"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Büyük ve âdil ülke olmak zor mu?

Faruk ÇAKIR
22 Mayıs 2020, Cuma
Ekonomik ve sosyal krizler için vaktinde ve zamanında tedbir almamak kadar yanlış bir iş var mıdır?

Ya da krizleri hafife almak, “Bize bir şey olmaz” tavrı takınmak sıkıntıların katlanarak artmasına yol açmaz mı?

Türkiye’yi idare edenlerin umumî olarak krizler karşısındaki tavrı biraz buna benziyor. “Bu kriz bize dokunmaz. Bu kriz bizi daha güçlü hâle getirir. Bu krizden kazanarak çıkağız. Krizleri hep aştık, hep aşacağız” benzeri beyanlar kulağa hoş gelse de maalesef yaşanan sıkıntıları ortadan kaldırmıyor.

1991-1997 yılları arasında İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi Dekanlığı görevinde bulunmuş olan Prof. Dr. Esfender Korkmaz, böyle davranarak krizin fırsata çevrilemeyeceğine dikkat çekmiş. 

Prof. Dr. Korkmaz’ın çizdiği tablo şöyle: “Ekonomide eksi büyüme var. GSYH küçülüyor. Fert başına millî gelir daralıyor. Bunların tamamı birer kayıp. 2008-2009 dünya krizininde Türkiye’yi ‘teğet geçeceği’ söylenip durdu. Öyle olmadı. Millî gelirimiz yüzde 4.7 oranında daralmıştı. (Swap anlaşmaları) Günü kurtarmak için gerekli bir yöntem bu. Türkiye’deki döviz sıkıntısı bu yolla ancak kısa dönem için atlatılır. Türkiye’ye gelecek bu para kalıcı değil, zamanı geldiğinde geri ödeyeceksiniz. (...) Türkiye bu swap hattına girerse geçici olarak bir döviz sağlayabilir. Sonuçta Türkiye’nin döviz ihtiyacı çok, ama döviz geliri yok.

“Turizmden döviz geliri yok. Yabancı sermaye deseniz, Ocak’tan beri 9 milyar dolar yabancı sermaye çıkışı olmuş. Merkez Bankası’nın döviz rezervleri 15 milyar dolar azalmış. Şimdi Türkiye’nin dış borçları var. Bir ay içerisinde temerrüde düşmemek (borçları ödeyememe durumu) için döviz bulmak şart. Hazine, yurtdışında döviz ile tahvil satabilir. Başka çare yok. Evet, Türkiye bu yolla yüksek faizle borçlanacak ve bu uygulamanın da bazı maliyetleri olacak, ama Türkiye’nin döviz krizine girip, temerrüde düşmesinin maliyeti daha yüksek. (IMF’ye gidip gitmeme) Bu bir iç politika meselesi iktidar için. Döviz sıkıntısı olmasa herkes IMF’ye karşı. Ancak Türkiye bugün, denize düşen yılana sarılır durumunda.” (Konuşan: Minez Bayülgen, diken.com.tr, 20 Mayıs 2020)

Ekonomi sahasında sıkıntı elbette bir günlük mesele değil. Son yıllarda ekseriyetle günü kurtarmaya yarayacak adımlar atıldı. Ehil olanların her zaman ifade ettiği üzere meselâ inşaat sektörünün ölçüsüz şekilde desteklenmesi bir hataydı. İnşaat sektörü yerine sanayi teşvik edilmiş olsaydı çok daha kalıcı işler ortaya çıkmaz mıydı?

Ülkemizin dertlerinden biri de devletin verdiği kredilerin uygun sahalarda kullanılmamasıdır. Yatırım için alınan kredilerin borç ödemesinde kullanıldığı bir sistemde sanayi ve teknoloji gelişebilir mi? Yüzde 10 ya da yüzde 15 enflasyona çoktan razı olmuş ve bunu da başarı gibi görür durumdayız. Ama yarıştığımız ve ‘Bizi kıskanıyorlar’ denilen ülkelerde enflasyon yüzde 3 bile değil. 

Bu anlayışla “Büyük Türkiye” olmak kolay mı? Hem âdil, hem hür, hem de büyük bir ülke olmalıyız vesselâm.

Okunma Sayısı: 1444
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Erhan

    22.5.2020 14:58:12

    Kendi yaptıklarının hesabının sorulmamasını isteyen, alacağı borç paraların amacına uygun kullanılıp kullanılmadığının kontrol edilmesini istemeyen tüm liderler ve rejimler IMF, den uzak durmaya çalışırlar neden?cevaben Örnek, bir bankadan kredi kullanırsın, banka parayı nerelere harcadığını sormaz, ama bir kalkınma ajansından destek alsan her 3 ayda bir, almış olduğun paraları amacına uygun harcayıp harcamadığını kontrol eder. Yoksa ha IMF, den borçlanıyorsun, ha dünya tefecilerinden, borç borçtur, ımf kontrol eder tefeciler daha çok verelim der,

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı