"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Savaşta ve masada zafer kimin?

Cevher İLHAN
07 Temmuz 2026, Salı
28 Şubat’ta tam da “on iki gün savaşı” anlaşmasına varıldığı günde ABD ile İsrail’in İran’da 180 ilkokul çocuğunu, dinî lider Hamaney’le aralarında 14 aylık torununun da bulunduğu ailesini bombalayıp kalleşçe katletmesiyle ateşlediği “kırk gün savaşı”nın galibinin İran olduğu konunun uzmanlarınca tescil ediliyor.

Bu açıdan Trump’ın savaş boyunca onlarca kez Amerikan halkına ve dünyaya uyduruk “İran’ı çökertip haritadan sildik, donanmasını yok ettik” diye propagandası artık alay konusu.

Taziye - cenaze merasimlerinin devam ettiği bir haftalık arada bile hâlâ “hepsini vurup öldürebiliriz ama müzâkere edecek kimse kalmaz!” tehditlerini savurması, bütün dünyada “kaybettiği savaşı içi boş efelenmelerle makyajlama” basitliği her haliyle sırıtıyor. 

Zira Pakistan’ın arabuluculuğunda ABD ile İran arasında Trump’la İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan’ın 18 Haziran’da imzalarıyla yürürlüğe giren 14 maddelik “İslâmabad Mutabakat Zaptı”nın tam metninde İran’ın büyük kazanımlar elde ettiği, buna karşı Trump’ın atıp tuttuğu birçok iddia ve dayatmadan caydığı görülüyor.

“MUTABAKAT”TAN “NİHAÎ ANLAŞMA”YA

“Mutabakat”ta öncelikle “ABD ile İran’ın birbirlerinin egemenliğine, toprak bütünlüğüne saygıyı, iç işlerine karışmamayı, en fazla 60 gün içinde -bağlayıcı BM Güvenlik Konseyi kararıyla onaylanacak- “nihaî anlaşma”yla sonuçlandırmaları ve ABD’yle savaş müttefiklerinin tüm cephelerde savaşı kalıcı olarak sona erdirmeleri taahhüdü büyük bir başarı olarak okunuyor.

“Mutabakat”ta toprak bütünlüğüyle egemenliği güvence altına alınan Lübnan dahil tüm cephelerde askerî operasyonların derhal-kalıcı olarak sona erdirilmesi, ABD’nin bir savaş veya askerî operasyon başlatılmaması; yeni hiçbir yaptırım uygulamaması, bölgeye ek kuvvet konuşlandırmaması İran’ın ve bölgenin kazançların başında geliyor.

Bu hususta soykırımcı Netanyahu’nun defalarca Lübnan’da sivilleri katleden bombalamalarla “mutâbakat”ı ıskartaya çıkarma kanlı saldırılarına rağmen “işgalci İsrail’e en fazla arka çıkıp kendisini Siyonizme hizmete adamış Evanjelik Amerikan Başkanı” olmakla övünen Trump’ın “patron benim!” uyarıları dikkat çekici.

Keza “mutâbakat”la ABD’nin İran’a deniz ablukasını, her türlü engellemeyi derhal kaldırıp 30 günde sona erdirilmesi, “nihaî anlaşma”dan sonraki 30 günde bütün kuvvetlerini İran’ın yakın çevresinden çekme taahhüdüyle gemi trafiğinin İran tarafından savaş öncesi seviyelere yeniden tesisi, de oldukça ehemmiyetli.

Basra Körfezi’nden Umman Denizi’ne ticarî gemilerin güvenli geçişi için teknik ve askerî engellerin kaldırılması, mayın tarama işinin İran tarafından yapılmasının yanısıra Hürmüz Boğazı’nın, Basra Körfezinin idaresinin, egemenlik haklarının uluslararası hukukla İran’la Umman ve diğer kıyıdaş ülkelerle diyalogla yürütülmesinde savaş öncesine dönülmesiyle bölgede kontrol hakkının teyidi İran’ın büyük bir barış zaferi olarak yorumlanıyor.

“NÜKLEER DENETİM” ÇARPITMASI…

Yine İran yeniden inşası ve ekonomik kalkınması için en az 300 milyar dolar tutarında fonun sağlanması planının geliştirmesi, İran’a yönelik her türlü yaptırımların kaldırılması, çeşitli ükelerdeki dondurulmuş milyarlarca dolarlık fonların serbest bırakılması düzenlemeleri büyük önem taşıyor.

Bu arada “nihaî anlaşma”ya kadar mevcut nükleer programını sürdürecek İran’ın nükleer silah geliştirmemesini, zenginleştirilmiş malzemenin elden çıkarılmasını, bir mekânizma ve takvimle Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu (IAEA) gözetiminde seyreltmeyi kabul etmesini her ne kadar Trump “büyük bir zafer” olarak çarpıtsa da, İran’ın baştan beri uranyum zenginleştirmede IAEA ile uluslararası denetimi kabul ettiği, bunda da bir kaybının olmadığı belirtiliyor.

Özetle, İran’ın sahada olduğu gibi masada da savaşı kazandığı konunun uzmanlarınca açıkça ifade ediliyor.

Okunma Sayısı: 198
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı