"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Trump devri

Faruk ÇAKIR
17 Temmuz 2026, Cuma
Siyaset ve idarecilik başlı başına zor, mesuliyetli ve sıkıntılı bir alandır. Hele bazı idareci ve siyasetçilerden ne kadar uzak durulursa o kadar iyidir.

ABD Başkanı Donald Trump’ın ortaya koyduğu tablo belki de son yılların en garip, en acaip, en çelişkili idareci tavırlarıdır. Neredeyse günün her saati birbirini nakzeden açıklamalar yapmaktan geri durmuyor. Avam diliyle ifade edilecek olursa kahvehanelerde dahi tercih edilmeyen bir üslup kullanabiliyor. Böyle olunca da inanılır ve güvenilirlik uçup gidiyor. Böyle davranmak elbette kendi tercihidir ve ABD Başkanına ders verecek durumda değiliz. Ancak bu davranışlar dolaylı olarak “dünya idarecileri”nin itibarına da zarar vermiş oluyor. 

Geçen gün duyulan bir haber şaşkınlığa vesile oldu. Haberde, ABD Başkanı Donald Trump, 11 Eylül saldırılarının ardından ülkesinin Irak’ı işgal etmesiyle ilgili olarak “Hep şunu söylüyordum, Irak’a girmeyin. Irak’a saldırmayın. Açıkçası, yanlış ülkeye saldırdılar ve büyük hasara yol açtılar” ifadelerini kullanmış. (aa.com.tr, 14 Temmuz 2026)

Trump, Irak Başbakanı Ali ez-Zeydi ile Beyaz Saray’da yaptığı görüşmenin ardından bunları söylemiş. Peki, Trump gerçekten Irak’ın işgaline itiraz etmiş mi? Bu soruyu “sanal alem”e sorduk ve şöyle bir cevap geldi: 11 Eylül 2002 – Howard Stern röportajı (işgalden yaklaşık 6 ay önce) Trump’a doğrudan şu soru soruldu: “Irak’ın işgalinden yana mısın?” Trump’ın cevabı: “Evet, sanırım öyle.” Bu kayıt, işgal başlamadan önce kamuoyuna yansıyan en önemli Trump açıklamasıdır ve açık bir karşı çıkış değildir.

28 Ocak 2003 – Fox News / Neil Cavuto röportajı. İşgalden yaklaşık iki ay önce Trump daha temkinli konuştu. Özetle: Bush’un “ya harekete geçmesi ya da geçmemesi gerektiğini”, belki de BM’nin beklenebileceğini, ancak Bush’un genel olarak iyi iş çıkardığını söyledi. Bu açıklama da “işgale karşıyım” şeklinde net bir muhalefet içermiyor.

(Eylül 2003 ve sonrasında) İşgal başladıktan aylar sonra Trump, Irak savaşını eleştirmeye başladı ve “terörizmle savaşırdım ama mutlaka Irak’a girmezdim” gibi ifadeler kullandı. Yani savaş başladıktan sonra eleştirel bir tutum geliştirdiğine dair kayıtlar var. Bağımsız doğrulama kuruluşlarının değerlendirmesi: Hem FactCheck.org hem de PolitiFact, 2002–2003 dönemindeki gazete arşivlerini, televizyon kayıtlarını ve röportajları inceleyerek şu sonuca vardı: Trump’ın işgal başlamadan önce kamuoyu önünde savaşa karşı çıktığını gösteren güvenilir bir kayıt bulunamadı.

Trump’ın yıllar sonra dile getirdiği “başından beri karşıydım” iddiası mevcut belgelerle doğrulanmıyor. (Sanal alemde bu beyanlarla ilgili kaynakla da yer alıyor.)

Peki, doğru olup olmadığı kısa sürede ortaya çıkacak iddiaları dile getirmek “ABD Başkanı”na ne kazandırır ki?

Ne yazık ki “kötü siyasetçiler”in ağırlıklı olarak iş başında olduğu bir devre denk geldik. Allah hepimizi “kötü idareci”lerden korusun. Amin.

Okunma Sayısı: 237
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı