7 Ekim 2023 tarihinde başlayan “Gazze Savaşı”nın üzerinden 1.000 gün geçti. (6 Temmuz 2026’da 1004 gün) İsrail’in Gazze’yi işgal edip uluslararası hukuku ayaklar altına alması 7 Ekim 2023 tarihinde başlamıştı.
Esasında İsrail’in hukuk tanımazlığının ve işgalinin 2023’de başladığını düşünmek hakikatle bağdaşmaz. İsrail, kurulduğunu ilan ettiği günden bu yana Filistin’de işgalcidir ve hak, hukuk ve adalet tanımadan ve dünya ile alay edercesine zulüm ve haksızlıklarını sürdürmektedir.
İşte, Gazze işgalinin üzerinden 1000 koca gün geçti ve bu günü unutmayıp İsrail’i kınayan ve Filistin’i hatırlayanlar da öncelikli olarak Avrupa’da yaşaşan insaf ehli insanlar oldu.
Mesela, Fransa’nın başşehri Paris’te düzenlenen gösteride, İsrail’in Gazze’de 1000 gündür sürdürdüğü saldırılarda öldürülen Filistinliler hatırlanmış. Göstericiler şiirler okumuş, sloganlar atmış ve “Soykırımın 1000. günü. Direniş” yazılı pankart açmışlar. (aa.com.tr, 4 Temmuz 2026)
Filistin destekçileri, Paris’te Anvers metro durağı önündeki alanda bir araya gelmiş gösteride, Filistinli şair Mahmud Derviş’in “Bu topraklarda yaşamak için sebepler var” şiiri okunmuş. Diğer Filistinli şairlerin eserlerinin de Arapça ve Fransızca seslendirildiği gösteride, “Yaşasın Filistin” ve “Filistin kazanacak” sloganları atılmış. Göstericiler ayrıca, üzerinde büyük harflerin yazılı olduğu kağıtları “Soykırımın 1000. günü. Direniş” ifadesini oluşturmak için yan yana dizilmişler.
İsrail’in zulmünün 1000. gününü en önce İslâm ülkelerinde kınanması icap etmez miydi? Elbette Türkiye ve başka İslâm ülkelerinde de kınamalar, yürüyüşler tertip edildi ancak Avrupa’daki kınamalar daha dikkat çekici.
Bu arada İsrail’in 1000 gündür sürdürdüğü soykırımın Gazze’de belediye hizmetlerini çöküşün eşiğine getirdiği de belirtiliyor. Gazze Belediye Başkanı Yahya es-Serrac, şehrin altyapısının yaklaşık yüzde 90’ının tahrip olduğunu, halkın su ihtiyacının yalnızca yüzde 30’unun karşılanabildiğini ve belediye hizmetlerinin çöküşün eşiğine geldiğini açıklamış. Su krizinin derinleştığı, kanalizasyon sisteminin alarm verdiği ve belediye hizmetlerinin tamamen durabileceği de ifade ediliyor.
İsrail’in büyük yıkımının ekonomik ifadesi de ürkütücü. İsrail’in Gazze Şeridi’ne yönelik yürüttüğü soykırım 1000. gününe girerken yapılan açıklamada, bölgedeki altyapı, eğitim, sağlık gibi “15 hayatî sektörde” meydana gelen doğrudan maddî zararın bilançosunun toplamda 80 milyar dolara ulaştığı bildirilmiş.
“Zengin İslâm ülkeleri” için bu rakam çok anlamlı olmayabilir, ama en temel ihtiyaçlarını karşılamaktan bile uzak olan Gazze ve Filistin için bu büyük bir rakam. Bu bakımdan İslâm alemi kınamalardan ziyade ekonomik yardıma öncelik vermeli ve Gazze’nin yaralarını bir an önce sarmalı...