Artık iktidar mensuplarının da inkâr edemeyeceği bir gerçek var: Vatandaş zamlar altında iyice ezilmiş durumda. Çarşı pazara çıkıp da fiyatlardan yana şikâyetçi olmayan hiç kimse kalmadı. Bu noktada bir ihtilâf yok. Mesele, bu yüksek fiyatların sorumlusunun kim olduğu noktasında başlıyor.
Türkiye’yi idare edenlere göre yüksek fiyatların sebebi ya zincir marketler, ya dış mihraklar ya da Türkiye’nin büyümesini isteyemeyen dünya ülkeleri. Elbette bunların da yüksek fiyatlarda bir payı vardır. Ancak bütün bunlara rağmen en nihayet sorumlu olanlar yine idareciler olur. Diyelim ki zincir marketler kendi aralarında anlaştı ve fiyatları yükseltti. Bunu tesbit edip engellemesi icap eden idareciler değil mi? Bunu yapmayıp kolay yolu tercih etmek ve millete yanlış bilgi vermek, sorumluluğu başkalarına atmak görünüşte kolay yol olsa da esasta hem zor hem de yanlış yoldur.
Yüksek fiyatların bir sebebi de ‘düşman ülkeler’in politikaları olabilir. Ancak şunu unutmamak lâzım ki, dünyadaki her ülkenin kendine göre ‘düşman’ları vardır. Daha önceleri TV’lerde yapılan bir tartışmada bu noktalara değinilmiş ve meselâ dünyada en fazla Amerika’nın ‘düşman’ı olduğu belirtilmişti. Gerçekten de öyle değil mi? En küçük ülkeden en büyük ülkeye kadar yüzlerce ülke Amerika’nın politikalarına itiraz ediyor ve ‘düşman’lık besliyor. Ancak Amerika bu meseleyi bir defa olsun gündeme getiriyor mu? Tam aksine, kendisine göre ‘iş’ini yapıyor ve ülkelerin yaptığı ‘düşman’lığa takılmıyor. Türkiye’yi idare edenler ise her fırsatta kabahatleri ‘düşman ülke’lere atarak kendilerini temize çıkarmak istiyorlar. Tekrarlamakta fayda var: Türkiye’nin çok sayıda ‘düşman’ı olması mümkündür. Ama onlar ‘düşman’lıklarını yaptıkça biz de ‘iş’imizi yapacağız ve onların düşmanlıklarını boşa çıkaracağız. Bunun başka yolu yoktur. Sabah akşam ‘düşman ülkeler’i sayarak, onlara kızarak bir yere varmak ve zamların önünü kesmek mümkün olur mu?
Demokrasi ve Atılım Partisi’nden Birol Aydemir, fahiş fiyatların sorumlusu olarak zincir marketlerin gösterilmesine tepki gösterip şöyle demiş: “Elektrik, doğal gaz, otoyol, köprü geçişleri, peki bu fiyatları kim arttırdı? Bunları da zincir marketler mi arttırdı? Bu fiyatları arttıran iktidarın kendisi.”
Evet, meselenin püf noktası burada düğümleniyor. Peynirin ve zeytinin fiyatını zincir marketler yükseltmiş olabilir. Peki, sorulduğu üzere “Elektrik, doğal gaz, otoyol, köprü geçişleri fiyatlarını kim arttırdı?”
Türkiye sadece bu soruyu sorsa ve cevabını tartışsa mesele büyük ölçüde vuzuha kavuşacak ve asıl kabahatli olanların Türkiye’yi idare edenler olduğu ortaya çıkacak. Tabiî ki bu soruların sorulması için hür basın, hür zemin ve hür bir siyaset gerekir. Basının kontrol altına alındığı bir zeminde ne gerçek kabahati olanlar bilinir ne de zamların ardı arkası kesilir.
Devlet, elinde tuttuğu ‘tekel’ ürünlerine zam yapmasa, zam topu bu kadar büyür müydü? Tabiî ki bu da mümkün değil. Çünkü asıl problem uygulanan politikalarda. Yanlış politikalar uygulayarak zam yağmurunun önünü kesmek mümkün değil. Boşuna başka kabahatli aramayın, kabahat idarecilerdedir vesselâm.