Dün, “Adalet varmış gibi...” dedik ve akabinde okuduğumuz bir haber mecburen “Eğitim varmış gibi...” dedirtti.
“Hal ve gidiş”le ilgili değerlendirmeler yapan İstanbul Ticaret Odası (İTO) Başkanı Şekib Avdagiç’in yorumları elbette doğrudan eğitimle ilgili değil, ancak hadiseye bir bütün olarak bakıldığında eğitim sisteminin de ciddi sıkıntılar içinde olduğu anlaşılıyor.
İlgili haberde şöyle denilmiş: “Şekib Avdagiç, gelecek dönemde üniversitelerin yapay zekâ konusunda müfredatlarını geliştirmeleri gerektiğini, sadece yapay zekâ uzmanı yetiştirerek bu işin çözülemeyeceğini söyledi. Her sektördeki beyaz yakalıların ve birçok mavi yakalının da yapay zekanın kullanımı konusunda bilgi sahibi olması gerektiğini belirten Avdagiç, “Burada sadece yapay zekâ uzmanlarının sayısını artırarak bu işi çözemeyiz. İş dünyasında faal olan iş gücümüzün önemli bir kısmını yapay zekâya hazırlama konusunda çok ciddi ve etkili programları hayata geçirmemiz lazım” dedi. Avdagiç, yapay zekâ konusunda hem üyelere hem de öğrencilere yönelik adımlar attıklarını dile getirerek şunları kaydetti: “Bu konu 2027 ve onu takip eden yıllarda en önemli uygulama alanlarımızın başında gelecek. Bizim bu konuda geri kalma, takipçi olma, sadece ortaya konulan yeni teknolojileri gözlemleyen ve onları kısmen uygulayan bir ülke olma lüksümüz yok. Bu konuda mutlaka bu işin bir parçası, yaygın bir şekilde uygulayıcısı olma konusunda rotamızı belirlememiz lazım.
“İş dünyasının ihtiyaç duyduğu iş gücü ile iş arayanlar arasındaki eşleşmede sıkıntıların olduğunu belirten Avdagiç, eğitim kurumlarının iş dünyasının personel ihtiyacını daha fazla dikkate alması gerektiğini vurguladı. Avdagiç, iş dünyasında belirli iş kollarında ciddi eleman talebi bulunmasına rağmen iş arayanların sayısının da yüksek olduğuna dikkati çekti. İşsizlik oranının yüzde 8’lerin altında bulunduğunu ancak geniş tanımlı işsizliğe bakıldığında rakamın çok daha yüksek olduğunu ifade eden Avdagiç, ne eğitimde ne de istihdamda olan gençlerin sayısının İstanbul’da 700 bine, Türkiye genelinde ise 3 milyona yaklaştığını belirtti.
“(...) Eğitim kurumlarının yalnızca hangi alanlarda program açacaklarına ve nasıl eleman yetiştireceklerine odaklanmalarının yeterli olmadığını kaydeden Avdagiç, iş dünyasının hangi alanlarda personele ihtiyaç duyduğunun ve hangi alanlarda eleman açığı bulunduğunun da göz önünde bulundurulması gerektiğini ifade etti.” (aa.com.tr, 3 Eylül 2026)
Peki, şu değerlendirmeye ne demeli: İTO Başkanı Avdagiç, İstanbul’da yaptıkları bir çalışmaya göre teknik liselerden mezun olan her 6 gençten yalnızca 1’inin eğitim aldığı branşta çalıştığını bildirdi.
Avrupa Birliği’nde (AB) bu oranın ülkeden ülkeye değişmekle birlikte yüzde 50-55 seviyelerinde bulunduğunu aktaran Avdagiç, şunları kaydetti: “Evet, orada da farklı branşlara gidebiliyor ama bizim şu anda bu konuda teknik liseleri bu kadar önemsediğimiz bir ortamda, oradaki 6 çocuktan sadece biri kendi branşında çalışıyorsa, beşi güvenlik görevlisi, tezgahtar, kafelerde garson veya başka bir işlerde çalışıyorsa, kurye oluyorsa bunu oturup gözden geçirmemiz gerekiyor.”
Hem doğru oturalım hem de doğru konuşalım: Böyle bir tablo varken eğitimin derdi biter mi?