"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

İsrail’e yine sözde kınamalarla kalınıyor

Cevher İLHAN
05 Şubat 2020, Çarşamba
İdlib’de rejimin saldırılarıyla sekiz şehidin verilmesi ve karşılığında yapılan misilleme ile Türkiye-Suriye geriliminin tırmanması, Filistin’in toptan “İsrailleştirilmesi”ni hedefleyen menhus “yüzyılın plânı”nı gölgede bıraktı.

Belli ki “plân”ı sunan Trump “azil süreci”nin, Netanyahu “yolsuzluk dâvâları”nın siyasî baskısına karşı bütün BM kararlarını ve uluslar arası hukuku çiğneyerek “Filistin’i İsrail’e peşkeş çekmek”le “Yahudi lobisi”ni, Siyonist ve Evanjelist mihrakları memnun etme peşinde.

80 sayfalık “plân”la İsrail’in işgalinin “meşrûlaştırılması”, “yasadışı Yahudi yerleşim birimleri”nin kalıcılaştırılması ve Filistin’in toptan ilhakla imhasına zemin hazırlanmakla kalınmıyor; “İsrail’in güvenliği”nin ötesinde Nil’den Fırat’a Suriye, Irak ve Türkiye topraklarını kapsayan “büyük İsrail” projesinin önü açılıyor.

Bu maksatla bölgedeki ülkelerin iç çatışmalarla kaos ve kargaşaya itilerek bölünüp parçalanmasıyla İsrail’i durduracak güçlü bir ülke kalmaması için her yerde fitne ateşi ateşleniyor. 

Irak’ı işgalle tahrip edip ülkenin kuzeyini koparan işgal - istilâ ortakları, Suriye’yi de iç savaşla tefrikaya sürükleyerek çökertilmeye çalışıyorlar. Afganistan ve Irak’tan Suriye’ye, Yemen’den Libya’ya kargaşa ve çatışmalar tetikleniyor. Trump’ın “nükleer anlaşmayı” iptalle hedefe koyduğu İran’da sosyal huzursuzlukla karışıklık ve kalkışma tahrik ediliyor. 

FİLİSTİN’İ TOPYEKÛN İFNA KUMPASI…

Fitne o denli dehşetli ki, İsrail’in “bölgesel güç” olması için, Lübnan’daki Hizbullah’tan İran’a ve Yemen’e uzanan “Şiî kuşak”a karşı Amerikan askerî üslerinin bulunduğu, binlerce -on binlerce Amerikan askerinin konuşlandığı Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Umman, Bahreyn, Mısır ve Katar’a uzanan rejimlerle bir “Sünnî blok” oluşturularak Ortadoğu merkezli “mezhep savaşı” senaryosuyla Müslümanlar birbirine kırdırılmak isteniyor. 

Diğer yandan yoğun propagandalı algı operasyonuyla Hamas, El Fetih ve diğer direnç gruplarının “menhus plân”ı protesto gösterileri “terör eylemi” olarak çarpıtılıp, Filistin halkının topyekûn “terörist” olarak yaftalanmasıyla muhtemel bir intifadaya “terörizm” isnadı kumpası kuruluyor.            

Yine bu menhus maksatla, Ekim 2018’de Trump’ın 110 milyar dolarlık silâh sattığı Suudi Kralı’na yüksünmeden “Biz olmasak iki hafta kalamazsın!” tehdidiyle haraç istemesinde olduğu gibi, tamamen emperyal ecnebilerin desteğiyle ayakta duran işbirlikçi krallıklara, halktan kopuk “tek adam” rejimlerine, kukla yönetimlere “ilhak ve ifsad plânı”na “evet” demeleri için şantajlar savruluyor. 

“İslâm dünyasının 1948’de yaptığı hatayı düzeltmenin zamanı gelmiştir” çıkışıyla Trump, “İsrail’in tanınması”nı “1967 sınırlarına çekilmesi” şartına bağlayan Müslüman ülkeleri, işgalci “İsrail’i tanıma”ya, dahası Filistin’e karşı İsrail’in yanında yer almaya zorluyor. İsrail üzerinden verileceği söylenen “50 milyar dolar” havuçla Filistin satın alınmak isteniyor; İsrail’in kontrolünde “küçültülmüş Filistin” komplosuyla Filistin’i bütünüyle ifna kumpası kuruluyor.     

İSRAİL’İ CAYDIRACAK HİÇBİR GİRİŞİM YOK

İsrail’in Filistin halkına ve Mescid-i Aksa’ya barbarca saldırılarını “yasallaştıran”, işgali “meşrûlaştıran” ceberût, vahşi ve istilâcı uygulamalarına, amansız abluka ve ambargolarına karşı hep lafta kaan “rest”lerle yetinen Ankara, “yüzyılın plânı”nı yine hamasî söylemlerle geçiştiriyor. Ve İsrail’le kapsamlı ekonomik mutâbakat zabıtları, ticarî ilişkiler, askerî - savunma sanayii anlaşmaları ve kıyak ihâleler tam gaz devam ediyor. 

Ankara’dakiler, “plân’ın hiçbir meşrûiyeti yoktur, kabul etmiyoruz ve tanımıyoruz” demeçlerini patlatıyorlar, İsrail’in işgal ve zulmünü meşrûlaştıran emrivakilere izin vermeyeceğiz” diye konuşuyorlar; lâkin bu ifâdelerin gereği olarak İsrail’i caydıracak, “plânı çöpe atacak” hiçbir girişimde bulunulmuyor. AKP iktidarında İsrail’le imzalanan “işbirlikleri”nin bir teki dahi iptal edilmiyor, askıya alınmasından bile söz edilmiyor. 

Kısacası yine “söylem” veı “eylem” birbirini tutmuyor.

Okunma Sayısı: 872
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı