"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Dostlar meclisinde Nurlarla tefekkür

Durmuş Ali İnci
10 Mart 2024, Pazar
Hacdan dönüşümüzden bu yana ahiret kardaşlarım, bu yolda yoldaşlarım, ölüme karşı şirket-i amal-i uhreviye sırrı ile bütün sevaplarımızı nur havuzuna atıp, rahmet-i İlahiye ile her birimizin hesabına bölüşmeden yazılan nur ortaklarımla bir akşam beraberdik.

Mütevazi evimizin loş ışıkları altında Fethiye’den gelen misafirimiz emekli yarbay Hayrettin Özdel kardeşimizin Risale-i Nur’lardan ruhumuza inşirah veren, nükteli, ilginç misaller ve tevafuklarla dolu dersini gözümüzü kırpmadan dinledik. 

Bazan 70’li yılların medrese-i Yusufiye’sinde, bazen Çanakkale Çimenlik Kalesi bahçesinde çektiğimiz çilelelerde, Gediz Murat Dağında Nur Yaylasında, bazan küfrün belini kıran Üstadımız ve Risale-i Nur’un nükleer bomba gibi dinin her meselesini akla kabul, kalbe tasdik ettiren hakikatlerini can kulağıyla dinledik. 

Bütün insanlığın, bilhassa müslümanların bu nur hakikatlerine ne kadar ihtiyacı olduğunu düşündük. Küfre düşmüş, madde bağımlısı olmuş, telefonundan başka hiçbir dostu kalmamış gençleri kurtarmakta devletin siyaset yoluyla çaresizliğini konuştuk. Bu açıdan nur talebelerinin iştigal ettiği meselelerin dünyanın ve insanlığın en ehemmiyeti meselesi olduğunu derkettik. 

Bunca muhtaç gönüller varken, “Menfaat üzerine dönen siyaset canavardır” diyen Üstadımızın ne kadar doğru söylediğini Meyve’nin Dördüncü Meselesi’nden okuyup yüreklerimize nakşettik.

Allah, ahiret hesabına ortak havuzumuzu sevaplarla doldurup taşırırken acil mükafatı da ev sahibesi eşimin elinden, mis gibi kokan gül böreğiyle, nurun tadıyla tatlanmış kekiyle, hele hac ikramı hurma ve insan vücuduna hem su, hem gıda hükmünde olan zemzem sunulması, gecenin manevi tad ve lezzetini unutulmaz cennet levhalarına ekledi. 

Denizli’den yükselen bu nur ve nurani hayattar kelimeler semavatın derinliğine saklanmak üzere yayılıp gitti. Tabii ki milyonlar cin, melek ve ruhaniyetin kulaklarında yankılandı. 

Bu muhabbeti ve manevi sohbeti bırakıp uykuya dalmayı hiç istemedik. Fakat dünya ve dünyadaki her şey fanıydi. Sonuçta mutlaka fena bulacaktı. Bu lezzetlerin, güzel sohbetlerin tadına baktık, ebedi alemde sevdalı bir müşterisi olarak, her şeyi hayallerimize yükleyip hayalen de olsa bir derece fanilikten çıkarıp yeniden görüşmek cennette ebediyen beraber olabilmek dileğiyle ayrıldık. 

Dostsuz yalnız bir dünyada böyle Allah namına samimi dostlarla beraber olmak, ayrılırken de cennette yeniden, ebediyen kavuşmayı düşünmek, ümitle rahmet-i ilahîyeden beklemek sevincin, zevklerin en güzeli sanırım.

Okunma Sayısı: 1334
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Ahmet hoca

    10.3.2024 09:39:09

    Durmuş Ali abi Allah bizi gerçek dost sahibi etsin.Horasan’dan Erzurumdan size çok selamlar

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı