"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Gençlerin fesadına karşı - 2

H. Muharrem OKUR
07 Şubat 2026, Cumartesi
Bediüzzaman Said Nursî Hazretleri toplumun ıslahı konusunda rahatça uygulanabilir ve faydaları ispatlanmış bir metot sunmuştur.

Hem süreç, hem de sonuç açısından pek çok faydalar barındıran bu yaklaşım hayatının tüm safhasında görülmüştür. Asrın ihtiyaçlarını, sosyal, siyasal, kültürel kısaca maddî manevî tüm değişim ve dönüşümleri göz önünde bulundurarak Kur’ân’dan pratik çözümler tavsiye etmiştir. 

Bediüzzaman’ın eğitiminin temelinde öncelikle din ilimleriyle beraber fen ilimlerinin de okutulması vardır. Kâinattaki her şeyin Allah’ın varlığını ve birliğini gösteren birer mektup hükmünde olduklarını ve fenlerin tümünün de bizlere Allah’ın isim ve sıfatlarını anlamamızı sağlayarak yaratıcımızı tanıttıklarını inkâr edilemez mantıkî delillerle sunmuştur. Kâinatın yaratılmasının hikmet ve gâyesi, fenlerin dili ile de yaratıcının mahiyetinin keşfi dışında kalpleri ve akılları tam olarak ne tatmin edebilir? Bu hakikatleri vurgulayan ve “Vicdanın ziyâsı, ulûm-u diniyedir. Aklın nuru, fünun-u medeniyedir. İkisinin imtizâcıyla hakikat tecellî eder.” 1 veciz ifadesini sunan Bediüzzaman Said Nursî genç yaşında mantık, coğrafya, matematik kimya, vs. ilimlerde ilerlemiş, din ilimleriyle fen ilimlerini mezc etmiştir. 

Toplumumuzun sosyal yönden dinamiklerini de nazarlara sunan Bediüzzaman, eserlerinde Asya kıtasının toplumsal gerçekleriyle, maneviyattan uzak bir eğitim metodunun bölgemizde tam bir yıkıma sebep olacağını aktarır. Bir Müslüman’ın Allah’ı ve bütün faziletleri Efendimiz Aleyhissalâtü Vesselâm ile bildiğini ve anladığını belirterek, eğer o zincirden çıksa seciyelerinin bozulacağını, vatana ve millete zararlı bir hâle gireceğini ispatlar. 2 “Çünkü bir Müslüman başkasına benzemez. Dini terk edip İslâmiyet seciyesinden çıkan bir Müslim, dalâlet-i mutlakaya düşer, anarşist olur, daha idare edilmez.”3 Hakikatini vurgular.  Yine ahiret inancı temelli manevî yaklaşımlar ve kazanımlar yitirildiği taktirde bir şehir hükmündeki tüm ülkede anarşistlik ve vahşet manalarının hükmedeceğini şu sözlerle belirtir:

“Hem her bir şehir, kendi ahalisine geniş bir hanedir. Eğer iman-ı ahiret o büyük aile efrâdında hükmetmezse, güzel ahlâkın esasları olan ihlâs, samimiyet, fazilet, hamiyet, fedakârlık, rıza-yı İlâhî, sevab-ı uhrevî yerine garaz, menfaat, sahtekârlık, hodgâmlık, tasannu, riya, rüşvet, aldatmak gibi hâller meydan alır. Zâhirî asayiş ve insaniyet altında anarşistlik ve vahşet manaları hükmeder; o hayat-ı şehriye zehirlenir. Çocuklar haylazlığa, gençler sarhoşluğa, kavîler zulme, ihtiyarlar ağlamaya başlarlar. 4

Maalesef toplumumuzda samimiyet, fazilet, yardımseverlik, fedakârlık gibi hasletlerin gittikçe azalması, garaz, kin, sahtekârlık, rüşvet, aldatmak gibi zararlı hâllerin artması yukarıda geçen uyarıları ispatlar niteliktedir. Özellikle bulunduğumuz coğrafyada ve ülkemizde toplumsal huzurun temelini oluşturan asayiş ve düzenin sağlanması, doğru İslamiyet’e uygun inanç temelli yaklaşımlarla mümkündür.  Risale-i Nurlar’daki inanç temelli algı ve yaklaşımların toplumsal faydalarını ve etiğim sistemi bakımından olmazsa olmaz olduğunu sunmaya devam edelim.  

Dipnotlar:

1- Eski Said Dönemi Eserleri, Münazarat, s. 214.

2- Asâ-yı Mûsa, s. 30.

3- Emirdağ Lâhikası, s. 49.

4- Asâ-yı Mûsa, s. 55.

Okunma Sayısı: 127
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı