"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Tarım da çökertilmiş…

Cevher İLHAN
03 Şubat 2021, Çarşamba
Alevlendirilen suni gündemlerin hayhuyunda başta ağır ekonomik çöküş olmak üzere Türkiye’nin gerçek iç ve dış gerçek gündemi politik polemiklerle, demagojilerle, yanıltmalarla karambola getiriliyor.

Gerçek gündemlerden biri AKP iktidarında bunalıma dönüşen ekonomik krizin en çok tarım ürünlerini vurması.

Oysa Anayasanın 45. maddesi, “Devlet, tarım arazileri ile çayır ve meraların amaç dışı kullanılmasını ve tahribini önlemek, tarımsal üretim planlaması ilkelerine uygun olarak bitkisel ve hayvansal üretimi artırmak maksadıyla, tarım ve hayvancılıkla uğraşanların işletme araç ve gereçlerinin ve diğer girdilerinin sağlanmasını kolaylaştırır; bitkisel ve hayvansal ürünlerin değerlendirilmesi ve gerçek değerlerinin üreticinin eline geçmesi için gereken tedbirleri alır” diyerek tarım, hayvancılık üretiminde çalışanları korunmasına hükmediyor. 

Keza Tarım Kanunu’nun 21. maddesindeki “Tarımsal destekleme programlarının finansmanı, bütçe kaynaklarından sağlanır. Bütçeden ayrılacak kaynak, gayrisafi millî hasılanın yüzde birinden az olamaz” kaydıyla çiftçiye milli gelirin en az yüzde 1’inin tarıma destek olarak verilmesini” bildiriyor.

Ancak Cumhurbaşkanı’nın, “2020 yılında çiftçimize verdiğimiz destek tutarı 22 milyar liradır” ikrarıyla gittikçe azalan kısıtlı destek yüzde yarımı bile geçmiyor. Bu yüzden çiftçinin devletten en az 210 milyar lira alacağının biriktiği belirtiliyor. Kaldı ki dolar garantili müteahhitlere 30 milyar doları geçen destekten tek kuruş vergi alınmazken, çiftçiye yetersiz destekten yüzde 4 vergi kesiliyor. 

GIDA FİYATLARI YÜZDE 653 ARTMIŞ

Diğer yandan “yandaş iş adamları”nın vergileri silinirken, çiftçinin kredi borçlarından vazgeçilmiyor. Almanya’dan Amerika’ya bütün ülkeler çiftçisini sübvanse ederken, Türkiye’de tarıma destek amacıyla kurulan Toprak Mahsulleri Ofisi, Tarım Kredi Kooperatifleri ve kamu bankalarının çiftçiye destek vermesi gerekirken, paralar tarımla hiçbir ilgisi olmayan “iktidara ilişik havuz medyası”na aktarılıyor. 

Bu arada AKP iktidarında çiftçinin borcu 51 katına çıkmış. Tarım kredi borçları 126 milyar lirayı bulmuş; bunun yüzde dördü tâkipte. Yüksek faizle kredi alıp altında ezildiği borç batağında bankaların haciz kıskacına düşmüş. Çiftçi bütün hâsılasını borcuna verse kurtaramıyor. İcra İflas Kanunu’na da aykırı olarak malları, traktörü, hayvanları haczediliyor.

Diğer yandan İyi Partili Erhan Usta’nın bütçe görüşmelerinde Meclis kürsüsündeki ifadesiyle, 2002’de 91 ton buğdayla bir traktör alınırken, 2019’da 116 tonla ancak alınabiliyor. Yine bir ton buğdayla 220 litre mazot alan çiftçi bugün ancak 188 litre alabiliyor. 

Yüzde 100’leri aşan zam sağanağında tamamı dövize bağlı olan elektrik, mazot, gübre, ilâç, tohum, zirai araç gibi girdilere destek verilmiyor. Hammadde ve girdilerde maliyet gittikçe yükselirken çiftçi icralık olmuş, borçlarını, işçi parasını ödeyememekten yakınıyor. 

Bundandır ki BM Gıda ve Tarım Örgütü’nün raporlarıyla “dünyada gıda fiyatları 2002-2020 arasında yüzde 98 artarken TÜİK’in verileriyle AKP iktidarında yüzde 653 artmış. 2008-2020 arasında dünyada gıda fiyatları yüzde 7-8 artarken, TÜİK’e göre Türkiye’de yüzde 608 artmış.

ÇİFTÇİ TASFİYE, EKİM ALANLARI YOK EDİLİYOR…

Uzmanların tahliliyle, “büyük şirketlerle tarım yaparız” diye “kentleşme” paravanında ucuz iş gücü hesâbına köyden kente göçü teşvikle bir milyon çiftçi topraktan kopmuş. İstihdamda tarımın payı yüzde 34’ten yüzde 15’e gerilemiş. Son bir yılda 54 bin çiftçi üretimden el çekmiş.

Yine son 18 yılda işlenebilir tarım arazileri 26.5 milyon hektardan 23 milyon hektara, mera alanları 16.5 milyon hektardan 11 milyon hektara düşmüş. Son beş yılda 9.4 milyon hektar ekim alanı 6.8 milyona inmiş. Ekim alanları yüzde 13 azalmış. 

Tahıl ve gıda ürünlerinin ekimi günden güne azalıyor. Köylülerin bütün itirazlarına rağmen mera alanlarına termik santralleri kuruluyor. Kanal İstanbul, Saroz Körfezi’nin ranta açılması gibi on milyonlarca hektar tarım arazisini berhava eden “uçuk projeler” sırada.

Ve TÜİK rakamlarıyla son yirmi yılda köy nüfusu 12 milyondan 6 milyona azalmış. 2011’de 1 milyon 120 bin olan çiftçi sayısı 556 bine düşmüş. Nüfusuna oranla Türkiye dünyada en az çiftçisi olan “tarım ve çiftçi fakiri” ülkeler kategorisine düşmüş.

Neticede, tarımı ve çiftçiyi yok eden “tarım politikaları”yla tarım tasfiye edilip çiftçi bitiriliyor.

Okunma Sayısı: 1392
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Seyit Ali

    3.2.2021 15:22:07

    Bugday lazım dışarda ucuz hadi oradan alalım Mercimek dışarda ucuz hadi oradan alalım Samanıda dışarıdan alalım. Ne lazımsa dışarıdan alalım. Tarıma destek olacağımıza herhalde kostekliyoruz.Sonuç ortada.

  • Oğuz Yiğiter

    3.2.2021 08:10:43

    19 yıl boyunca, üretim ekonomisini bilinçli bir tercih olarak terk etmiş, ülkeyi uluslar arası bir market yapacağım deyip, ithalat cennetine çeviren bir siyasi modelin, gelip dayanacağı yer elbette bu tablo olacaktı. Duvara toslayınca, "üç beş uyanık tüccarın aşırı kâr hırsı bu pahalılığın sebebi" diye mazeret üretmek, insanların aklıyla dalga geçmektir...

  • Abdullah

    3.2.2021 07:46:27

    Mühim değil güzel olan her şeyi yok eden bu zihniyet çok yakında kendisi de yok olacak yetti gari.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı