"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Eğitimde başarı var mı?

15 Ağustos 2019, Perşembe
PISA 2015 sonuçları eğitim başarımızın ciddÎ oranda düştüğünü göstermektedir. Bu sonuçlar aynı zamanda eğitimde bölgesel farklılıklara da işaret etmektedir.

Şimde değil de ne zaman?

Dizi-1: Prof. Dr. Süleyman Yılmaz
Aksaray Üniversitesi, Eğitim Fakültesi Twitter: @SY_SlymnYlmz

***

Tarih; 9 Temmuz 2018. Haber manşetleri şöyle; Millî Eğitim Bakanlığı’na Cumhurbaşkanlığı tarafından Talim Terbiye Kurulu Eski Başkanı Prof. Dr. Ziya Selçuk getirildi... 

Sayın Selçuk’un bu gelişmeyle ilgili ilk değerlendirmesinin “Bilimin, aklın ışığında elimizden gelen bütün gayreti ekibimizle göstereceğiz” şeklinde olduğu kayıt düşüldü.

Uygulamalarda yaşanan sancılarıyla kıvranan MEB’te uzunca aradan bu yana ilk defa hem alan uzmanı, hem alan pratisyeni, entelektüel birikime sahip bir isim, 81 milyonu yakından ilgilendiren önemli ve millî bir kurumun icra makamına getirilmiş oldu. Zaman hızlı geçiyor. Ziya Hocanın bakanlık içindeki icraatlarında 365 gün doldu...

MEB ve eğitim sisteminin içinde bulunduğu durum açısından Ziya Hocanın bu göreve gelmesi oldukça önemsendi. Açıkçası MEB’e eğitim camiasının dışından tayin edilen onca isimlerden sonra, eğitimci ve tecrübeli bir ismin getirilmesi hem sürpriz oldu, hem de ümitleri yeniden tazelendirip, beklentileri arttırdı. Peki neden? Sorunun cevabına ulaşmak için yalnızca eğitimin içinde bulunduğu uluslar arası boyutunu kısaca hatırlarsak beklentilerin yerinde, durumun ne kadar acil olduğunu âmiyane tabirle “köylü Mehmet Amca” da anlamış olur. İçerideki temel işleyişi ve sıkıntıları değerlendirebiliriz, kıyaslama uluslar arası boyutta daha net ortaya çıkıyor. İşte, yazıyı kaleme almamızdaki müteharrik unsur, hem bir yıllık değerlendirme süreci, hem de Aksaray’da gerçekleştirilen muhteşem öğretmen buluşması oldu.

Kasım 2016’da TIMSS (Trends in International Mathematics and Science Study / Uluslararası Matematik ve Fen Eğilimleri Araştırması) sonuçları ve ardından Aralık 2016’da açıklanan PISA (Programme for International Student Assessment / Uluslararası Öğrenci Değerlendirme Programı) sonuçları eğitim gerçeğimizi bütün çıplaklığı ile ortaya koymuştur. Bunu rakamlarla açıklamaya çalışalım.

TIMSS ölçeği, ilkokul 4. sınıf ve ortaokul 8. sınıfların fen ve matematik alanındaki başarı sonuçlarını ortaya koyan bir uygulamadır. Ülkemiz, uluslar arası Matematik başarısında; 4. sınıflarda 483 puan ile 36. sırada, 8. sınıflarda 458 puan alarak 24. Sırada yer almıştır. Yine uluslar arası Fen Bilgisi başarısında; 4. sınıflarda 483 puan alarak 35. sırada, 8. sınıflarda 493 puan alarak 21. sırada yer almıştır. 2015 TIMSS ölçeğinin sıralamasında ilk üçte; Singapur, Kore ve Japonya yer almaktadır. 1 Bu sonuçlar çok istendik seviyede olmasa da vaziyeti koruma olarak durağan kabul edilebilir. TIMMS’in en önemli sonucu, bölgeler arası eğitim başarısında farklılıkların % 37-40 civarında olmasındadır.

2015 PISA ölçeği ise 15 yaş grubundaki gençlerimizin okuma becerileri, fen bilgisi ve matematik başarı sonuçları belirlenmiştir. 2015’te yapılan değerlendirmeye OECD ve dışından toplam 70 ülke katılım sağlamıştır. Türkiye, okuma becerisinde 428 puanla 50. sırada, Matematikte 420 puanla 50. sırada ve Fen bilimlerinde 425 puanla 52. sırada yer almıştır. PISA ölçeğinin sıralamasında ilk üçte sırasıyla; Singapur, Japonya, Estonya yer almıştır (2). PISA 2015 sonuçları eğitim başarımızın ciddî oranda düştüğünü göstermektedir. Bu sonuçlar aynı zamanda eğitimde bölgesel farklılıklara da işaret etmektedir.

Uluslar arası başarı ölçütümüzdeki durumumuz pek çok sebebe dayandırılabilir. Dil ve anlama kabiliyeti, analitik düşünme, sorgulama yeteneği vb. sabık sebeplerle, sınav sistemi üzerinde önceki bakandan itibaren yeni bir düzenlemeye gidildi. MEB tarafından yapılan değişiklik teklifi ile 19 Eylül 2017’de ortaöğretime geçiş sınavı TEOG’un kaldırılmasıyla birlikte LGS diye isimlendirilen yeni bir sisteme geçilmiş oldu. Bu sistemde soru sitilleri değiştirildi, öğrencilerin düşünebilme gücünü ölçen sorular ve açık uçlu sorular getirildi. Benzer durum, ÖSYM tarafından yükseköğretime geçişte YGS, LYS sınavları kaldırılarak yerine YKS, TYT, AYT sınavlarına geçilmesinde yaşanmış oldu. Böylece, ezberci öğrenme ortamından analitik düşünceyi önceleyen ortama doğru evrilmeleri ihtiva eden sorular oluşturuldu. 2017 TEOG-2 sınavı sonucu 17 bin öğrenci soruları tam çözerek birinci olurken, 2018 LGS’de 18 öğrenci, 2019 LGS’de ise 65 öğrenci Türkiye birincisi oldu. İleri tarihlerde yeni sınav sistemindeki uygulamanın etkisini hep birlikte daha net şekilde göreceğiz.

Kurum içindeki bütün hengâmelerle birlikte eğitimin bu portresi içinde Ziya Hoca, siyasî irade tarafından kabinenin dışından, eğitim sistemini hak ettiği itibara kavuşturabileceğine ve düzlüğe çıkarabileceği inancıyla bakanlık makamına getirildi. Bakanlıkta halihazırda insan kaynakları üzerinde herhangi bir inisiyatif kullanma ortamı oluşmadığından, daha çok doğrudan sistemi opere edebilecek Eğitim 2023 Vizyonu üzerine odaklanıldı. Bunun anlamı şu idi; “dar sahada kısa ve etkili paslaşma” yapmak durumundasınız. Böylece, Ziya Hoca tarafından 24 Ekim 2018’de Eğitim 2023 Vizyon Belgesi kamuoyu ile paylaşıldı ve hızlı bir şekilde taşra teşkilâtları mensuplarıyla ile bilgilendirme toplantıları başlamış oldu. Eğitim 2023 Vizyon Belgesi üzerinde basın ve sosyal medyada tartışmalar günlerce sürdü.

Eğitim 2023 Vizyon Belgesi üzerine eğitimci, eğitim lideri, akademisyen, eğitim bilimci, eğitim sendikası temsilcisi ve eğitim yazarlarından oluşan isimlerle yapılan görüşmelerden çıkan hususları tasnif ederek hazırladığımız raporu 22 Nisan 2019’da Millî Eğitim Bakanı Ziya Hoca ile paylaştık.

Sunulan rapordaki, MEB olarak sistemin güçlü ve güçlendirmeye muhtaç yönlerinden özetle bahsetmeye çalışacağım.

- Ziya Hocanın öğretmen buluşmaları, öğretmenler üzerinde müthiş bir sinerji meydana getiriyor, onları değerli hissettiriyor ve motivasyonlarını arttırıyor. Bu coşkuya en son Aksaray öğretmen buluşmasında yakinen şahit oldum. Öğretmenler Ziya öğretmenlerine güveniyor, fakat bakanın söylemlerinin hiyerarşik bürokrasiden dolayı kendilerine ulaşıncaya kadar bambaşka bir hal aldığını belirtiyorlar. Bürokratik hiyerarşinin Ziya Hocanın elini zorlaştırması hususunda öğretmenlerde yaygın bir kanaat oluşmuş durumda. Öğretmenler, okullardaki liyakat adına yapılan ayrımcılıktan ötürü Ziya öğretmenlerinin sözüne inanıyor, ama söylenen güzel şeylerin pratikte uygulanmadığını düşünüyor. 

- Geçen bir yıllık süreçte, Ziya Hocayla birlikte pek çok eğitim gönüllüsü eğitim seferberliği anlayışıyla Eğitim 2023 Vizyonunu anlatmak üzere il il, ilçe ilçe sahada tanıtım ve gerçekleşen Eğitim Dönüşüm hususunda bilgilendirme faaliyetleri gerçekleştirmektedir.

- Okullarda Tasarım Beceri Atölyelerinin kurulmasının, öğrencilerin temel becerilerini geliştirmeye olumlu katkılar sunacağı, bu atölyelerin yaygınlaşması için okullara kaynak bütçe aktarılması gerektiği dile getirilmektedir. Bakanlığın bütçesindeki kısıtlamalar, yatırım bütçesinin durdurulmasının bu beklentileri kısa vadede karşılayamayacağını göstermektedir. Yatırım bütçesi gerektiren bir dönemde bakanlığın bütçesinin yaşanan ekonomik kriz dolayısıyla kısıtlanması eğitim adına talihsiz bir durumdur.

-DEVAMI YARIN-

Okunma Sayısı: 1055
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı