"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Yolsuzluk savunulabilir mi?

Faruk ÇAKIR
24 Haziran 2021, Perşembe
Yaşadığımız devir ve tarih itibarıyla ‘kıyamet alâmetleri’nin pek çoğu tezahür ettiği için; ‘yolsuzluk, yoksulluk ve yasaklar’ın savunulmasına da şaşmamak icap ediyor.

Esasında, fıtratı bozulmamış hiç kimse ne yolsuzluğu, ne fakirliği ne de insanın yaşatılışına zıt olan keyfi yasakları savunmaz ve savunamaz. Ancak çeşitli sebeplerle dejenere olan ahlâkî anlayış; başta bu üç yanlış olmak üzere diğer ‘fenalık’ları da savunur hale gelen insanları öne çıkardı.

Afedersiniz, kedi yavrusunu yemeye karar verdiğinde onu ‘et’e benzetirmiş misali; yolsuzluk, yoksulluk ve yasakları savunmaya meyleden insanlar da bunlara başka isimler ya da sıfatlar takarak savunuyor. Meselâ deniliyor ki, “Evet, yolsuzluk yapılıyor, ama ‘yol’ da yapılıyor.” Ya da, “İdareci olup da yolsuzluk yapmayan var mı?” Ya da, “Hangi idareci ‘kendi’ adamını işe almıyor? Hep böyle oldu. Bundan sonra da böyle olur. O halde idarecilerin yolsuzluk yapmasını sineye çekelim.”

Bu bakış açısı kulağa hoş gelse de temelden yanlıştır. Vatandaş olarak kim yanlış yaparsa ayırım yapmadan itiraz etmek gerekmez mi? Eski idareciler haksızlık ve hukuksuzluk yapmış diye ‘yeni’lerin de yolsuzluk yapması sineye mi çekilsin? Tam aksine kim yaparsa yapsın; yolsuzluğa ve haksızlıklara itiraz gerekir. 

“Yok birbirinden farkları” demek de yine kötülerin ekmeğine yağ sürmek anlamına gelir. Fark olup olmaması bizi doğrudan ilgilendirmemesi icap eder. Hadiselere prensip olarak bakıp, kim yaparsa yapsın yanlışa hayır demekten başka yol yok. Aksini yapmak kötülerin ve fenaların yaptıklarının yanında kâr olarak kalmasına vesile olur ve insanları ümitsizliği sürükler. Neticede “Battı balık, yan gider” anlayışı ile yanlışların önü alınamaz hale gelir.

Işık Üniversitesi, Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Seda Demiralp, Türkiye’de ve bütün dünyada, popülist partilerin yolsuzluk, yoksulluk ve yasaklarla mücadele sözü vererek iktidara geldiğine dikkat çekiyor ve seçmenin yolsuzluğa duyarsız olduğunu söyleyenlere itiraz ediyor. 

Seda Demiralp, “Seçmen yolsuzluk iddialarına duyarsız mı?” başlıklı yazısında şöyle demiş: “Seçmen, güçlü lider için ödediği bedelin yeterince geri dönüşü olmadığına karar verebilir.

Bu anlamda muhalefete düşen öncelikle yolsuzluğun sabit, sistematik bir sorun değil kötü yönetim demek olduğunu vurgulamak. Çünkü topyekûn ve kronik bir hukuksuzluk algısı toplumu felç edebiliyor, umutsuzluğa sürüklüyor ve neticede popülist liderlerin lehine işleyebiliyor. İkincisi de (...) hukukun işler kanallarına ısrarla sarılmak.” (yetkinreport.com, erişim: 22 Haziran 2021)

Meseleler iyi anlatılırsa insanların yolsuzluğu, yoksulluğu ve yasakları savunması mümkün değil. Hukuku işler hale getirmek de zaten başta idarecilere olmak üzere herkesin vazifesi. Sıkıntıları ancak hukuku âdil bir sistemle işleterek aşabiliriz vesselâm.

Okunma Sayısı: 1490
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Halil İbrahim Karahan

    24.6.2021 15:25:00

    Allah razı olsun

  • Oğuz Yiğiter

    24.6.2021 11:26:16

    Çok temel bir konuyu, akademi dünyasından bir bilim insanın verilerine dayanarak nazara sunan bir makale. Tebrikler, dualar...

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı