"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Risale-i Nur ders kitabı olmalı

Ali FERŞADOĞLU
11 Ocak 2022, Salı
Singapur gibi ülkeler adalet, eğitim sistemi, kanun ve müeyyidelerin caydırıcılığı, yasaklara karşı sıfır tölerans ve otokontrol ile “toplumsal barışı” sağlamışlar.

Biz bunlara yabancı değiliz. Zira, İslâm “emniyet ve barış” demektir. “Şeriat-ı garra zemine nüzûl etti; ta ki, zeminin yüzünü temiz ve insanın yüzünü ak etsin, şu insaniyetten siyah lekesini izale etsin; hem de, izale etti.” (Bediüzzaman, Münâzarât, s. 37) Öte yandan, “Emr-i bil-ma’ruf, nehy-i a’nil-münker/iyi, doğru, hakkı anlatmak, yanlış, batıl, kötülükten men etmek kesinlikle size farz.” (Lokman Sûresi’nin 17)  

“Kendi aleyhinizde, anne-babanızın, akrabalarınızın aleyhinde de olsa dosdoğru şahitlik edin.” (Nisa Sûresi, 135) Ve; 

“Bir kötülüğü gördüğünüzde elinizle, elinizle düzeltemezseniz dilinizle, dilinizle de düzeltemezseniz kalbinizle buğz edin. Bu da imanın en zayıf derecesidir.” (Müslim, İman, 78)  

Şu tesbit de önemlidir: Bir zaman bir adam, bir sahrâda, bedevîler içinde ehl-i hakikat bir zatın evine misafir olur. Bakıyor ki, onlar mallarının muhafazasına ehemmiyet vermiyorlar. Hattâ ev sahibi, evinin köşesinde paraları oralarda açıkta bırakmış. Misafirhane sahibine dedi: “Hırsızlıktan korkmuyor musunuz, böyle malınızı köşeye atmışsınız?” (Hutbe-i Şâmiye, internet, s. 79) Hane sahibi dedi: “Bizde hırsızlık olmaz.” 

Misafir dedi: “Biz paralarımızı kasalarımıza koyduğumuz ve kilitlediğimiz halde çok defalar hırsızlık oluyor.” Hane sahibi demiş: “Biz emr-i İlâhî namına ve adâlet-i şer’iye hesabına hırsızın elini kesiyoruz.” Misafir dedi: “Öyleyse çoğunuzun bir eli olmamak lâzım gelir.” Hane sahibi dedi: “Ben elli yaşına girdim, bütün ömrümde bir tek el kesildiğini gördüm.” Misafir taaccüp etti, dedi ki: “Memleketimizde her gün elli adamı hırsızlık ettikleri için hapse sokuyoruz. Sizin buradaki adaletinizin yüzde biri kadar tesiri olmuyor.” Hane sahibi dedi: “Siz büyük bir hakikatten ve acip ve kuvvetli bir sırdan gaflet etmişsiniz, terk etmişsiniz. Onun için adaletin hakikatini kaybediyorsunuz. Maslahat-ı beşeriye yerine adalet perdesi altında garazlar, zâlimâne ve tarafgirâne cereyanlar müdahale eder, hükümlerin tesirini kırar. (Hutbe-i Şamiye, internet, s. 80-81.) 

Şu halde, ey aklı başında dindar, İlahiyatçı, mütedeyyin psikolog, sosyolog, eğitimci ve yöneticiler! Fert, aile, toplumu eğitmek ve “okulları tam bir bilim yuvası, eğitim ve terbiye zemini ve ıslahhane yapmak için Risale-i Nurlar okullarda ders kitabı olarak okutulmalı değil mi? 

Okunma Sayısı: 902
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Mahir erbay

    11.1.2022 08:33:54

    Ali bey dindar iktidarın yüzünden dine ait ne varsa toplumda nefret edilecek hale geldi. Gerçeği söylemek gerekirse ben geçtim risaleden din dersi bile almayacak insanlar.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı