“Yeni dünya düzeni” son yıllarda moda olan bir kavramdı. Her ne olursa olsun “Yeni dünya düzeni böyle, bundan sonra işler böyle yürüyecek” deniliyordu ve bu yeni düzen pek çok itirazı da beraberinde getirmişti.
Gerçekten de yaşanan öyle hadiseler oldu ki bunları tam olarak izah etmek mümkün olmayınca “Yeni dünya düzeni” denilip geçildi. Son yıllarda yaşanan hadiseler ise artık “yeni dünya düzeni” denilerek bile izah edilemez hale geldi.
Mesela, Güney Kore Devlet Başkanı Lee Jae Myung, dünya düzeninin hızlı bir kutuplaşma sürecinden geçtiğini belirterek, uluslararası toplumla yakın işbirliği yapılması çağrısında bulunmuş. Gündemle ilgili değerlendirmelerde bulunan Lee, uluslararası düzenin “aşırı kaos tünelinden” geçtiği yorumunda bulunarak, “Şimdi, gücümüzü inşa etmenin, diplomatik alanı genişletmenin ve uluslararası toplumla yakın iş birliğiyle sorunları çözme bilgeliğine sahip olmanın zamanıdır” demiş. (AA, 11 Eylül 2026)
Dünyanın yeni bir kutuplaşma süreceğine girdiği ‘hal ve gidiş’’ten belli. Dünyayı kutuplaştırmaya sürükleyenlerin başında da her halde ABD Başkanı Donald Trump geliyor. Nedense “dünya liderleri” bu konuya pek de dikkat çekmiyorlar.
Şu anda bütün dünya ekonomik anlamda da bir kriz yaşıyor ve bu krizin temelleri de esasında ABD politikaları sebebiyle atıldı. Şimdiye kadar hiç de alışık olunmadığı üzere ABD Başkanı çıkıp öyle açıklamalar yapıyor ki duyan da duymayan da şaşırıyor. Birbirine zıt onlarca açıklama yapan başka bir ABD Başkanı ya da Avrupa ülkesi lideri hatırlayan var mı? ABD Başkanının sadece İran hakkındaki açıklamaları alt alta yazılsa çelişki hemen görülür.
Esas dikkat çeken konu, bütün dünyayı krize sürükleyen açıklama ve politikaların yeteri kadar itiraz ve tepki görmemesidir. Devam eden savaşlar sebebiyle petrol fiyatları yükseldi ve bu durum en başta Türkiye’yi de mağdur ediyor. ABD Başkanı bir açıklama yapıyor ve Türkiye’de yaşayan milyonların cebinden bir miktar para daha uçup gidiyor. Doğrudan ya da dolaylı olarak her ülke Trump’ın açıklamaları sebebiyle fatura ödüyor ve “dünya liderleri” de çıkıp bu tavır karşısında el ele vermiyor. Bu durum sürdürülebilir mi?
Doğrudur, dünya düzeni hızlı bir şekilde kutuplaşmaya doğru gidiyor; ancak bu kutuplaşmayı körükleyen liderlere “hür dünya ve insanlık” dur demek mecburiyetinde değil mi?
Dünyanın düzenini bozanlara itiraz etmek en temel haklardan biri olsa gerek. Kutuplaşmaya itiraz eden liderler el ele vermeli ve dünyayı ateşe atanlara itiraz etmeli vesselam.