"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Kraldan ziyade kralcılar var

Hüseyin GÜLTEKİN
18 Kasım 2019, Pazartesi
Doğru yanlış ayırımı yapmadan iktidarın icraatlarını kayıtsız şartsız destekte bulunmayı vazife bilen bazı dost bildiğimiz çevreler var. Bunlar, Yeni Asya’nın iktidara ve bütün partilere yönelik tutarlı, ölçülü, objektif ve hakperestane bir takım tenkitlerinden rahatsız oluyorlar. Rahatsız olmakla da kalmayıp, hakaret ve saldırılarda bulunuyorlar.

Anlaşılan, iktidarın en küçük, en basit tenkitlere, muhalif seslere karşı olan tahammülsüzlük, hazımsızlık marazı, bazı müzmin taraftarlarına da sirayet etmiş. O yüzden Yeni Asya’nın iktidara yönelik en makul, en yapıcı tenkit ve tavsiyelerine tahammül edemeyip, hemen saldırıya geçiyorlar.

Öyle ki, yazılanlar, söylenenler, doğrudan iktidara yönelik herhangi bir tenkit veya ikaz olmasa dahi, yine bizim “şakşakçılar” hemen hareket ayaklanıyorlar. Meselâ ne zaman ki Yeni Asya toplumun geleceğini ciddî manada tehdit eden, artarak devam etmekte olan manevî erozyondan, ahlâkî aşınmadan bahsetse, bizim kraldan öteye kralcılar hemen; “yazılıp çizilenlere inanmayın. İhtişamlı camilerimizde gümbür gümbür ezanlar okunuyor. Hükümetimiz bir sürü İmam Hatip Liseleri açtı. Herşeyi hükümetten beklemeyin.” gibi içi boş sloganlarla saldırıya geçtiklerini görüyoruz.

Kaldı ki, dine hizmet gibi bütün ehl-i dini alâkadar eden kudsî hizmetleri doğrudan iktidardan bekleyen biz değiliz, kendileridir. Biz,  “iktidar gölge etmesin yeter” diyoruz. Yani yıllar önceden; ”kimse bizden tinerci nesil yetiştirmemizi beklemesin; elbette dindar bir gençlik yetiştireceğiz..” şeklindeki sloganlara aldananlar, dinin ve dindarların yegâne sahibi ve hamisi olarak gördükleri iktidara canla başla hizmeti dine hizmet olarak telâkki eden fanatikler de bunlardır. 

Hele bunların içinden adeta partiyi din yerine koyan ve öyle gören bazıları var ki, partiye yapılan en basit tenkit ve ikazları haşa, sanki dine yapılmış haksızlıklar ve hakaretler olarak görüyorlar, ağızlarını bozarak, saldırıya geçiyorlar.   

 Yeni Asya bu güne kadar üstlendiği ulvî bir dâvânın gereği olarak hiçbir kimseye veya kesime hakaretlere varan kırıcı, rencide edici bir söz ve davranış içine girmedi. Ama iktidarın zaten yapmakla vazifeli olduğu müsbet iş ve icraatları köpürterek, nazarlara vermeyi meslek edinen, parti aşığı bazı dostlarımız “hakkın hatırı âlidir, hiçbir hatıra feda edilmez” prensibiyle hareket eden Yeni Asya’dan da aynı tavırları bekliyorlar. Bu ise, beyhude bir beklenti ve abesle iştigalden başka bir şey değildir. 

Yeni Asya’nın iktidara yönelik yaptığı tenkit ve tavsiyelere karşı sert ve kırıcı cevapların siyasî iktidardan öteye kraldan ziyade kralcı rolündeki sözde dostlarımızdan gelmesi gerçekten  ne anlama geliyor? Bu tavır ve davranışlarıyla Yeni Asya’yı siyasetçilikle itham etmekten çekinmeyen bu insanlar, bilfiil aktif siyasetin içinde olduklarını ele vermiyorlar mı?

Ama bilinmelidir ki, “şakşakçılar” bu dengesiz, ölçüsüz hal ve tavırlarıyla bilerek veya bilmeyerek aşık oldukları iktidara, dolayısıyla ülkeye ve millete zarar veriyorlar.    

Okunma Sayısı: 1474
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Abdulkadir Turan

    18.11.2019 16:03:53

    Körü körüne birşeyi savunmak ve arkasında durmak hiçbir şekilde doğru değil ve olamaz.Her söylenen sözü mihenge vurmak ve sonucu ona göre değerlendirmek icap ediyor.Yapılan doğru ya da yanlış her icraatı alkışlamak akl-ı selim insanların işi değildir ve olamaz.Bu konuda söylenen her sözün kalbe girmesine yol vermeden,mihenge vurup ona göre tevil etmek icap ediyor.Herkesin bu cihet ve bu prensiple hareket etmesinde fayda vardır.

  • Abdullah

    18.11.2019 11:49:02

    Bu süreçte Y. Asya gazetesi adilane bir duruş sergiliyor.

  • Abdullah Tunç

    18.11.2019 10:20:24

    Bu sözde dostlar,beyinlerinin merkezi ne siyasi tarafgirliği ve şahıs muhab betini yerleştirmişler.Bu durum gözle rine perdeyi indirmiş,başka bir şey gör muyor ve düşünmuyorlar.Ve siyasete hisleriyle bağlıdırlar.His te kördür. Mu vazene kaybolmuştur.Vicdansaki hak hassasiyeti kalmamıştır.İşin en acaip ve garaip tarafı da aldandıklarının,yal nış düşündüklerinin de farkında değil dirler.İnsan fıtraten hakkı arar,bazen eline batıl geçer, bunu hak zaneder, koynunda saklar, bunların hali de bu na benzer.Enininde,sonunda gerçeği anlayacaklar ama,o zaman da işe yaramayacak, iş işten geçmiş olacak tır.Yani son pişmanlık fayda vermeye cektir.

  • Osman YILDIRIM

    18.11.2019 08:32:15

    Hüseyin Hocam; Bu kraldan fazla kralcıların bir kısmı bu kralcılikları oylesine ilerletiyorlar ki bazen bu hükumetin ve vaşındaki lideri üstat hz.lerinin tavsiye ettiği kişi olarak bakmakta ve ona itaat etmeyenlerin Nurculuğunu sorgulamaktalar. Yani bu liderin kutsallığını ileri sürmekte ve bunu da Risale i Nurla izah etmekteler.En acısıda bu olsa gerek Risale i Nur gibi Kur'ani bir kaynağı basit siyasetle irtibatlandırıp alet etmekteler buna ne buyrulur.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı