"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

İnsan hakkını ihlâl ceza gerektirir

Ali FERŞADOĞLU
08 Temmuz 2020, Çarşamba
Adalet, hak ve hürriyetler meselesi, çok basit ve sonucu tehlikesiz bir mesele değil ki, üzerinde hassasiyetle durmayalım.

Hak ihlâli, dünyada perişan ettiği gibi, bütün hayırlı ibadet ve amelleri de götürür, üstelik hak sahibinin günahlarını da yükletir!

Halkın haklarını Hak verir, sınırlarını Hak tayin eder. Mülkün Sahibi O’dur! Mülkünde de istediği gibi tasarruf eder.

Fesübhanellah! Biz malımız, mülkümüzde istediğiniz gibi tasarruf edebilirsek Malikel mülk olan Allah mülkünde istediği gibi tasarruf etme hakkına sahip değil mi?!

Biliyoruz ki, İslâmiyette iki türlü hak vardır: Allah hakkı, Kul hakkı (insan hak ve hürriyetleri)

Allah kendi hakkını ihlâl edenleri affeder, affedebilir, ama, insan haklarını ihlâl edenleri asla! 

İşte bunu beyan eden İlâhî ferman: “Zulmedenleri Allah affetmez ve onlara bir yol da gös- termez.” (Nisa Sûresi, 4/168)

Meali, “Zerre kadar da olsa yapılan her hayır ve şerrin hesabı görülecektir.” (Zilzâl Sûresi, 7-8) şeklinde olan bu âyetler, bizi sevindirirken bir taraftan da titretmelidir.

Bırakınız direkt zulmetmeyi, meyil dahi dehşetli cezayı gerektirir: “Bir de sakın zulmedenlere meyletmeyin, sempati duymayın. Yoksa size ateş dokunur. Sizin Allah’tan başka dostunuz yoktur; sonra yardım da göremezsiniz.” (Hud Sûresi, 11/113)

Hakkın, hakikatin ve kulların, halkların (bütün yaratılmışların) Sahibi Adil-i Mutlak ve Şedidülikap olan Allah bir hadis-i kudside, “Benim huzuruma ne ile gelirseniz gelin affederim, ancak kul hakkı ile gelmeyin” buyur muyor mu?

“Müslüman kardeşinin malına veya şeref ve namusuna yönelik günah işleyen kimse altın ve gümüşün bulunmadığı gün gelmeden önce ondan helâllik dilesin.” (Müsned, II, 435)

Bir mü’min kendisine yapılan bir haksızlığı affetmesi fazilettir. Ama, başkalarına yapılan zulümlere, “Olsun, cezalarını çeksinler, elbette devletin bir bildiği vardır!” diye yaklaşmak dehşetli bir cinayettir:

“Hem âlicenâbâne affetmek ise, yalnız kendine karşı cinayetini affedebilir. Kendi hakkından vazgeçse hakkı var; yoksa başkalarının hukukunu çiğneyen cânilere afüvkârâne bakmaya hakkı yoktur, zulme şerik olur.” (Bediüzzaman Said Nursî, Sikke-i Tasdik-i Gaybi, s. 167)

Okunma Sayısı: 1778
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • galip

    8.7.2020 14:59:52

    Ceza evlerindeki masumları cebren ve hile ile zapt edip; halkın namusuna, canına, malına göz dikenleri affeden ehli siyaset keşke yazılanları okusa, belki körelmiş vicdanlarda makes bulur

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı