Celcelûtiye, Süryânîce “Bedî” demektir. Eşsiz güzellik manasındadır. Resûl-i Ekrem Efendimiz Aleyhissalâtü vesselâma Hazret-i Cebrail (as) tarafından indirilen ve içinde İsm-i A'zam’ı da taşıyan yüksek manalar, Hazret-i Ali (ra) tarafından Celcelûtiye adıyla ve cifir ilmine göre birçok tarih de düşürülerek Süryânî diliyle nazmedilmiş ve kaside haline getirilmiştir. Yüksek ve tesirli bir duadır. Bir isimler hazinesidir. Allah’ın rahmetini celb etmesi hasebiyle bir rahmet hazinesi veya bir Cennet hazinesi demek de mümkündür.
Allah’ın en büyük ismi olan İsm-i A'zam bu duanın içerisinde gizlenmiş olduğundan, bu duayı okuyarak Allah’a sığınan kimsenin, dünya ve âhiret işlerinde çok kolaylıklar ve bereketler göreceği müjdelenmiştir.
Üstad Bediüzzaman Hazretlerinin tabiriyle, Hazret-i Ali’nin (ra) en meşhur Celcelûtiye Kasidesi baştan sonuna kadar gizli ve gelecek ilimlerden haber veren hesab-ı ebcedî ve cifrî ile telif edilmiştir. Hz. Ali'nin (ra) günümüze kadar gelmiş ve meşhur olmuş, Risale-i Nur'dan zikredilen iki önemli kasidesinden biri Celcelûtiye diğeri de Ercûzedir.
Aslı Peygamber Efendimiz’e (asm) gelen bir vahyin ifadesine dayanan Celcelûtiye adlı kasidesinde Risale-i Nur’dan verdiği haberleri, Bediüzzaman 28. Lem’a’da ve 8 Şua’da izah etmiştir.
Geniş manaları içeren kasem, kıymetli dua ve İsm-i A'zam’ı içinde saklayan ve Celcelûtiye’ye kaynaklık eden yüksek manaların, yeşil bir atlas üzerinde yazılı olarak Cebrail Aleyhisselâm tarafından Peygamber Efendimiz’e (asm) semâdan indirildiği nakledilir.
Hazret-i Ali (ra) demiştir ki: “Ben Cebrail’in şahsını gök kuşağı sûretinde gördüm. Sesini işittim. Sahifeyi aldım. Bu isimleri içinde buldum!” (18. Lem’a, s. 240.)
İmam-ı Ali Radıyallahu Anhın en mühim ve en müdakkik üveysî bir talebesi olan ve İslâmiyetin en meşhur ve parlak bir hücceti olan Hüccetü'l-İslâm İmam-ı Gazâlî (ra) hazretlerinin naklettiğine göre, Celcelûtiyenin aslı vahiyle Peygamberimize (asm) nazil olduğunda, Hz. Ali'ye (ra) “Yaz” diye emretmiş ve O’da yazmış, sonrada nazmetmiş, şiir şeklinde tanzim etmiş.
Ayrıca Gazalî Hazretleri, kıymetli bir dua, dünya ve ahiret hazineleriyle İsm-i A’zam’ın gizli hazinelerini ihtiva ettiğini belirttiği ve geniş manalar içerdiğini söylediği Celcelûtiye hakkında “Hiç şüphesiz bu kıymetli münacat ve muazzam dua ve geniş manalar ihtivâ eden kasem ve İsm-i A'zam ve bu büyük gizli sır, dünya ve âhiret hazinelerinden bir hazinedir.” şeklinde ifade etmektedir.”
Said Nursî Hazretlerinin Celcelûtiyeyi okuduğunu anladığımız Sekizinci Şua-Sekizinci Remiz’den iktibas edilen pasajdan, Celcelûtiye okunurken takındığı ve hissettiği duyguların, Celcelûtiyedeki Risale-i Nur'a olan gaybî işaretler olduğunu şöyle ifade etmiştir: Ben Celcelûtiye’yi okuduğum vakit, sair münâcâtlara muhalif olarak, kendim bizzat hissiyatımla münâcât ediyorum diye hissederdim. Ve başkasının lisanıyla taklitkârâne olmuyordu. Benim için gayet fıtrî ve dertlerime alâkadar ve tefekkürat-ı ruhiyeme hoş bir zemin oluyordu. Birkaç sene sonra kerametini ve Risale-i Nur ile münasebetini gördüm ve anladım ki, o hâlet, bu münasebetten ileri gelmiş.”