"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Yeni Asya’nın düşündürdükleri

H. Muharrem OKUR
14 Mart 2020, Cumartesi
Uzun yıllardır cezaevlerinden bizi ve Yeni Asya Gazetemizi sevenler farklı hediyeler gönderirler.

Zaman zaman da makale ve şiirler gönderirler. Aşağıdaki makale de yeni geldi. Gazetemizin yaptığı hizmetleri çok güzel şekilde anlatan bir makale. Sizi makalemizle baş başa bırakıyoruz.

***

Abonesi olduğum gazetenin ihlâslı yazarlarının samimî yazılarını okudukça elimdeki bu kıymettar hazinenin bana düşündürdüklerini yazıya döküp paylaşmak istedim.

Belki şevkinizi arttırır ve gayrete getirir nevinden.

Öncelikle böyle bir gazetecilik ve yayıncılık yapılmasını ortaya atan, kuran, işleten en üst yetkiliden en basit hizmeti görene kadar emeği geçen herkesten Allah razı olsun.

Uzun zamandır abone olan veya bizzat bu işin içinde yaşayanlarda ülfet olma ihtimaline binaen şunu dile getirmek istiyorum:

Hakkı sahibine teslim etmek gerekiyor. Ne kadar önemli, değerli iş yaptığınızın ve kaliteli bir gazete okuduğumuzun farkında olmalıyız. Farkında olanların dahi tahminlerinde çok daha fazla hayırlı bir iştir.

Hayırlı görünen ve menfi yayınların yanında veya karşısında değer bir kat daha artıyor.

Herhangi bir kişinin, nesnenin hakikî değeri elde olmadığında veya mücadele sonunda elde edildiğinde ortaya çıkar. Maalesef hürlüğüm şu anda olmadığından en değerli meselem hürriyet gibi. Ama bunun yanında bir kaç aydır okuyabildiğim Yeni Asya Gazetesi ve Neşriyatı’na ait eserler elimdeki en kıymetli varlığım. Zira burada lâzım olan en temel unsur ümit ve teselli. Ümit Allah’tan, teselli Yeni Asya’dan geliyor.

Okuyucularımız her eseri ve gazetemizi elinde rahatça bulunduruyor olabilir ve yazdıklarıma şaşırabilirler, ama on beş Temmuz’dan buyana OHAL dolayısıyla hem gazete, hem neşriyat tamamen yasaktı. Diğer bütün gazeteler ve yayınevleri serbest olmasına rağmen. (Risale-i Nur - Cevşen - Kur’ân dahildir.) İki yıllık OHAL kendisi resmî olarak bitmesine rağmen süreci devam etti. İdarî başvurular hâkimlik ve mahkemeler nezdinde itiraz, şikâyet ve dâvâlar neticesiz kalmıştı. Cumhurbaşkanlığı (CİMER) , Adalet Bakanlığı (CTE) düzeyinde girişimler ve konunun Anayasa Mahkemesi’ne taşınması mücadelenin bir başka boyutu idi. Daha ileride gerekirse Uluslararası Hukuk’a taşınacak gibi. İşte bu şekilde gayretler sonucu elimize alınca daha bir değer kazandı Yeni Asya.

Aslında piyasada satılan herhangi bir kitap veya gazeteye yasaklama-engelleme konulmazken, Yeni Asya’ya bu muamelenin reva görülmesi akıl sınırlarını zorluyordu. Beklentimiz gayet insanî ve temel bir haktı. Kamuya pozitif yükümlülük de getirmiyordu. Engellememek gibi sadece negatif yükümlülük söz konusu idi.

Maalesef bu yükümlülük yakın zamana kadar yerine getirilmedi. Bu işin kamuya bakan yönü kadar özel sektöre ait yükümlülükleri olduğunu düşünmüştüm. En azından sorumluluk seviyesinde.

Şu anekdotu da aktarmadan geçmeyeceğim. Bir çoğu dinî yayıncılık yapan yaklaşık elli yayınevi okuyabilmek için sadece kitap istedim. “Okumak için kitap” lâkin onca yayınevinden Yeni Asya’nın da bulunduğu üçü dışında tebliğ vazifesi olan yokmuş! Veya kendi yayınları dahi olsa ücretsiz esirgeyen yayıncılık anlayışı varmış demek ki. Bunlar kamu sınavlarına hazırlık yayını yapan bir yayınevi sınav kitabı, büyük bir özel bankanın kültür yayınlarından 100 kitaplık koli ile ve tabiî ki Yeni Asya Neşriyat dergilerle, Külliyatla, kitaplarla ve takvimlerle ve H. Muharrem Okur Ağabeyden Allah razı olsun, çağrıya cevap verdiler.

Yeni Asya zor da olsa kendi yağıyla kavruluyor. Basın kartları hâlen verilmiyor. Yayınları herkese ulaşamıyor. Tabiri caizse kuru ekmek soğan yiyor belki, ama dik duruşundan taviz vermiyor. Hakikî imanı yağlı pilav karşısında sarsılmıyor. Sisli havalarda bakışı bulanmıyor. Hakk’ın hatırı âlidir düsturunu hiçbir hatıra feda etmiyor. Sözde değil özde, tezgâhta değil gönülde, şekilde değil gerçekte, taklidi değil tahkikî hizmet ediyor.

İmtiyaz sahibinden müdürüne, yönetiminden yazarına, çalışanından dağıtıcısına, gönüllüsünden okuyucusuna kadar şu süreçte duruşunu bozmadığı ortada olan, her ne pahasına olursa olsun kutlu bir dâvânın sarsılmaz, gayretli, çilekeş, vefalı, halis, dirayetli ve ferasetli Kutlular ordususunuz. Yolunuz her daim açık olsun. Allah hepinizden ebeden razı olsun. Birinizi binler etsin. Binler selâmlar...

Ahmet Kahraman

T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu

Aliağa-İzmir

Okunma Sayısı: 1142
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı