"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Reform olur mu?

Faruk ÇAKIR
10 Ocak 2021, Pazar
Ülkemizin pek çok noktada sıkıntılarla karşı karşıya olduğu inkâr edilmez bir gerçek. Türkiye’yi idare edenler de bunun farkında. Sadece sıkıntıların sebepleri konusunda ihtilâf var.

İdareciler, çözüm bekleyen sıkıntıların sebebini ‘dış güçler’e bağlarken; muhalefet bunu iktidarın ihmaline ya da beceriksizliği ile izah ediyor. En nihayet sebep ‘dış güçler’ dahi olsa, nihaî sorumluluk her zaman iktidarların omuzunda olur. Gerektiğinde ‘dış güçler’in kurduğu tuzakları boşa çıkarmak da yine onların vazifesi.

Türkiye’yi idare edenler, bir süredir yeni reform adımları atılacağını söylüyor. Kamuoyu ise ‘iyi yönde’ adımlar atılması noktasında şüpheli. Esasında mevcut sıkıntıları aşmanın yolu da yanlışları terk edip Türkiye ve dünya gerçeklerine uygun adımlar atılmasıyla mümkün.

TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Simone Kaslowski, Koç Üniversitesi ile TÜSİAD tarafından online olarak düzenlenen “2021 Yılında Türkiye Ekonomisi” konulu panelde konuşurken önemli noktalara dikkat çekmiş. 

TÜSİAD Başkanı Kaslowski’nin işaret ettiği noktalar özetle şöyle: “Ekonomide yeniden güven sağlamak uzun zaman alacak, rehavete kapılmadan çaba sarf etmeliyiz. Önümüzde enflasyonla mücadelede oldukça uzun yol var, bunun zorluğunu bilerek tüm ekonomik aktörler tarafından tam mutabakatın önemli olduğunu düşünüyorum. Ekonomide güven ortamının iki ön koşulu var: Fiyat istikrarı ve finansal istikrar; enflasyonu düşüremediğimiz ortamda finansal istikrar da maalesef mümkün olamıyor. Yüksek enf- lasyonla mücadeleyi erteleyip büyüyelim dediğinizde kaynakları israf ediyoruz; enflasyonla kararlı mücadele süreci sandığımızdan uzun sürebilir. Yalnızca doğru iktisat politikaları yeterli olmayabiliyor; hukuk ve ekonomi reform gündeminin hızla hayata geçmesi, küresel bölgesel ekonomik işbirlikleri konumunuzu olumlu etkileyebilecek. Türkiye ekonomisinin ilk yarıda rehavete kapılabileceği tek bir gün dahi yok; belli bir dönem iktisadi büyümeden feragat edeceğimiz bir dönemden de geçeceğiz.” (Reuters, 8 Ocak 2021)

Kaslowski’nin dikkat çektiği iki nokta çok mühim: “Kaynakları israf ediyoruz” ve “Yalnızca doğru iktisat politikaları yeterli olmayabiliyor; hukuk ve ekonomi reform gündeminin hızla hayata geçmesi (gerekir).”

İsraf yolunda dolu dizgin gidilmesi ve bu hatadan geri adım atılmamasını anlamak mümkün değil. Bin bir emekle kazanılan ‘para’yı çöpe atmak, emekleri boşa harcamak hangi akılla izah edilebilir? İşlerin ehil ellere verilmemesi de israfın başka bir şekli değil mi? Niçin hem kaynak hem de emek israfında ısrarlıyız?

Sadece ‘doğru iktisat politikaları’nın yetmeyeceği ve bu politikaların ‘hukuk ve ekonomi reformları’ ile desteklenmesi gerektiği de bedihi bir mesele değil mi? Ve tabiî ki bu gerçeklerin TÜSİAD kanalıyla dile getirilmiş olması da mühimdir. “Sadece iktisat politikaları yetmez, hukuk da lâzım” demenin bir başka anlamı da; “Önce ekmek değil, önce hürriyet” manası taşımaz mı?

Sıkıntılar, gerçekleri görmeye vesile olacak gibi. Haydi hayırlısı...

Okunma Sayısı: 1774
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı