"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Kazakistan nereye?

Faruk ÇAKIR
09 Ocak 2022, Pazar
Dünya siyasetini takip eden uzmanların bile, bir cümlede “Kazakistan nereye?” sorusuna isabetli ve doğru cevap vermesi kolay değildir.

Dolayısıyla Kazakistan’da neler olduğunu doğur teşhis etme iddiasında değiliz. Sadece dikkat çekici bazı yorumları nazarlara sunmanın faydalı olacağını düşündük.

Kazakistan, Orta Asya ve Doğu Avrupa’da bağımsız bir devlet. Kazakistan ayrıca Türk Devletleri Teşkilâtı ve TÜRKSOY’un üyesi. 2.724.900 km² yüzölçümü ile (Batı Avrupa’nın yüzölçümü kadar) dünyanın en büyük dokuzuncu ülkesi. Yer altı kaynaklar bakımından zengin. Komşuları kuzeyde Rusya, güneyde Türkmenistan, doğuda Çin. 2020 itibarıyla nüfusu 20 milyon civarında.

Euronevs’de yayınlanan videoda bir anne (Saule, 58 yaşında) şöyle demiş: “Protestocu olduğumuz söylemekten korkmuyorum. Ben kendi hayatımı yaşadım. Bu artık (protesto yapmam) çocuklarım için. Ülkemin en parlak gençleri yurtdışına gitti. Neden? Çünkü burada hayat yok. Cumhurbaşkanı ‘çetelerle savaştayız’ dedi. Bizlere ‘haydut, terörist’ dedi. Bizler haydut veya terörist değiliz. Sadece gösterilere katılan insanlarız. Bütün dünyaya söyleyin. Kazakistan’da büyüyen tek şey yolsuzluk. Ülke, Nazarbayev’in ailesinin özel şirketi oldu.” (tr.euronews.com, 7 Ocak 2022)

Protestocu annenin sözlerinde dikkat çeken önemli noktalar var. Artık ‘korku duvarı’ aşılmış gibi görünüyor. Kazak gençlerinin ‘yurt dışı’na gitmesi acaba tesadüf mü? Ve, Kazakistan’da ‘büyüyen tek şey’in yolsuzluklar olduğunun belirtilmesi önemli.

Üsküdar Üniversitesi Öğretim Üyesi Deniz Ülke Arıboğan da şu yorumu yapmış: “Kazakistan konusunu sadece protesto hakkı, özgürlükler, dikta, yozlaşmış devlet veya Türklük, Türk devletleri birliği vs. kavramları üzerinden okumak eksik kalır. ABD, Rusya ve Çin dengesi üzerinden şekillenen yeni jeopolitiğe ve Tek kuşak Tek Yol projesine odaklanmak daha doğru.” (@DenizUlke, 7 Ocak 2022)

Sovyet ve Orta Asya tarihçisi Mehmet Volkan’ın yorumları da dikkat çekici. Şöyle demiş: “Bu protestolar daha şehirli orta sınıflar tarafından başlatıldı. Liberal ve feminist gruplar ortaya çıktı, toplumun politizasyonuna bir katkı yaptı. Ancak çok hızlı bir şekilde sosyal sorunlardan milliyetçi sloganlara dönüştü. Polis de çok sert bastırdı. (...) Nihayetinde esas sorun ülkedeki yolsuzluğun çapı. Nazarbayev’e karşı yıllar içinde birikmiş büyük bir öfke var ülkede. Eğer yoksul insanlarla muhatap olmamışsanız, bunu fark etmeyebilirsiniz. Ama ben daha 2010’da Nazarbayev’e tutumun sosyal sınıfla çok değiştiğini görmüştüm. Geçen yıllar içinde de öfke her gün arttı. Bizzat Nazarbayev’in kendi aile üyelerinin yüzlerce milyon dolarlar harcayarak Avrupa’da evler aldığı vs. artık herkesin bildiği bir şey. Öbür taraftan ülkede değişen hiçbir şey yok. Aksine var olan cılız muhalif kanallar da bastırıldı. Neticede yönetimle halk arasında işleyen bir kanal kalmadı ve öfkenin burada patlama noktasına geldiğini görüyoruz. (...) Kazakistan hep otoriterdi, ama kapalı değildi. Ülke hep dışarıya açıktı, hem Rusya’ya, hem Amerika’ya, Avrupa’ya, hatta Türkiye’ye. (...) Devletin tepkisi de, en azından şu ana kadar Belarus gibi değil. (...) Halkın taleplerine gelirsek, çok açık sosyal, ekonomik ve siyasî reformlar istiyorlar. Ancak bu talepler sarih ve güçlü bir siyasî dile dökülebilecek mi, buradan siyasî bir irade çıkabilecek mi henüz bilmiyoruz. Şu an öfke patlamasının ötesi belirsiz. (...) Ancak dediğim gibi bu gösteriler yeni bir şeylerin sebebi olacak. (...) Orta vadede azınlıkların Kazakistan’ı daha fazla terk edeceğini öngörmek zor değil. Ben ne iyimserim ne de tam kötümser. Bundan sonrası için ben de herkes gibi merak içindeyim. Dünden önce bugün olanları öngöremiyorduk, bugün de yarından sonra olacakları öngörebilen olduğunu pek sanmıyorum.” (@mvolkankasikci, 5 Ocak 2022)

Peki ülkemiz, Kazakistan’da yaşanan olaylara çözüm sunabilecek durumda mı? Çok hamaseti yapılan “Türk dünyası” ile bağlarımız sağlam mı? Onu da zaman gösterecek...

Okunma Sayısı: 1335
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Ali

    9.1.2022 09:50:59

    Hepsinde hakikat payı var ama sonuç? Putin defalarca:" hayatımın en büyük hayal kırıklığı rus sovyetinin yıkılmasıdır" dedi.Ve sovyet dirilir gibi; Kırım Kazakistan yarın Ukrayna. 1984/ 2019+ 2022= 38 sene.Nazarbeyev+ adamı Cömert Tokayev. Bunların akıl hocaları ve üfleyeni rus uzamanlar." Büyük devletlerin geri vitesi yoktur,"ancak zorla geri ittirirsin. Merhum Demirel. 20 yılın sonunda;" kardeş Kazakistan' a barış diliyor ve yardıma hazırız!"dedik.

  • Huseyin ONAT

    9.1.2022 09:10:54

    Ülkemde durum farklı mı.? Biraz hep birlikte düşünelim.

  • H.Bulat

    9.1.2022 08:22:32

    3-5 bin rus askeriyle bastırilan ayaklanma mı olur? 30 yılda bir ordu bir pilis teşkilatı bile kurmamışlar. Ne yapmışlar bu kadar zenginliğı. Diktatör ise 100 bin kişilik özel güvenlik ve milis kuvvetleri olması lazim.Ya bu isyan değil , yada Kazakistan Devket değil(rusyanin eyaleti).

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı