"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Köprüler satılsın mı?

Faruk ÇAKIR
08 Eylül 2026, Salı
Vardı, yoktu, olurdu, olmazdı derken köprü ve otoyolların satışı için karar alındığı Resmi Gazete’de yer aldı. Hazine ve Maliye Bakanlığı ile Özelleştirme İdaresi Başkanlığı iktidar cenahını temsilen, köprü ve otoyolların mülkiyetinin devlette kaldığını, yapılan işlemin satış değil işletme hakkının devri olduğunu belirtmiş.

İyi de mesele kelime oyunları ile savunulacak bir konu değil ki? Yapılan işlemin adı ne olursa olsun, devlet ve millet düzenli bir gelirden mahrum olacak. Yani taksitle ve her gün, her ay olan düzenli gelirden vazgeçilecek ve onun yerine daha az ama ‘peşin para’ alınmış olacak. Aylık maaşla çalışan birini düşünün. Yılda 300 bin lira geliri olsun. Aylara bölünmüş bu gelirini peşin olarak 100 bin lira veren bir zengine devrettiğini düşünün. Bu satışta kar var olur mu? 

Türkiye’yi idare edenler de bu işlemle elde kalan, çok eskiden yapılan köprü ve otoyolların 35 yıllık gelirini “peşin ama az para veren”lere devretmiş ve satmış olacak. Şimdi bu iş ve işleme “satış” değil de “işletme devri” demekle mesele vuzuha kavuşmuş mu oluyor? Neticede bu “işletme devri”nden milletin menfaatim mi var yoksa zararı mı? Otoyol ve köprülerin işletme devrini satın alacak “zengin”lerin geçiş ücretlerini keyfi olarak artırmayacağını kim garanti edebilir?

Hatırlanacağı üzere “devletin, milletin cebinden ve kasasından tek kuruş çıkmayacak” denilerek yapılan “Yap-İşlet-Devret” (YİD) modeli bile milletin aleyhinde işledi. Çünkü bu projeler için “geçiş garantisi” verildi ve bu garantiler tutmayınca aradaki farkı millet dolaylı olarak ödemiş oldu. İşin en başında böyle olacağı belliydi ve bu mesele dile getirildiği halde iktidar ikazları dikkate almadı. Neticede mesela Osmangazi Köprüsü’nden geçen de geçmeyen de pişman olur hale geldi. (Osmangazi Köprüsü’nün 1 Temmuz 2026 tarihinden itibaren geçerli olan tek yön geçiş ücreti otomobiller için 1.170 TL’dir. Bakınız: kgm.gov.tr, erişim: 6 Eylül 2026) İktidarın en çok övündüğü yol ve köprü meselesi millet için büyük bir fatura anlamına geldi. Öyle ki, bu yollardan geçen araçlar, akaryakıt fiyatından daha fazla ‘geçiş ücreti’ ödemek durumunda kaldı. Şimdi benzer tabloların Boğaziçi ya da Fatih Sultan Mehmet köprülerinde de yaşanacağını tahmin etmek zor değil.

Osmangazi Köprüsü ve benzeri YİD projelerinin bile “millete satılması”nı beklerken yarım asır önce devletin ve milletin cebinden yapılan köprülerin gelirlerinin satılması, özelleştirilmesi kesinlikle “akıllı tüccar işi” değil. Çoğu kişinin dile getirdiği üzere eğer illa “satılması” gerekiyorsa bu eserleri, otoyolları ve köprüleri, “işletme hakkı”nı millete satın! Nitekim 1984 yılında Boğaziçi Köprüsü Gelir Ortaklığı Senetleri satışa sunulmuş ve millet nezdinde ilgi görmüştü. Eğer devlet kasasının paraya ihtiyacı varsa ki var olduğu anlaşılıyor; benzer bir proje ile zaten milletin olan bu köprü ve otoyolların gelirleri millete satılsın, millet ortak olsun.

Tekrar hatırlatmak isteriz: Yüzde yüz yanlış olan işleri yapmaktan kaçının...

Okunma Sayısı: 146
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı