"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Dışişleri’nin dışişlerinden dışlanmasıyla...

Cevher İLHAN
05 Kasım 2019, Salı

TESBİT

Dış politikanın ve bilhassa ABD ile ilişkilerin, tamamen Erdoğan ve Trump’ın şahsi ilişki ve “dostlukları” üzerinden yürütülmesi, AKP iktidarında Hâriciye’deki kurumsal yapının terk edilip özellikle “cumhurbaşkanlığı hükûmet sistemi”nde dış politikanın Cumhurbaşkanı ve Saray’daki dar kadro tarafından yürütülmesi ardı ardına başarısızlıklara sebebiyet veriyor. 

Her sene 24 Nisan’a doğru Batı’da alevlendirilen Türkiye aleyhindeki “Ermeni soykırımı” karalamasının bu yıl Amerikan Kongresi’nde ve Fransa gibi bazı ülkelerde erkenden ateşlenmesi bunu tezâhürü. 

Zehir zemberek tweetlerle Türkiye ekonomisini mahvetmekle tehdit eden, “ağır bedeller ödeyeceği” şantajını savuran, hatta Suriye’ye askeri operasyonunun başlaması üzerine “Türkiye Suriye’yi işgal etti. ABD bu saldırının kötü bir fikir olduğunu Türkiye’ye net olarak iletmiştir” tepkisini veren Trump’ın, “dostum” dediği Erdoğan’la “iyi ilişkiler” içinde olduğunu söyleyip her fırsatta övgüler dizmesi çelişkinin bir diğer yansıması. 

Keza Erdoğan’a hakaret dolu “mektubu”nda “Eğer iyi şeyler olmazsa, sizi sonsuza dek hep bir şeytan olarak görürler. Sert adamı oynama. Aptallık etme!” deyip peşinden “sorunlarınızın bazılarını çözmek için çok uğraştım” cümlesiyle kendisine “kıyaklar” yaptığını hatırlatması bir başka çarpıklık.

Ve Cumhurbaşkanı’nın ağır tahkirli “mektup”a karşı “Sayın Trump’la kurulacak ‘güvenli bölge’ye dair ve köklü ve sağlam temellere dayanan Türk-Amerikan ilişkilerini güçlendirmek için attığımız karşılıklı adımlardan memnuniyeti kendileriyle paylaştım” diye konuşup, “Bu konuyu bugünkü meselemiz ve önceliğimiz olarak da görmüyoruz. Bizim karşılıklı olan sevgi saygımız da bunları sürekli gündemde tutmaya müsaade etmiyor” diye geçiştirmesi bunun tezâhürü. (gazeteler, 18.10.19)

Kısacası, Temsilciler Meclisi’ni, Senato’yu, Dışişleri’ni ve diğer kurumları tamamen devre dışı bırakan, “Trump’ı ikna odaklı”, ‘tek kişilik politikalar”ın ağır faturasını Türkiye ödüyor.  

Büyükelçiliklere AKP eski milletvekillerinin ve partililerin atanmasıyla, Dışişleri’nin dışişlerinden dışlanmasıyla, diplomasi birikiminin devre dışı bırakılmasıyla baş gösteren “yetersiz diplomasi” sürecinde çıkmaza sürüklenen Türkiye’ye kaybettiriliyor.

GARABET

Amerika’daki lobilere milyonlarca dolar

Amerikan Temsilciler Meclisi’nde “ekonomik yaptırımlar”ın yanısıra “Cumhurbaşkanı’yla âilesinin mal varlığını raporlanması” ve “Ermeni soykırımı tasarısı”nın büyük bir çoğunlukla geçmesi, Türkiye’nin bu ülkede lobilere verdiği paraları gündeme getirdi.  

Vakıa şu ki AKP iktidarında Türkiye Amerika’daki çoğu Yahudi lobicilerinden oluşan lobiciliğe en çok para harcayan ülkelerin başında geliyor.  

2012’de Amerikan Adalet Bakanlığı’nın Kongreye sunduğu raporda ABD’de 12 lobi şirketiyle çalışan Ankara’nın, İsrail ve Yahudi yanlısı lobi şirketlerine ödediği paranın 150 milyon dolara vardığı belirtilmiş; bunun 65 milyon doları belgelerle ortaya konulmuş ve bu husus, “Yahudi kuruluş liderleriyle ilişki kurmak ve bunu ABD’yle ilişkilerin ilerlemesinde kullanmak” olarak “gerekçelendirilmiş”ti. 

Washington’un önemli lobilerinden CRP’nin “Yabancı Lobi Takibi” kayıtlarına göre 2008-2009 yıllarında, Amerika’daki PR şirketleriyle lobicilik anlaşmaları yapan Türkiye, 2016-2017 döneminde lobicilik için 1.67 milyar dolar para sarf etmiş. (Dilara Sarı, Bloomberg, 3.10.17)

En son ana muhalefet Genel Başkanı’nın ifadesiyle, Hazine Bakanlığı internet sitesinde sözde “Türkiye lehinde çalışsın, haklılığına ikna etsin” diye Ankara’nın bu lobi şirketlerine ödediği para 12 milyon dolar. 

Ne var ki dış politikanın Saray’da kurulan dar bir gruba havale edilmesiyle düşülen “tek kişilik” dış politika vartasında bu ülkenin milyarları “lobiciliğe” harcanmasına rağmen Türkiye aleyhindeki tasarılar peşpeşe geçiyor. 

Yazık değil mi? 

Okunma Sayısı: 1064
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı