"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

“Fitne fücur tüccarları…”

Cevher İLHAN
06 Eylül 2019, Cuma
İktidar partisinde tam türbülans ve savrulma var. Belli ki çarşı pazar karışmış. Partinin kurucuları, ilk başbakanı, ilk cumhurbaşkanı, Erdoğan’dan sonraki ikinci genel başkanı ve başbakanı büyük bir tehevvürle ihraç ediliyor, bir “tasfiye kültürü”yle harcanıyorlar.

En basit bir eleştiriye dahi tahammül yok; küçük bir eleştiriyi yapanlara büyük öfke duyuluyor, her türlü hakaret savruluyor. Cumhurbaşkanı’nın, eski “dâvâ arkadaşları”nı ağır ve sert söylemlerle “kibirleri boylarını aşanlar”, “şehir şehir dolaşan fitne fücur tüccarları” olarak tahkiri bunun tezâhürü. 

Partisinden ayrılıp siyaset yapanlara “bunların hepsi proje” olarak tezyifi, “siyasi hırs ve siyasi ihtiras”la takbih ediyor. “Ben, ben, ben’ diyenler var; bizde ‘ben’ yok!” tenkidini yöneltip, “Hiçbir zaman gurur semtimize uğramadı” diye konuşuyor. (gazeteler, 4.9.19)

Özetle bu vaziyet, Ahmet Taşgetiren’in “İktidar şu anda, kendi içinden çıkan dünkü yol arkadaşları için bile ‘ihanet’ söylemini seslendiriyor. Siyaseti, ülke için farklı perspektiflerin yarışı olmanın ötesine taşıyor ve ‘iç düşmanlar’ üretiyoruz” yakınmasını sözkonusu ediyor. (Karar, 6.8.19)

Belli ki mahalli seçimlerdeki mağlûbiyetten sonra yine sırf seçmeni konsolide uğruna kutuplaştırmayla kin, öfke ve nefretle menfi politik söylem, bu kez iktidar partisinin içine yöneliyor.

Partideki kopuşları önlemek, uğruna bu kez “eski dâvâ arkadaşları” karalanıyor. Cumhurbaşkanı’nın uzun yıllar birlikte siyaset yaptığı parti kurucusu arkadaşlarının yeni partileri kurma çalışmalarını “büyük ihanet” olarak tahkir edip “ağır bedelini öderler!” tehditleri bundan.

Ve buna da “siyasi strateji” deniliyor! 

“Ak Parti’den eser kalmaz” endişesi

Parti tabanını bloke etmek için AKP’den kopan yeni siyasî çalışmaları “fitne” olarak kötüleyen Cumhurbaşkanı’nın en çarpıcı uyarısı, “imame” ikazı oluyor. “Tesbihin imamesi çok önemli. O imame koptuğu zaman tesbih dağılır!” ikazında bulunuyor. Yani partiyi bir tesbihe benzetip, genel başkanının, liderinin “imame” olarak tavsifiyle “Bakın, ben gidersem parti de dağılır!” diye uyarıyor. 

Bu durum, partinin kurucusu, AKP’li Meclis eski Başkanı ve hükûmet sözcüsü Arınç’ın, “Tayyip bey var, Abdullah Gül bey var, ben varım, o var, bu var. (…) Bu parti Tayyip’in partisi değildir. Bu parti milletin bize bir emanetidir, hepimizin partisidir. Bir kişinin şahsi mâmeleki haline getirilemez” sözlerini hatırlatıyor. (gazeteler, 17.6.16) Yine AKP milletvekili eski adayı Tuna Bekleviç’in, “dramatik tükeniş, bitiş ve çaresizlik” yorumuyla “Erdoğan önce partisini, sonra da kendisini tamamıyla tüketti” paylaşımını sözkonusu ediyor. (@tunabeklevic,15.8.19)

En son partisinden ayrılanların yeni parti kurmalarını “bir proje” ve “ihânet” olarak “Erdoğan-fobik siyasetin içimize uzanan versiyonu” olarak tanımlayan (Habertürk, 4.9.19) AKP’li eski vekil Metiner’in “Kim ne derse desin, hepimizin şu veya bu ölçüde kırıp döktüklerini Reis topluyor. Reis olmazsa Ak Parti’den eser kalmaz” tesbitini hatırlatıyor. (Star, 9.3.19)

Ve bu tesbit, iktidar partisindeki telâş ve paniğin perde arkasını aralıyor…

“Bekledik ki birileri kendini hesâba çeksin!”

Medyascope adlı YouTube kanalında açıklamalarda bulunan AKP İstanbul eski İl Başkanı Selim Temurci, son dönemde başta eski genel başkanı ve başbakanı Davutoğlu olmak üzere partideki kesin ihraçlara dair “Bize kapıyı gösterenler milletin yeni partiye olan ihtiyacından korkmuşlarsa korkuları en kısa sürede gerçeğe dönüşecektir” ikazıyla iktidar partisinde olup bitenlere dikkat çekiyor. (4.9.19)

Daha önce “AKP’nin içinden bir ses” olarak referandumda kabul ettirmeye çalıştıkları “cumhurbaşkanlığı hükûmet sistemi”ni “kuvvetler ayrılığının olmadığı yerde demokrasi yoktur” eleştirisiyle “hata” olarak nitelendirip “yeni sistem”in halk nezdinde pek itibar görmediğini ve işlemediğini ikrar eden il eski başkanı, “Bekledik ki birileri kendini hesâba çeksin. Ak Parti ceza keserek sonuç alacağını düşünüyorsa yanılıyor” ifadesiyle özeleştiri çağrısında bulunuyor. 

Ne var ki iktidar partisinde özeleştiri yerine dışlama ve tahkir siyaseti devam ediyor…

VAZİYET

 “Ankara gitti, İstanbul gitti, Babacan gitti, Davutoğlu gitti, ekonomi gitti... Hâlâ ‘sorun yok, iyiyiz’ diyerek ortama gaz veren, başını kuma gömüp tehlikeyi görmezden gelenler var. Hakikatle bağımız da, akıl da gitti...” 

Aydın Ünal 

(AKP eski milletvekili, Twitter, 3.9.19)

SÖZÜN ÖZÜ

“Siyâset-i hâzıra, o kadar çok yalan ve hîle ve şeytânât içine girmiş ki, vesvese-i şeyâtîn hükmüne geçmiştir.” 

Bediüzzaman, 

(Sözler, 445)

Okunma Sayısı: 1997
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Ali R. Yardimoglu

    6.9.2019 07:18:06

    Sozun ozunu dahiyane soylemis.....

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı