İki kıbleli mescidde, Takva Mescidinde çok daha farklı, doyamadığımız derunî hazlar yaşadıktan sonra, hurma bahçesine ulaştık ve hurma ikramıyla ağırlandık. Hurma ağacı ve hurma çeşitleriyle ilgili ilk defa duyduğum bilgiler, birçok kişi gibi beni de şaşırtmıştı. Hurma ağacının çekirdeğinin ekilmediğini, adeta anne rahmi gibi ağaçtan alınan fidanların ekildiğini, anne ağaca yakın ekilmesi gerektiğini, on sekiz sene sonra tam meyve vermeye başladığını öğrenmek, hurmaya rağbeti arttırmış; birçok umrecinin buradan hurmalarını almasını sağlamıştı.
Ne yazık ki, Medine’de kırk sekiz saat bile kalamadan öğleden sonra Mekke’ye yönelecektik. Medine’de ziyaret ettiğimiz mekânlar içinde en çok zaman ayırdığımız yer, hurma bahçesi olmuştu. Bunları bir planlama eksiği olarak not aldıktan sonra Mekke yollarına düştük.
Mescid-i Nebevî, çok geniş alana yayılmış, tek katlı bir yapıdır. Geniş bahçesinin dört tarafında yer alan dev şemsiyeler, ibadet alanlarını genişletmiş ve mekânı ferahlatmış. Peygamber Efendimizin (asm) orijinal kabrini ziyaret etmek için internetten randevu almak herkese nasip olmaz. Yolculuğa çıkmadan günler öncesinden ilgili programı telefonumuza indirmemize rağmen randevu alamadığımız için sadece selâmlama ile yetindik.