"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Astana formatında Suriye çözümü

Cevher İLHAN
22 Temmuz 2022, Cuma
Tahran’da yapılan Astana formatındaki yedinci üçlü zirve sonrası Türkiye, İran ve Rusya tarafından imzalanan on altı maddelik ortak bildiri, Ankara’nın AKP iktidarında inadına sürdürdüğü başarısız “Suriye politikası”nın akıbetsizliğini bir defa daha ifşa etti.

Ve bütün uyarılara rağmen devam ettirilen sınır ötesi askeri harekâtların terörle mücadele ve barış için hiçbir katkısının olmadığını, dahası terörün daha da azıp palazlanmasına sebebiyet verdiğini ortaya çıkardı.

Aslında aylar öncesinden yine “bir gece ansızın gidebiliriz” diye Suriye’ye dördüncü askeri operasyonun sinyalinin verilmesine karşı İran ve Rusya’nın vetosu ile Suriye ve komşu diğer bütün bölge ülkelerince aynı istikamette uyarılar yapılmıştı.

“ASKERİ OPERASYONLAR ÇÖZÜM GETİRMİYOR”

Cumhurbaşkanı ile görüşen İran Cumhurbaşkanı Reisi’nin “Suriye sınırlarının ihlali terörle mücadeleye yardımcı olmadı” dedi ve dinî lider Ayetullah Hamaney’in “Suriye’nin toprak bütünlüğünü korumak çok önemli. Suriye’nin kuzeyine yapılacak herhangi bir askeri saldırı kesinlikle Türkiye, Suriye ile birlikte tüm bölgeye zarar verecek ve teröristlere fayda sağlayacaktır” görüşünü tekrarladı.

Keza Putin “Suriye krizinin sadece ve sadece siyasi ve diplomatik yöntemlerle çözülebileceği konusunda üç ülke de hemfikir” ifadesinden sonra dışarıdan bir reçete veya model empoze etmeden Suriye’nin geleceğini Suriyelilerin kendisinin belirlemesi gerektiğini vurgulayıp, Fırat’ın doğusuna işaret ederek “Orada bazı Batılı ülkelerin desteğiyle Suriye’nin toprak bütünlüğüne aykırı olarak yasa dışı yabancı asker bulundurma ve tutma çabaları var. Orada bölücülüğü kışkırtma çabaları var. Bize göre, Fırat’ın doğusundaki bölge, Suriye hükümetinin kontrolünde olmalıdır” dedi.

ŞAM’LA İŞBİRİLĞİNDEN BAŞKA ÇÂRE YOK

Ve Tahran zirvesinin sonuç bildirisinde Astana sürecinin, Suriye krizinin barışçı ve sürdürülebilir çözümündeki öncü rolüne dikkat çekilerek, başta gayrimeşru özyönetim teşebbüsleri dahil olmak üzere, terörle mücadele kisvesi altında sahada yeni gerçeklikler oluşturulmasına dair her türlü girişimin reddedildiğinin ve Suriye’nin egemenlik ve toprak bütünlüğünün yanısıra komşu ülkelerin milli güvenliğini tehdit eden sınır ötesi saldırılar ve sızmalar dahil olmak üzere ayrılıkçı gündemlere karşı durma kararlılığının belirtilmesi vaziyeti ele veriyor.

Bütün bunlar, askeri operasyonların çare olmadığını, Suriye’de ve bölgede barış ve istikrarın sağlanması için Ankara’nın Şam’la doğrudan işbirliğinin gereğini bir defa daha teyid ediyor,

Gerçekten, “katil” dedikleri Salman’la kucaklaşan, “zâlim, darbeci” dedikleri Sisi ile barışmaya çabalayan Ankara’dakiler neden Esad’la görüşmeyi hâlâ reddeder?

Okunma Sayısı: 833
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • S.topuz

    22.7.2022 17:48:46

    " İki dehşetli harb-i umumînin (dünya savaşı) neticesinde beşerde hasıl olan bir intibah-ı kavî ve beşerin tam uyanması cihetiyle kat'iyyen dinsiz bir millet yaşamaz. Rus da dinsiz kalamaz, geri dönüp Hristiyan da olamaz. Olsa olsa küfr-ü mutlakı kıran ve hak ve hakikata dayanan ve hüccet ve delile istinad eden ve aklı ve kalbi ikna' eden Kur'an ile bir musalaha (barışma, karşılıklı anlaşma) veya tâbi' (bağlı, uyan, arkası sıra giden, izleyen) olabilir. O vakit dörtyüz milyon ( şimdi yaklaşık iki milyar) ehl-i Kur'ana kılınç çekemez". Said Nursî Emirdağ-2 - 72

  • S.topuz

    22.7.2022 17:39:35

    "Hem Deccal'ın rejimine ve teşkil ettiği komitesine ve hükûmetine ait garib halleri ve dehşetli icraatı, onun şahsıyla münasebetdar rivayet edilmesi cihetiyle manası gizlenmiş. Meselâ: "O kadar kuvvetlidir ve devam eder; yalnız Hazret-i İsa (A.S.) onu öldürebilir, başka çare olamaz." rivayet edilmiş. Yani, onun mesleğini ve yırtıcı rejimini bozacak, öldürecek; ancak semavî ve ulvî, hâlis bir din İsevîlerde zuhur edecek ve hakikat-i Kur'aniyeye iktida ve ittihad eden bu İsevî dinidir ki, Hazret-i İsa Aleyhisselâm'ın nüzulü ile o dinsiz meslek mahvolur ölür. Yoksa onun şahsı bir mikrop, bir nezle ile öldürülebilir."(Şualar - 581).

  • S.topuz

    22.7.2022 17:38:58

    "BOP" un ana hedefinden birisi vede en önemlisi, ESAD in iktidardan düşürülerek, SURİYE nin parçalanıp Hain ve Hakim güçler ve DEVLETLER tarafından işgal edilmesi?! Ve dahada İLERİSİ. RUSYA müdahalesi BOP'u altüst etti ve DECCALLERİN hile ve oyunları berbat etti ve etmeye devam ediyor çok ŞÜKÜR!

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı