şevkle hareket etmek” de havayı aşılar. 

Dolayısıyla iman, İslâmın şartları ve yüzlerce alt başlıklarıyla baştan sona izah ve ispat ederek tefsir ettiğinden tefekkürdür, ibadettir. Demek ki, ne kadar “zikir, şükür, duâ” eder, “Kur’ân ve hakikatlerini” okursak havayı o nisbette aşılar, manevi zehirleri temizler, rahmeti celbederiz. 

Okunma Sayısı: 1479
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • S.topuz

    8.02.2022 09:02:51

    Hatırımda kaldığı kadarıyla, Üstadımızın Hizmetkarı Zübeyir ağabey de tesbih Duasını okuduktan sonra,manevi havanın düzelmesi ümidi ve düşüncesi ile havaya üfürdüğü bahsedilmişti. Daha geniş malumatı olan düzeltme yapabilir!?

  • Cenk Çalık

    3.02.2022 13:39:30

    Harika bir makale. Dikkat çekici bir başlık ve atıf yapılan pasajlarda mevzuyu gayet veciz bir şekilde özetliyor. Allah razı oldun.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı