"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Turistler nasıl gelsin?

Faruk ÇAKIR
15 Temmuz 2019, Pazartesi
Turizmin ülke ekonomileri için ne kadar mühim olduğunu her halde hatırlatmaya gerek yoktur.

Bilhassa yurt dışından gelen ziyaretçilerin ülke ekonomilerine verdiği destek ‘bacasız sanayi’ olarak görülür. Ülkemiz de daha fazla turist çekmek için değişik kampanyalar ve çalışmalar yapmış ve yapmaya da devam ediyor.

Tabiî ki her işte olduğu gibi turizmde de faydanın yanında kısmî zararlar da olabilir. Turistlerin sahip oldukları değişik hayat anlayışları sebebiyle ülkedeki sosyal hayat üzerine olumsuz etkiler bırakması mümkündür. Ayrıca temiz ve el değmemiş güzelliklerin kirletilmesi, tahrip edilmesi ve aşındırılması da muhtemel tehlikeler arasında yer alır. Ancak ‘gülü seven dikenine katlanır’ misali bu kısmî zararların göze alınması icap eder. Hem her yıl milyonlarca turist gelsin hem de bu ziyaretlerden hiç kimse etkilenmesin demek eşyanın tabiatına aykırı olur. Kış gelince bazı kış hastalıklarının artması misali değişik kültürlere mensup insanların ülkemize gelmesiyle birlikte de bazı zaafların ortaya çıkması ihtimal dahilindedir.

Bütün bunlara rağmen daha fazla turist gelmesi için değişik kampanyalar açılır ve yurt dışındaki insanların ülkemizi ziyaret etmesi istenir. Karadeniz bölgesi, turistler açısından son yılların gözde ziyaret yerleri arasına girmiş bulunuyor. Arap ülkelerinden gelen ziyaretçilerin Karadeniz’i özellikle tercih ettiği söylenebilir. Karadeniz, bilhassa yayla turizmi ile öne çıkmış durumda.

“Buyurun, yaylalarımızı görün” diyerek dâvet ettiğimiz turistlere uygun imkânlar sunamadığımız da ayrı bir gerçek. Tabiî ki en büyük problem yayla yollarının bakımsız olması. Elbette bakımı yapılmış, asfaltlamış yayla yolları da var, ama büyük çoğunluk bakımsız durumda. Yol meselesi uygun vasıtalarla aşılmış olsa da bu defa tesis yetersizliği gün yüzüne çıkıyor. El değmemiş, turistler için çok cazip onlarca belki de yüzlerce yaylamız var, ama bunların çoğunda afedersiniz umumî tuvalet dahi yok. Turistlerin dinlenebileceği küçük tesisler olmadan yayla turizminin gelişmesi mümkün olur mu?

Elbette yaylaların bütün ihtiyacını karşılamak devletten beklenemez. Ancak en önemli mesele olan yolların halledilmesi devletin birinci işi olmalı. Dağları aşan ve yaylaları birbirine bağlayan yollar var elbette. Fakat bu yolların bakımları yapılmış değil. Bu noktada en büyük hata, yapılan işin tam ve zamanında yapılmamış olmasıdır. Devlet bu yolların açık kalması için büyük emek sarf ediyor, ama iklim şartları düşünülmeden yapılan yollar her yıl tahrip oluyor. Misal olması bakımından Çayeli-İncesu-Şemköğut Yaylası ve devamındaki yola bakılabilir. 50 km’ye yakın kolun büyük bölümü bakımlı. Ancak aralarda tahrip olan bölümler sebebiyle yol verimli kullanılamıyor. Minibüslerin dahi çıkmakta zorlandığı bir yayla yolu turistler için cazip olur mu?

Karadeniz bölgesinin yol problemi sadece yaylalarla sınırlı değil elbette. Çayeli’ye çok yakın mesafede bulunan (12 km) ve turistlerin de uğrak yeri olan Ağaran Şelâlesinin yolu dahi yeterli değil. Şelâleye yaklaştıkça karşılaşılan keskin virajlar kazalara sebep oluyor. İlçeye bu kadar yakın ve cazip bir turizm merkezinin yolunun bu halde olması buraya giden idarecilerin dikkatini çekmiyor mu? 

Elbette yolların genişletilmesi maddî imkâna bağlıdır. Ancak şehir merkezlerinde dahi istimlâklar yapılıp ihtiyaca göre yollar açıldığına göre turizm merkezlernin yolları da en uygun şekilde yapılması gerekir.

Türkiye’nin bir derdi de imkânları adil şekilde paylaşamamaktır. Bir yanda şu an için ihtiyaç olmadığı halde yapılan geniş yollar, bir yanda da ihtiyaca rağmen yapılmayan yollar... Bu yanlış tercihler Türkiye’nin arzu ettiği noktaya ulaşmasına engeldir.

Turistlere gönül huzuruyla ‘gel’ diyebilmek için çok daha itinalı çalışmalar yapmak durumundayız vesselâm.

Okunma Sayısı: 957
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı