"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Cemreler ve Yeni Asya

28 Şubat 2020, Cuma
Cemre, ikisi Şubat ayında biri Mart ayında birer hafta ara ile, önce havaya sonra suya en sonunda da topraktaki sıcaklıkların artmasıyla, baharın müjdecileri olarak inanılan bir zaman dilimi.

Cemreler; nasıl ki soğuk kış mevsiminin sona erip, ılık ve sıcak günlerin geleceğini haber verdiği gibi, yine böyle cemrelerin düştüğü mevsim olan 21 Şubat 1970’te de, günlük basın hayatına “merhaba” diyen Yeni Asya yayın hayatına başladı.

Yeni Asya; kurulduğu günlerde, dini siyasete alet edenlerin ortaya çıkmaları sonucu, ne yapacaklarını, nereye gideceklerini şaşıran Müslümanları, Kur’ân ve Risale-i Nur metodları ile yön vererek istikamette kalmalarını sağlamıştır.

Her gün Risale-i Nur’a ve İslâma yapılan saldırıları, yayınları ve yazıları ile cevaplar verdiği gibi, Nurcular’ın hapse girdiklerini yazan, fakat beraat ettiklerini yazmayan o günkü mâlûm gazetelerin yerine, doğru haberleriyle, Müslümanların morallerini düzeltip, şevklerinin artmasına vesile olmuştur.

Tıpkı soğuk kış günlerinden sonra sıcak bir havayı müjdeleyen cemreler gibi Müslümanların kalplerini ısıtmış, adeta onlara bir istinatgâh olmuştur.

Yeni Asya’nın sebeb-i vücudu; üç cemre gibi, konularını da imanî meseleler, müdafaalar ve lâhikalar olarak üç ayrı başlıkta toplayan Risale-i Nur’un neşri ve o hakikatlerin yayılmasıdır.

“İttihadımızı Yeni Asya ile sağlarız” diyen Zübeyir Gündüzalp Ağabey, bu konu ile alâkalı olarak “İmanî meseleleri okuyanlar imanlarını kurtarır, müdafaaları okuyanlar eserleri müdafaa ederler, lâhikaları okuyanlar ise siyasî ve içtimaî olaylarda yollarını şaşırmazlar” diyerek gazetenin ehemmiyetini ortaya koymuştur.

Çünkü; istikametli bir yayın yapan gazetemiz, bütün Nur Talebelerinin adeta günlük lâhika mektubudur diyebiliriz.

Bu hususta ayinemiz ise arşivlerimizdir. Büyük siyasî olaylarda, ihtilâllerde, anayasa değişiklerindeki takındığımız tavır ve yapılan yayınlarımız yıllar geçtikçe haklılığımızı ortaya koymaktadır.

Yine üç cemre gibi hayatının dönemlerini üçe ayıran Üstad Bediüzzaman, beşeriyetin sıkıntılarının, adalet, meşveret ve kuvvetin kanunda olmasıyla çözülebileceğini, başta “Münâzarât” adlı eseri olmak üzere, âlem-i İslâmın ve bütün insanlığın selâmetini de ancak bu esaslar üzerine bina edilen sistemlerde olacağını bizlere anlatmıştır.

İşte Yeni Asya, Üstadın bu sağlam temeller ve meşveret esasları üzerine bina edildiğinden ve en mühimi de enbiyaların önemli düsturu olan “istiğna” düsturundan taviz vermediği içindir ki, elli yıldır dimdik ayakta ve öyle kalmaya da devam edecektir.

Cemrelerimiz mübarek olsun.

Okunma Sayısı: 773
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı