"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Eğitimde de sınıfta kalındı…

Cevher İLHAN
06 Ekim 2020, Salı
Sağlık Bakanı’nın “devletin halkın sağlığı kadar ulusal çıkarlarını da korunması” gerekçesi “gerçek vak’a ve vefat sayılarının gizlendiği”nin ikrarı olurken, ekonomi ve turizm kaygısıyla alış veriş merkezlerinin, KDV oranları yüzde bire düşürülen tatil - eğlence mekânlarının açılmasıyla kalabalıkların yığılmaları teşvik edilirken, okulları açmama çelişkisi sürüyor.

Vakıa şu ki Mart ayından bu yana altı - yedi aydır gündemde olmasına rağmen, Millî Eğitim Bakanlığı, okulların “pandemi kuralları”na riâyetle açılması için gerekli tedbirleri almadı, bu kargaşada sadece okul öncesi ve ilkokul birinci sınıfların haftada bir gün dersiyle kalındı. 

Gelinen noktada bazı mesleki - teknik ve çok programlı Anadolu liseleri ile güzel sanatlar ve spor liselerinde yüz yüze eğitime başlanacağı, diğer okullar için “uzaktan eğitim”in yapıldığı duyuruluyor.  

Vakıa şu ki Bakan ve ilgililer, yaz boyunca “senaryolar”dan söz ettiler, lâkin köklü hiçbir tedbir alınmadı. Aylardır boş kalan okulların sosyal mesafe ile en fazla 15 - 20 öğrencinin ders göreceği şekilde düzenlenmesine, buna göre ek sınıfların - binaların inşasına dair hiçbir adım atılmadı. 

Aylardır eğitimcilerden gelen bütün ikazlara rağmen, yüz yüze eğitim yetersizlikleri giderilmedi. Kamuoyu oyalandı.

Oysa salgın şartlarında 18 milyon öğrenci için en azından mevcudun iki katı sınıf ve okul lazım. Bütün dünyada olduğu gibi ders saatlerinin seyretilip, yoğunluklar mevcudu az okullara kaydırılarak hafta sonları da devam eden “ikili-üçlü eğitim”in alt yapısının hazırlanması icab ediyordu. 

ALTI AYDIR ALTYAPISI HAZIRLANMADI!

Görünen o ki yeni eğitim yılının birinci dönemi de “online eğitim” emrivakisiyle geçiştirilecek. Ancak -Bakan “2.5 milyon” dese de-, araştırmalarda en az 3 milyonu aşkın öğrencinin bilgisayarının olmadığı, birçok hanede birden fazla öğrencinin bulunmasıyla ihtiyacın daha da arttığı belirtiliyor. 

Ekonomik Kalkınma ve İşbirliği Teşkilâtı’nın (OECD) “kovid-19 Salgınında Eğitim 2020 Raporu”nda Türkiye, 77 ülke arasında “eğitim ve ödev için kullanabileceği bilgisayarı olan öğrenciler” sıralamasında, yani “uzaktan eğitim”de 64. sırada. 

Diğer yandan Bakan, “öğrenciler bütün müfredattan sorumlu olacak” diyor, ancak daha ilk günde yurtdışı kaynaklı “zoom programı”nı kullanan EBA kanalının çökmesi, milyonlarca öğrenciyi sanal eğitimde de mağdur ediyor.  

Garip olan, Bakan’ın sanki 18 milyon öğrenci olduğunu bilmezmiş gibi “Katılım beklediğimizin çok üstünde oldu, talep arttığından çöktü, buna çok sevindik” diyerek, “sistemin çökmesi”yle övünmesi! 

“Dünyanın birçok önemli sitesinde duraksamalar, aksamalar oluyor” mazeretiyle altı aydır okullar tatil olduğu halde sanki salgın daha yeni ortaya çıkmış gibi “altyapı daha güçlendirilecek” diye konuşması. 

Bu yüzden milyonlarca öğrenci hâlâ “online eğitim”e de başlayamazken, “isteyen veli öğrenciyi gönderebilir, isteyen göndermez” denilerek onca kafa karışıklığı ve karmaşada “uyarıda bulunduk ama vatandaşlar uymadı” savunmasıyla yine peşinen bütün sorumluluğun velilere yüklenmesi… 

OKULDA YÜZ YÜZE DERSE GEÇİLMELİ

Neticede, muhalefetin ve uzmanların bütün çağrılarına rağmen Bakanlık hâlâ “ek bütçe” ayırmış değil. 

Tıpkı korona ile mücadelede Cumhurbaşkanlığı’nın “IBAN nu- marası” vererek vatandaşlardan “mesajla on lira” istediği gibi Kızılay’ın “SMS ile on lira bağış” kampanyasıyla kalınıyor. 

Hâlâ “salgın kontrol altında” açıklamasına benzer şekilde “bütün önlemler alındı” türü medyatik manipülasyonlarla, algı operasyonlarıyla kamuoyu yanıltılıyor. 

Ve bu durum bir nevi “eğitim sistemi”nin çöküşünün ve tedbirsizliğin örtülü itirafı oluyor. Millî Eğitim’in eğitim ve öğretimde bir defa daha “sınıfta kaldığı”nı tescil ettiriyor. 

Bundandır ki “bütün müfredattan sorumlu olacak öğrenciler” için hiç olmazsa “uzaktan eğitim”in altyapısının hazırlanması; Millî Eğitim için “ek salgın bütçesi”ni tahsisle öncelikle öğrencilere bilgisayar, tablet, tele- vizyon gibi iletişim araçlarının temini, her tarafta internete ücretsiz erişimin sağlanması gerekiyor. 

Doğru bir plânlama ile -salgının düşük olduğu illerden - mahallerden başlanarak, okullarda kademeli olarak yüz yüze eğitime geçiş için öğretmen atamaları yapılmalı. Temizlik-hijyen hizmetleri için hâlen her okulda yeterli hizmetli çalıştırılması gibi gerekli tedbirler alınmalı. 

Siyasi iktidar, en temel insanî - anayasal vatandaşlık hakkı olan eğitimde sorumluluğunu yerine getirmeli. Aksi halde her ülkenin eğitim seviyesini belirleyen OECD’nin Uluslararası Öğrenci Değerlendirme Programı Raporuyla Türkiye, 79 ülke arasında fen bilimlerinde 39., okumada 40., matematikte 41. sırada ortalamanın altına düşmekle eğitimde de sınıfta kalmaya devam eder. 

Yazık değil mi?

Okunma Sayısı: 1167
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Yusuf

    6.10.2020 14:14:36

    Okulu bilmem ama hapishane yapımında oldukça başarılılar.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı