"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Türkçe dilden gidiyor

Ali HAKKOYMAZ
11 Ocak 2020, Cumartesi
Kelimesizlik/dilsizlik/konuşamazlık... kanser değilse... ne?!...

*

Okullar “Türkçesizlik Diploması” veriyor. 

*

Şöyle bir bakın ekranlara, akranlarınıza; vurgulu/kurgulu/sorgulu/burgulu/durgulu... konuşanımız sağdan sola/soldan sağa kaç kişi?!... 

*

Ve niye yazarlar/şairler Türkçe, edebiyat derslerine dâvet edilmez?!... İmkânlar neden değerlendirilmez?!... 

*

Hep terör “zirvesi” mi; Türkçe zirvesi niye yapılmaz; niye ki niye?!... O zaman bunu biz yapalım. Gazete olarak ara ara Türkçemiz üzerine manşetler atalım. Hattâ buradan bütün yazarlarımıza sesleneyim: “Türkçe” yazılar için bu bir dâvet olsun. Türkçenin gönlünü alan yazılarınızı okumak isteriz.

*

Her şey dille başlar; dilsizlikle biter.

*

Dili olmayanın hürriyeti de adaleti de hakkı da hukuku da yoktur.

*

Dil yoksa ne konuşsan boş... zaten konuşamazsın ki...

*

Bana dilini/kelimelerini söyle; senin kimliğini bileyim.

*

Okul çok; dil yok... n’ideyim ben bu okulları!

*

Seni dilsiz seni... bir de (şuyum buyum var, diye...) konuşuyorsun!

*

Okullarda Türkçe (dersi) var da... kaç Türkçe öğretmeni var?!

*

Diplomalar -bütün okullar için- verirken... kendisini düzgün yazıp anlatamayanı bir daha eğitime alalım.

*

Birkaç kitap okumamış birine de ehliyet bile vermeyelim.

*

Türkçe, tarihinde olmadığı kadar taarruz ve de ilgisizlikle karşı karşıya...

*

Türkçe diye bir derdimiz yoksa; hiçbir derdimiz yoktur.

*

Türkçe Üniversitesi açılsın, diyeceğim de -şimdilik- demiyorum; öteki üniversiteleri görünce... kalsın, kalsın.

*

Paramızın da olmadığı... dilimizin olmadığı... derdimizi anlatamayız, istemeyi bilemeyiz.

*

İlk darbeyi dile vurduk (1928); orada durduk ve geriye geriye gittik.

*

Adam hukuk, tarih, edebiyat, tıp bitirmiş; daha dün yazılmış kitapların diline ağır diyorsa; evet, ağır olan kitap... sen hafifsin arkadaş!

*

Her şeye vakit ayır, okullar bitir, diplomalar al, çoluğa çocuğa karış, apartmanlar dik, saçını sakalını ağart; iş dilini öğrenmeye gelince hiç oralı olma! Bir dilli değilsen; nerelisin diye de sormuyorum.

*

Dil yarası derindir, derin; ey hekimler derlenin, toplanın, gelin!

*

Aşk... diyorsun; yanıp tütüyorsun sözde. Hayır! Hangi aşk; dilin paslı, kelimesiz, yosun tutmuş. Dilin yoksa kalbin de yok. Dilin yoksa âşık da olamazsın, mâşuk da...

*

Türkçeyi güzel konuşanlara armağanlar vermeyi aklımıza getirelim artık. 

*

Türkçe konuşamıyoruz! O incelik... kayboldu. Kayboldu Yunus’un Türkçesi... Âkifin, Yahya Kemal’in... Okullar mı?!... Asfalt bahçeli, duvarlı, tel örgülü... Yeni bir hapishane türü... Dilsiz... Türkçesiz... Ruhsuz...

*

Türkçe yoksa; kalite artar mı?!... Okullarda (düzgün) Türkçe var mı! Kaç öğretmenimiz radyoya, televizyona çıkıp beş dakika kem küm etmeden konuşabilir?!... Biz gülüp ağlayamayız da; kelimelerin rengini, hevesini tanımıyoruz ki...

*

Türkçemiz öldü ölüyor.

Okunma Sayısı: 1013
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı