"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Gıda katkı maddeleri raf ömrünü uzatıyor, insan ömrünü kısaltıyor

Cenk ÇALIK
10 Mayıs 2021, Pazartesi
ORUÇ TUT, SIHHAT BUL - Hazırlayan: Cenk Çalık

Ünlü hekim Hipokrat “Gıdalarınız ilâcınız, ilâcınız gıda olsun” der. 1900’lü yıllara kadar büyük ölçüde böyleydi. Sonrasında sanayi çılgınlığı gıdalarımızı endüstri ürünü haline getirdi. Bilimsellik maskesi adı altında kimyevî madde ekleme savunuldu. İlâve edilen gıda katkı maddeleri gıdaların raf ömrünü uzatırken, insanların ömrünü azaltıyor, ama hastalıkları çoğaltıyordu. Sağlıklı ve besin değeri yüksek gıdalar yerine vasfı bozulmuş, şifa yerine hastalık yapan sun’î gıdalar her tarafı sardı. Fast-food denilen hamburgerler, kızartmalar, kolalar, beyaz ekmekler, şekerli ve yağlı kimyevî katkılı ürünler olmazsa olmazımız haline geldi.

Hız ve haz çağı!..

 Hız ve haza dayalı bu hayat tarzı ev yemeklerini ikinci plana iterek, hatta sofralarımızdan tamamen kaldırarak fabrikalarda üretilenleri dayattı. Bugün Batı ülkelerindeki gıdaların yaklaşık yüzde yetmiş beşi aşkın işlenmiş gıdalar teşkil eder. Yapılan hesaplamalarda, kişilerin her yıl yaklaşık beş-altı kilogram katkı maddesini, aslında istemeden yiyor! 1Yani, her dört lokmadan üçünde gıda katkı maddeleri var. Buna bağlı olarak sürekli ürün çeşitliliği talebe yetişmek için arttırılıyor. İlmi verilere göre endüstriyel gıda maddesi olarak altmış bin kadar ürün var. 2 Bu kadar çeşitli ürünlerin imalatı için binlerce gıda katkı maddesine ihtiyaç duyuluyor. Bu ihtiyacı bugün işlenmiş ürünlerde kullanılan üç binden fazla katkı maddesi karşılıyor. 3

Bugün her Avustralyalı yemeklerle birlikte senede yirmi beşkilo kimyevî madde yemektedir. 4 Bu durum, sadece onlara has bir durum değildir. Batı kültürünün ürünü olan katkılı beslenmeyi benimsemiş herkes  için geçerlidir.

Dipnotlar:

1- İsmail Tokalak, Dünyada Gıda Terörü, s. 25.

2- Gimdes Uluslararası Helâl Gıda Konferansları, s. 26.

3- İsmail Tokalak, Dünyada Gıda Terörü, s. 38.

4- Anarkan Arslanbek Nadirova, Tibet Tıpı s. 10.

Okunma Sayısı: 1379
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı