"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Zikir ve evradlar bid’a mıdır?

Ali FERŞADOĞLU
21 Eylül 2020, Pazartesi
Bid’a nedir, tarikatlerin “ezkâr /zikirleri ve evradları (devamlı yapılan zikirler, okunan duâlar) bid’a mıdır?

Bid’a, “Kur’ân ve sünnete aykırı âdet” diye tarif edilir. 

Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm ferman etmiş: “Her bid’at dalâlettir ve her dalâlet Cehennem ateşindedir.” 1 

“Bugün sizin dininizi kemâle erdirdim.” 2 sırrıyla, “Bid’aları icad etmek dalâlettir, ateştir.” 3 

Sünnet-i Seniyyenin merâtibi var. Bir kısmı vâciptir, terk edilmez. O kısım, Şeriat-ı Garrâda tafsilâtıyla beyan edilmiş. Onlar muhkemattır, hiçbir cihette tebeddül etmez. Bir kısmı da nevâfil nevindendir. 

Nevâfil kısmı da iki kısımdır:  

Bir kısım, ibadete tabi Sünnet-i Seniyye kısımlarıdır. Onlar dahi şeriat kitablarında beyan edilmiş. Onların tağyiri (değiştirilmesi) bid’attır. Diğer kısmı, ‘âdâb’ tabir ediliyor ki, Siyer-i Seniyye kitablarında zikredilmiş. Onlara muhalefete, bid’a denilmez.” 4 

Burada anlaşıldığına göre, bir şeyin bid’a olması için doğrudan dini yaşantıda değişiklik yapması, dine zarar vermesi, veya dinen yasaklanmış bir âdet olması gerekir. 

Peygamberimizin (asm) nâfile sünnetleri ikiye ayrılmış ve ibadetlerle alâkalı nafile sünnetlerin değiştirilmesinin bid’a olduğu belirtilirken, günlük yaşayış ve geleneklerin ibadetle alâkalı olmayan kısımlarında, sünnete uymayan hareketlerin bid’a olmadığı vurgulanmıştır.

Tarikatlardaki farklı zikir ve tesbihler meselesine gelince: 

“Tarîkatta evrad ve ezkâr (vird ve zikirler) ve meşrebler (tarikat âdabları) nev’inden olsa ve asılları Kitab ve Sünnetten ahzedilmek (alınmak) şartıyla ayrı ayrı tarzda, ayrı ayrı surette olmakla beraber, mukarrer (yerleşmiş) olan usûl ve esasat-ı Sünnet-i Seniyyeye (sünnetin aslına ve temellerine) muhalefet ve tağyir etmemek (bozmamak) şartıyla, bid’a değillerdir. Lâkin bir kısım ehl-i ilim, bunlardan bir kısmını bid’aya dâhil edip, fakat “bid’a-i hasene” namını vermiş.” 5 

Bu cümlede Üstad’ın bid’a-i hasenelerin bid’a olmadığı kanaatini taşıdığı ve bu tabiri kullanan âlimlere de karşı çıkmadığı anlaşılmaktadır. 

Dipnotlar:

1- Müslim, Cum’a: 43. 

2- Mâide Sûresi, 5:3. 

3- Bediüzzaman Said Nursî, Lem’alar, s. 58. 

4- Age. 

5- Bediüzzaman Said Nursî, Lem’alar, s. 61. 

Okunma Sayısı: 1478
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı