"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

“Adalet reformu”ndan “fitne ateşi”ne

Cevher İLHAN
25 Kasım 2020, Çarşamba
“Ekonomide şahlanış dönemine girdik” diyen Cumhurbaşkanı’nın, Adalet Bakanı’yla ortaya attığı “adâlet reformu”nda “samimiyetleri” değerlendirilirken, partisinin kongrelerinde tahkir edici, agresif ve aşağılayıcı sert çıkışlarla “reformları toptan tasfiyesi”, tartışmaları sona erdirdi.

 Arınç’ın; sözkonusu “hukuk reformu” çerçevesinde altı milyon oy almış bir partinin genel başkanı olarak ve Anayasa Mahkemesi’nin “hak ihlâli” kararı yerel mahkemece uygulanmayan Demirtaş’ın tahliye olabileceğ sözüne tepki gösterip, üzerinden sekiz yıl geçtiği ve hakkında hiçbir mahkeme kararı olmadığı halde, Demirtaş’ı “Kobani katliamının fâili” olarak peşinen ilânı ve “Erdoğan ve dava arkadaşları tarafından asla ve asla savunulamaz” resti, AKP iktidarının “adâlet reformu” kabiliyetinin kalmadığını bir defa daha ortaya koydu. 

Cumhurbaşkanlığı Yüksek İstişare Kurulu Üyesi, AKP kurucusu ve Meclis Başkanı Arınç’ı bir kalemde “silip”, “yeni bir fitne ateşi yakmaya çalışmak”la suçlaması, bu dönemde siyasetin düştüğü “seviyesizliği” bir defa daha deşifre ederken, ülkenin ana muhalefet liderine hakaretlerle dolu “ölüm tehdidi”ni savuran mafya  reisine “dava arkadaşımız!” diye sahip çıkan destekçisi “MHP’nin perspektifi”ni “adâlet reformu”na tercih ettiğini açıkça ortaya koydu.

HUKUK “SİYASETİN SOPASI” HALİNE GETİRİLDİ

Oysa daha bir gün önce Cumhurbaşkanlığı sözcüsü, bir televizyonda “Arnıç’ın, Demirtaş ve Kavala’nın tahliyelerine ilişkin sözleri”ne dair, “Bunlar zaten yargı reformu içinde, hukukun kendi sistematiği içinde olan konular…” diye güyâ “Cumhurbaşkanı’nın görüşünü” söylemişti.

Saray çevrelerinde ve iktidar mahfillerinde yığınla yoruma konu olan ve Cumhurbaşkanlığı Yüksek İstişâre Kurulu üyeliğinin yanı sıra aynı zamanda Cumhurbaşkanlığı Hukuk Politikaları Kurulu üyesi olan Arınç’ın bütün dünyanın gözü önünde “Cumhurbaşkanı da benimle aynı görüştedir” diye naklettiği “adalet reformu”na dair tesbitlerin, yine bizzat Cumhurbaşkanı tarafından “geçmişte birlikte çalışmış olsak bile hiç kimsenin şahsi ifadeleri cumhurbaşkanıyla, hükümetimizle ilişkili hale getirilemez” cevabıyla “fitne” olarak görülüp şiddetle reddedildiği tam bir kargaşaya düşülmüş.

Aslında yargının en üst kurulu HSK eski Başkanvekilinin “Geçmişte yüzde 70’lerde olan yargıya güven yüzde 30’lara gerilemiştir” tesciliyle kalınmayıp “yargıya güven”in bütünüyle “sıfırlandığı”; Yargıtay Başkanı ile Anayasa Mahkemesi eski Başkanının “Toplumda yargıya güvenin azaldığı” hayıflanmalarının yaşandığı çıkmazda, yargıyı göz göre göre “siyasetin sopası” haline getirenlerin “yargıda reform” yapmaları mümkün değildi. 

“ADÂLET” NİYETİ BİLE YOK…

Keza yüz binlerce “KHK’lı” mağdurun mağduriyetinin giderilmesine dair tek kelime sarfetmeden, yargısız, sorgusuz, sahte ihbarlarla, istihbarat jurnalleriyle on binlerin tutuklanmasına bir çözüm önermeden, Anayasa Mahkemesi kararının Anayasaya ve hukuka aykırı olarak “yerel mahkemeler”ce açıkça çiğnenip dinlenmemesine arka çıkan, AKP’li Adalet eski Bakanı’nın yakınmasıyla, “hiçbir organ, makam, merci veya kişinin yargı yetkisinin kullanılmasında mahkemelere ve hâkimlere emir ve tâlimat veremeyeceğini, tavsiye ve telkinde bulunamayacağını” teminat altına alan “Anayasanın 138. maddesinin tasfiyesi”ni seyereden, Hâkimler ve Savcılar Kurulu üzerdinden “tâlimatlandırma” ile “hâkim teminatı”nı ve “mahkemelerin bağımsızlığını” yok eden ve onca haksızlığı ve hukuksuzluğu revâ gören AKP iktidarının “adâlet reformu”nu yapmaya niyeti bile yok. 

Esasen, partiden seçilen ilk cumhurbaşkanıyla ilk başbakanı, genel başkanı ve bakanları “hâin” diye töhmet altında bırakan, kurucularından tamamına yakınını bin bir türlü isnadlarla, “hâinlik” ithamlarıyla “ihrâç” eden siyasi zihniyetten “adâlet reformu” beklenmezdi. 

En son “galiba bu defa ciddidir!” diye umutlananların, üç gün sonra “adâlet – hukuk reformu”nun telâffuzundan dahi rahatsız olunduğunu görmeleri, Arınç’ın yine “enterne” edilerek “kendine rol biçmek ve durumdan vazife çıkarmak”la kalması, âdeta “hâin” ilân edilmesi, AKP iktidarının girdiği “girdabı” ele veriyor. 

Ve bu “girdap”tan “adâlet reformu” değil, “fitne ateşi” çıkıyor…

Okunma Sayısı: 2092
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Mehmet

    25.11.2020 06:48:35

    Bakıyoruz.Daha göreceklerimiz var.Filikalar dahaca bitmeden ...

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı