"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Mutsuzluk yorumları

Havva KÜÇÜK KONUR
03 Temmuz 2026, Cuma
Şu evre ne zaman biter, başka bir üst eşiğe ne zaman geçeriz bilmiyorum ama, sosyal medya prototipi denilen bir tip türedi.

Belli bir zümreye ait değil söyleyeceklerim. Belli kişilere de has değil. Gördüğü her şeye, herkese kötü bir şey deme yarışı. İlla kötü bir şey ama. Değerlendirme değil, iyi şeyleri takdir etme değil, sadece kötüleme. İnsanlar ne yapıyorlarsa, ne yiyorlar içiyorlarsa, hangi hayat hallerini yaşıyorlarsa illa ki paylaşıyorlar. Her şey paylaşılmalı mı ayrı tartışılır ama her paylaşılanı karalamak, karalamaya çalışmak bana korkunç geliyor. Düşünsenize... En basitinden Youtube'da bir ilâhî videosu izleyeceksiniz, altına yorumlar... Yorumları buraya koyup aynı tongaya basmak istemedim. Ama ilâhî videosunun altına bile kötü yorumlar geliyorsa vay halimize.. 

Toplumu ayrıştıranlar, gerenler, bir tarafı bir tarafa inanılmaz bileyenler, dibinden bastırınca ağzından çıkan diş macunu gibi, o kötülüğün bir yerden çıkacağını tahmin etmelilerdi. Bu kadar sözlü şiddetin olmasını, sadece sosyal medya kullanmayı bilmemeye yormak, safdillik olur. Kötü söz söyleyince alkışlanmak, toplumun zihin kodlarına böyle kazındıysa, bunun failini nerede aramalı? Cidden şaşırıyorum. Herkesin her şeyine illa kötü mü söylenmeli? Hesapların bir kısmı bot hesaptır, fake hesaptır, hadi geçtik. Nasıl olsa kimse beni aramaz bulmaz deyip sallıyorlardır, hadi onu da geçtik. Yapılan iyiliği, iyi şeyleri, mübah amelleri gör(e)memek, başlı başına bir psikoz vakası diye düşünüyorum. Sırf etkileşim almak için, önüne gelen her şeye kötü demek, bir bakış problemidir. Ve bunun bulaşıcı hastalık gibi herkese sirayet etmesi toplumu inanılmaz etkiliyor. 

Şule Gürbüz'ün Kambur adlı romanının kahramanı, "Bana sorulsa bir gün, kamburunun düzelmesini mi istersin, yoksa tüm insanların kambur olmasını mı diye. Herkesi kambur görmek olurdu dileğim." der. Sosyal medyadaki gördüğüm bu tipin tek motivasyonu, kendi mutluluğu üzerine değil, başkasının mutsuzluğu üzerine bir hayat kurması. Gerçekten dehşet verici.

X platformuna giriyorum, girmemle çıkmam bir oluyor. Ya hiç sayfada dolaşmayacağım, ya da sadece paylaşacağımı paylaşıp çıkacağım. İnsan sadece kendini korumanın derdine düşüyor bir süre sonra. Çünkü kalbe giren her söz, kulağın duyduğu her cümle, gözün gördüğü her bir menfilik, dışımıza sürülen boya gibi.. Gitgide içimize işliyor ve bizi tamamen kaplayarak kendine dönüştürüyor. 

Peki ne yapmalıyız? Herkesin ruh hali ve etkilenme oranı aynı değildir elbette. Yorumları kapatmak bir seçenek olabilir. Sayfamızda gezerken yorumlara bakmamak bir seçenek olabilir. Ama herkesi zamanla içine alan bu girdap, çok büyük tehlike çanları çaldırıyor. 

Bilmem ne dersiniz?

Okunma Sayısı: 159
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı