"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

“Şerh, izah, tanzim” ve diğer vazifeler

Ali FERŞADOĞLU
07 Ağustos 2023, Pazartesi
“Şerh, izah, tanzim” ve parantez…” (1.8.2023.) başlıklı yazımıza Abdullah T., şu yorumu yapmış özetle: “Üstadımız Barla Lahikası 283. Mektupta şerh, izahın nasıl yapılacağını açıkça ifade etmiş ve yapmış… Onun için hiç kimse şerh, izaha kalkışmasın. Aksi halde Risale-i Nur’daki ölçü ve muvazeneyi muhafaza edemez, yanlış anlamalara yol açar.” Mektuba baktık; tam aksi ifadeler yer almış ve başka vazifeler de yer almış:

“Zannederim ki, hakaik-ı âliye-i imaniyeyi tamamıyla Risale-i Nur ihata etmiş, başka yerlerde aramaya lüzum yok. Yalnız bazen izah ve tafsile muhtaç kalmış. Onun için vazifem bitmiş gibi, bana geliyor. Sizin vazifeniz devam ediyor. (Ve, inşaallah vazifeniz şerh ve izahla ve tekmil ve tahşiye ile ve neşr ve talim ile, belki Yirmi beşinci ve Otuz ikinci mektupları telif ile Dokuzuncu Şuanın dokuz makamını tekmil ile ve Risale-i Nur’u tanzim ve tertip ve tefsir ve tashih ile devam edecek.)1 Düşünebiliyor musunuz değil yalnızca “şerh, izah, tanzim”i, “25., 32. mektupların teli’fi, yani, yeniden yazılması; 9. Şuanın tamamlaması ve tefsir” vazifeleri de vermiş!..  

“Şerh ve izaha” izin verilen pasajlardan birisi şöyle: “Bu dürûs-u Kur’ân’iyenin dairesi içinde olanlar, allâme ve müçtehidler de olsalar, vazifeleri-ulûm-u îmâniye cihetinde-yalnız yazılan şu Sözlerin şerhleri ve îzahlarıdır veya tanzimleridir.”1 Bu cümlenin şerhi, izahı şu: Allâme, dünya çapında âlim, mütefekkir, filozof; müçtehid ise, Kur’an ve Sünnet-i Seniyyeden hüküm çıkaran, “rasih, çok derin âlim”dir. Buna göre, “Ben Kur’an ve Sünnetin günümüze bakan, fıkıh dahil, ihtiyaç olan her şeyi tecdid ve içtihad ettim. Allâme ve müçtehid de olsanız yalnızca şerh (yorum, çıkarım) yapıp izah ile tanzim edeceksiniz.” diyor; “Şerh ve izahları yaptım” demiyor!  

Edebiyatta üslûp “mücerred/sâde, müzeyyen/süslü, âli/yüce”4 olmak üzere üç kısımdır. Âli/yüce üslûp, mânâ ve düşüncelerin muhteşem, beliğ ve veciz ifâdelerle anlatmaktır. Yüksek üslûp sahibi Risale-i Nur’un bir vecizesinden bir kitap yazmak mümkün!  

Belli başlı 465 büyük tefsir yapılmış. Üstad bir yerde “350 bin”3 bir yerde “bir milyon tefsiri”in yapıldığını söyler. Kur’an bu kadar şerh, izah edilirse; onun bir şerh ve tefsiri olan Risale-i Nur niçin edilemesin?! Başta Besmelenin Esrarı olmak üzere Yeni Asya Neşriyatın yüzde doksan eseri onun şerh, izah ve tefsirdir.  

“Risaletü’n-Nur bu asrı, belki gelen istikbali tenvir edebilir bir mucize-i Kur’an’iyedir.”5 Gelişecek fen ve sosyal bilimlerle daha çok şerh ve izah edileceği apaçık değil mi?!..  

Dipnotlar: 

1-Barla Lahikası, s. 588. (283. mektup); 2-Şuâlar, s. 373.; 3-Kâmil Miras, Tecrid-i Sarih Tercümesi, Diy. Yay., Ank., VII, s. 466.; 4-Mektûbât, s. 412.; 5-K. Lahikası, s. 8. 

Okunma Sayısı: 1558
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Fatih Akyüz

    7.08.2023 11:55:26

    Çok güzel bir yazı Allah razı olsun

  • Abdullah Tunç

    7.08.2023 09:39:45

    2-) Barla Lahikasında 283.mektbun ikinci parag rafında Üstadımız Şerh, haşiye ve izahın nasıl yapı lacağını açıkça ifade etmiştir.Niye bu paragraf görmez geliniyor? Ve bunlar için mükemmel, bir izah,mükemmel bir haşiye ve mükemmel bir şerh ifadesini kullanıyor.Bu mü kemmellik Üstadımızın bunları yapmasından kay naklanyor.Ayrıca Risale-i Nur lülliyatının orijinalında parantez yoktur.Telifat 1364'te bittiğine göre, parantezin içindeki telifat neyi ifade ediyor? Esassız kaşıyor.Şindilik bu kadar.

  • Abdullah Tunç

    7.08.2023 09:28:37

    1-)Evvelâ şunu belirtelim; Risale-i Nur telefi 1364'te bitmiştir.Emirdağ Lahikası 20. Mektup,sh 86'da bu açıkça belirtilmiştir.Bu ru mi tarihtir.Miladi 1948'e tekabul ediyor.Demek bu tarihe kadar eksik tek risa le bırakılmamıştır.130 parça risale tamamlan mıştır.Şimdiki külliyatlar da 16 şu, 14 ve 25.mek tup,9.şuanın 9 ali makamı,lemalarda 10 rica eksik görünüyor.Telifat ta bittiğine göre bu eksik risaleler nerelerde? Bunla rın araştırıp bulunması ve yerlerine yerleştirilmesi Alihimmet Nur talebelerini bekliyor.Kimse haddini aşarak telife kalkışmasın, çünkü Şahi Geylani(ks) ve İmam-ı Ali'nin (ra) işaretiy le telifat 1364'te bitmiştir. Bu net bir şekilde ortada iken hâlâ bu eksik görünen risalelerin telifini birilerinden beklemek en hafif tabiriyle katmerli bir cehalettir.Risale-i Nur'u bilmemektir.Bu eksik risaleler için ilgili yerlerde daha telif edilmemiştir cümlesini kaldırmak lazım.Yoksa yeni sahte mehdilere yol açarsınız!..

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı