"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Şahs-ı Manevinin Kalesinde İttihad-ı Kulub (3)

Ersin ACAR
18 Eylül 2026, Cuma
(Dünkü yazımızda, fitneye karşı nefis muhasebesinin önemine ve düşen kardeşimize şefkatle el uzatmanın lüzumuna değinmiştik. Yazı dizimizin bu son bölümünde, hakiki ittihadın kapısını açan ihlas ve "terk-i enaniyet" hakikatini tefekkür ediyoruz.)

Ayrılık Değil, İttihad Vakti

Önceki yazılarımızda da ifade ettiğimiz üzere, bu çalkantılı asırda şahs-ı manevînin kalesini muhafaza etmek, ferdî akılları ve şahsî hisleri bir kenara bırakmakla mümkündür. Zira Risale-i Nur terminolojisinde hakiki ittihad; evvela kendi nefsini tezkiye etmiş, hüsn-ü zannı esas almış ve enaniyetini terk ederek kardeşlerinde fani olmuş (sırr-ı tefani) samimi kalplerle tecellî eder.

Nefsinin arzularından sıyrılan ve benliğini hakikat havuzunda eriten bir fert, artık cemaatin ve şahs-ı manevînin ruhuyla hareket etmeye başlar. Hakiki ihlas ise; şahsi menfaatleri, makam sevdalarını, enaniyeti ve taraftarlık hislerini bir kenara bırakıp sırf Rıza-yı İlâhî için "buz parçası hükmündeki enaniyetini, o havuzun içine atıp eritmektir."

Hakiki bir sadakatle ve ihlas-ı tam ile birbirine bağlanan sineler, ne harici cereyanların şiddetiyle sarsılır ne de içteki muvakkat kırgınlıklarla dağılır. Sert rüzgârlar karşısında dağılmak değil, birbirimize daha sıkı sarılmak; ayrılık yollarını değil, ittihad ve ittifak kapılarını sonuna kadar açmak zorundayız.

Son Söz: Emanete Sadakat

Bizler, bu asırda Kur'ân ve iman hizmetinin omuzlarımıza yüklediği ağır fakat bir o kadar da şerefli bir yükün taşıyıcılarıyız. Birlikte rahmet, ayrılıkta ise açık bir zahmet ve felaket vardır. İçinde bulunduğumuz gemi hepimizin gemisidir; bu gemiyi fırtınalı denizlerden sahil-i selamete çıkaracak olan ise, şahsi gayretlerimizden ziyade ihlasla kenetlenmiş bir şahs-ı manevîdir.

Şahsi iktidar hesaplarını, teferruat sayılacak ihtilafları ve nefsanî kırgınlıkları arkamızda bırakıp, şahs-ı manevînin sarsılmaz kalesinde kenetlenmek; istikamet üzere bir arada kalmak sadece şahsi bir tercih değil, omuzlarımızdaki kudsî bir emanettir.

Rabbim bizleri hakiki ihlasa muvaffak eylesin; "ben"i "biz"de eriten, uhuvveti ve ittihadı hayatının merkezine koyan hakiki rükünlerden eylesin.

(Son)

Okunma Sayısı: 153
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı