"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

“Tek kişilik kararname” fermanıyla…

Cevher İLHAN
12 Şubat 2021, Cuma
“Tek kişilik yönetim”de “partili Cumhurbaşkanı”nın tek başına “kanun hükmünde kararname” yetkisiyle millet irâdesinin temsilcisi Meclis’in yasama ve denetim yetkisinin gasbı daha da genişletilmiş.

Öncelikle birkaç gün sonra yanlışlıklarının fark etmesiyle bazı kararnamelerin sekiz-on kere değiştirilmesi, bazılarında tarih konulmasının unutulması, iktidar partisinin gece yarısı yasaları gibi “Cumhurbaşkanı kararnameleri”nin de istişâresiz, yeterince araştırılıp müzâkere edilmeden, alelâcele tutarsız, öngörüsüz ve eksik çıkarıldığını gösteriyor. 

2020 başında yapılan bir araştırmada 9 Temmuz 2018’de geçilen “yeni sistem”de Resmi Gazete’de yayımlanan 55 kararnamenin 31’inin, “Bazı Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinde değişiklik yapılması hakkında Cumhurbaşkanlığı kararnamesi” başlığıyla çıkarılan 24 kararnâmede “düzeltme ve değişiklik kararnamesi” olması düşülen garabetin itirafı.

Diğer yandan geçen yasama döneminde Meclis’te 104 kanun teklifiyle toplam bin 493 madde kanun çıkarılırken aynı dönemde 64 Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle 2 bin 229 maddenin çıkarılması, yasamanın önemli bir kısmının “istisnai” olması gereken kararnamelerle yürütüldüğünün açık göstergesi. 

“ARAZİ TAPULAŞTIRILMASI”NDAN “TARLA İÇİ GELİŞTİRME”YE!

Görünen o ki bakanlıkların “sekretarya”, bakanların “sekreter” durumuna düşürüldüğü “tek kişilik yönetim”de Cumhurbaşkanı, tek imzalı karar ve kararnamelerle eğitimden sağlığa, tarımdan arazi kamulaştırılmasına, dernek ve vakıfların kurulmasına kadar bütün işleri tek başına belirliyor.

Mesela 6 Şubat 2021 tarihli Resmi Gazete’nin “yürütme ve idare bölümü”nde yayımlanan “Cumhurbaşkanlığı kararnameleri”nin başında yer alan “70 numaralı kararname”de “Cumhurbaşkanlığı teşkilâtı hakkında cumhurbaşkanlığı kararnamesi ile bazı cumhurbaşkanlığı kararnamelerinde değişiklik yapılmasına dair cumhurbaşkanlığı kararnamesi”nin bulunması çarpıcı vaziyeti ele veriyor. 

Keza yayımlanan kararnameler arasında, “Bursa ili, Yıldırım ilçesi, Mollaarap mahallesi sınırları içerisinde bulunan alanın riskli alan ilan edilmesi hakkında (karar sayısı: 3508)” kararı;

Veya “Rize ili, Çamlıhemşin ilçesi, merkez mahallesinde bulunan bazı taşınmazların bölgedeki toplu konut, turizm, ticaret ve cami alanı ihtiyacının karşılanması amacıyla Çamlıhemşin Belediye Başkanlığı tarafından acele kamulaştırılması hakkında” kararı (karar sayısı: 3510);

Yahut “Rami Kışlasının yürütülen kentsel dönüşüm kapsamında Toki’ce acele kamulaştırılması hakkında karar (karar sayısı: 3509)” kararnamelerinin olması; bu yetkinin nasıl kullanıldığını ortaya koyuyor. 

TÜRKİYE “OTORİTER SİSTEM”İN ALTINA SOKULUYOR

Neticede, Saray’da kotarılan “yasa teklif ve tasarıları”nın dayatıldığı Meclis’in işlevsizleştirilmesiyle yasama ve denetim fonksiyonu fiilen işlemez hale getirilirken, Saray’da hazırlanan emrivaki “kararnameler”le yürütmenin yanısıra yasama da “tek kişi”nin güdümüne veriliyor. 

Bu arada Anayasa Mahkemesi’nin on beş üyesinden on ikisi ile yüksek yargı organları başkan ve üyelerinin büyük oranda bizzat cumhurbaşkanı tarafından atanması, yargı bürokrasisini atayan Hâkimler ve Savcılar Kurulu üyelerinin dörtte birini doğrudan, geri kalanını bürokratlar arasından atama yetkisiyle yargı da cumhurbaşkanına bağlanarak bağımsızlığı ve tarafsızlığı berhava edilip “hukuk devleti” zemini tahrip ediliyor.  

“Cumhurbaşkanına hakaret”ten, Demirel döneminde 71, Sezer devrinde 82 ve Gül’ün görevinde 233 kişi hakaret iddiasıyla yargılanmışken, Erdoğan döneminde -13 Aralık 2020 itibarıyla- 30 bine yakın vatandaşa soruşturma açılıp 9 bin 554’ünün ceza alması vahametin göstergesi. 

Neticede, demokrasilerin temeli olan “kuvvetler ayrılığı”nın yerine “kuvvetler birliği”nin ikame edildiği, millet egemenliğinin kayıtsız ve şartsız temsilcisi Meclis’in yasama yetkisinin gasbedildiği, denetim mekanizmasının ortadan kaldırıldığı ve yargının bütünüyle “partili cumhurbaşkanı”na bağlandığı “sistem”de “tek kişilik kararnâmeler”le Türkiye tam bir otoriter sistemin altına sokuluyor. 

Bu bakımdan, gerçek bir demokrasi ve hukukun üstünlüğü için, öncelikle Meclis’in yasama yetki ve işlevini ıskat eden “tek kişilik ucûbe sistem” tasfiye edilmeli. 

Okunma Sayısı: 1704
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı