"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

MGSB’nin “güncellenmesiyle…”

Cevher İLHAN
20 Kasım 2019, Çarşamba
İç ve dış gündemin hayhuyunda gündemden kayan konulardan biri de “devletin gizli anayasası” da denilen ve “kırmızı kitap” olarak bilinen Milli Güvenlik Siyaseti Belgesi’nin (MGSB) MGK’da “görüşülüp uygun bulunarak” güncellenmesi oldu.

Gerçek şu ki “iktidar cephesi”nce her fırsatta “kırmızı kitap”tan “irtica tehdidi’nin çıkarıldığı” söylense de, her beş yılda bir yapılan güncellemenin 20 Mart 2006 tarihlisinde Bakanlar Kurulu’nda kararlaştırılan “yeni MGSB”de, kanunlarda olmayan ve tanımlanmayan “irtica suçu” ve “irtica tehdidi”nin “iç tehdit” bölümünden ibâre olarak çıkarılmasına karşı “irtica” ifâdesinin yerine “din istismarı” yazılıp “irtica” ile kastedilen “tehdit” unsuru “aşırı dinci örgütler” eklemesiyle korunmuştu. Başta PKK ve “devrimci aşırı sol örgütler”le birlikte “aşırı dinci örgütler” olarak tarikatlar/cemaatler “iç tehdit” kapsamına alınmıştı. 

Bundandır ki, iktidar cephesince sivil üyelerin artmasıyla “MGK’nın sivilleştiği”nin iddia edilmesine karşı, “iç-dış güvenlik ve savunma” diye üç ana bölümden oluşan, Bakanlar Kurulu ve kolluk güçleri için bir rehber niteliği taşıyan, TSK’nın Türk Millî Askeri Strateji Belgesi (TÜMAS) ile İçişleri ve Dışişleri bakanlıklarının “strateji belgeleri”ne esas oluşturan ve “asker kontrolünde” ve MİT’ten gelen önerilerle ve “güvenlik eksenli devlet politikaları”yla şekillenen MGSB ile “askeri vesâyet” perde altında sürdürülüyor. 

“HER TÜRLÜ DİNΠYAPININ TÂKİBİ…”

Tesbit şu ki, kamuoyunda “irtica” tâbirinin “kırmızı kitap’tan çıkarıldığı” propagandası yapılırken, mevzubahis MGK kararıyla ve “kırmızı kitap”taki “aşırı dinci örgütler” tanımı gereği, “irtica ile mücadele”ye dair “eylem plânları” ve “genelgeler”le devlet kurumlarının tâkip, fişleme, uygulama ve engelleme operasyonları, “geri bildirimleri” yazışmalarla yerine getirilmişti.  Keza Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Daire Başkanı’nın 6 Kasım 2009’da bütün emniyet müdürlerine gönderdiği tâlimatla, dini cemaat ve tarikatlar hakkında istihbarat çalışmasının yapıldığı belgelenmiş; Türkiye’deki dinî cemaatlerin, dinî akım ve tarikatların “millî güvenliği tehdit ettiği” gerekçesiyle izlenip fişlendiği belirtilmişti.   

Bu arada MİT Müsteşarlığı’nın teşkilât birimlerine gönderdiği 15 Ocak 2014 tarihli “2014 yılı Hedef Öncelikleri ve Planlı İstekleri” yazılı tâlimatıyla, “Dinî yapıların içinden eleman temini dahil her türlü teknik vb. çalışmaların yürütülmesi, devlet kurumlarına girmiş cemaat mensuplarının hassasiyetle tâkibi, tesbiti, bildirilmesi, konunun terör örgütlerinden de öncelikli bir konumda ele alınması” tâlimatı teşkilâta tamim edilmiş; her türlü dinî yapılanmaların/fraksiyonların “örgüt” kapsamına alınarak tâkip ve fişlenmesi medyada yer almıştı.  

Akabinde MİT’in 26 Şubat 2014 MGK’sındaki brifinginde tıpkı 28 Şubat “postmodern darbe” sürecinde olduğu gibi, devlet kurumlarında bir dizi tedbir  ve “eylem plânı” açıklanmıştı.   

Bu arada AKP iktidarında, “MİT’ten şaşırtıcı rapor” başlığıyla, birçok cemaat/grubun “1. derecede tâkip edilecekler” listesine alınıp “yıkıcı dinî faaliyetler” kapsamında izlendiği, belgeleriyle medyada yer almış; devletin dinî cemaat, tarikat ve yapılanmaları tâkip edip fişlediği ortaya çıkmıştı. 

CEMAATLERİN VE TARİKATLARIN “ÖRGÜT” KAPSAMINA ALINMASI

Özetle, tek adam rejiminin olduğu “cumhurbaşkanlığı hükûmet sistemi”nde MGK’nın hazırladığı “gizli anayasa” ile darbe dönemlerinden kalma “iç güvenlik”te “düşman” üretme, dinî cemaat ve tarikatları “kırmızı kitap”ta “tehdit unsuru” sayma vahameti “gizliden gizliye” perde altında devam ediyor. Tüm dinî fraksiyonların/dinî cemaatlerin ve tarikatların “örgüt” kapsamına alınarak öncelikli “hedef” sistematik tâkiple fişlenme ve tasfiyesi operasyonu sürdürülüyor.  

Ve dinî cemaat ve tarikatların “örgüt” kapsamına alınmasıyla, daha önce, 7 Kasım 2015’te- Aydınlık’taki köşesinde, peşinden -2 Ocak 2016’da- Akit TV’de ve 13 Ocak 2016’da Habertürk’te “Tayyip Erdoğanlar yanımıza geldi. Biz onların yanına gitmedik, kendi mevziimizde duruyoruz. Erdoğanların mevziimize gelmesinden sevinç duyuyoruz. Bütün cemaatler tasfiye edilecek” diyen Doğu Perinçek’in en son 23 Eylül 2019’da Independent Türkçe’ye verdiği röportajda “Erdoğan Türkiye’yi yönetmiyor. Türkiye Erdoğan’ı yönetiyor; ordu, polis, sanayici, Vatan Partisi…13 Mart 2014 günü Silivri’den çıktığımda ‘Kınından çıkmış kılıç gibiyiz’ demiştim. ‘Türkiye’de cemaatler, tarikatlar temizlenecek’ dedim; bakın temizleniyor…” sözlerinin icrası AKP iktidarı üzerinden dayatılıyor. 

Ve min’el garâib…

Okunma Sayısı: 1360
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı