"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Nazlanma hizmete zarar verebilir

Hüseyin GÜLTEKİN
10 Haziran 2019, Pazartesi
Her birisi farklı çevrelerden gelmişti.

Farklı mizaçları, farklı meşrepleri, farklı huyları vardı. Beşer olmaları hasebiyle bazı zaafları, bazı hata ve kusurları da vardı. Bazen farkına varmadan, bazen de iyilik niyetiyle Üstadlarını üzenler de oluyordu. Hatta bilmeden Nur hizmetlerine perde olacak söz, hal ve davranışlarda bulunanlar da oluyordu.

Dedik ya, netice olarak onlar da birer insandı. İnsan olmaları hasebiyle istemiyerek de olsa onların da bazı  bazı hataları, bazı yanlışları olacaktı.

Gelin görün ki Üstadları onlara hep nazar-ı müsamaha ile muamelede bulundu. Çoğu zaman onların bazı hata ve kusurlarını görmezden geldi. Nur hizmetlerinin ölçü ve prensiplerine uymayan, ulvî dâvâmıza zarar vermesi muhtemel hata ve kusurları karşısında da onları kırmadan, incitmeden gerekli ikaz ve tavsiyelerde bulundu.

Talebelerini hiç sıkmadığı gibi, birbirilerine nazar-ı müsamaha ile muamelede bulunmaları hususunda tavsiyelerde bulunurdu Üstad. 

“Herkes bir meşrepte olmaz. Çok sıkı tutmayın. Meşrû dairede herkes istirahatini arayabilir” gibi ifadelerle hep daireyi geniş tutardı.

Nur hizmetlerine zarar verir endişesiyle bazı ağabeyler mabeynindeki küçük sitemleri, basit nazlanmaları dahi ciddiye alır; “bin haysiyetim olsa kardeşler arasındaki ittihada ve uhuvvete feda ederim” diyerek derhal aralarındaki dargınlıklara son vermeleri hususunda gerekli ikazları yapardı.

Yine iki ağabey mabeynindeki bir münakaşa ile alâkalı olarak; ”O kardeşimin bin kusuru da olsa, geçmişte onun yaptığı hizmetlerin hatırı için onu affederim” diyerek talebelerinin de birbirilerine karşı bu şekilde muamelede bulunmalarını hep tavsiye ediyordu.   

Yine bazı talebelerinin zaman zaman Üstad Bediüzzaman’ın kendisini üzen bir ağabeye karşı soğuk davranışları ve sitemleriyle alâkalı olarak; “Kardeşlerim ben o şahsın aleyhinde bulunmaktan korkuyorum. Şimdi onunda aleyhinde bulunmak, benim aleyhimde bulunmak, dolayısıyla Risale-i Nur’un aleyhinde bulunmak gibidir” gibi dikkat çekici ikazlarla her ne sebeple olursa olsun, hadimler mabeyninde olması gereken uhuvveti, muhabbeti lekedar edecek, söz, hal ve davranışlardan kaçınmalarını taysiye ediyordu. 

Onlar da Üstadlarının bu gibi ikaz ve tavsiyelerine kulak vererek, üstlendikleri kudsî dâvânın devamı ve selâmeti için haklı olsalar dahi en basit sitemlere, nazlanmalara dahi meydan vermeden, mabeynlerinde tam bir mahviyet ve tevazu ile olması gereken bir uhuvvet ve muhabbetle Üstadın etrafında pervane olarak, son nefeslerine kadar hizmet-i Kur’âniye devam ettiler. 

Farklı meşrep ve mizaçlara sahip ve kendilerinden istemeyerek de olsa zaman zaman bazı hata ve kusurlar sadır olmasına rağmen hiçbirisini kırmadan, incitmeden, dışlamadan hepsine; “aziz, sıddık, halis, muhlis, bu diyar-ı gurbette medar-ı tesellilerim...” gibi taltif, teşvik ve taktir edici ifadelerle onları baş tacı ediyordu. Hepsini şefkat ve muhabbetle kucaklayarak havz-ı müşterekte buluşturuyordu. Üstlendiğimiz ulvî dâvâmızın selâmeti ve muzafferiyeti için, sebebi ne olursa olsun, mabeynimizdeki ihlâsı, uhuvveti, muhabbeti zedeleyecek olan en basit nazlanmalara, en küçük sitemlere dahi fırsat vermemeliyiz. Her konuda olduğu gibi bu hususta da Üstadımızın ikaz ve tavsiyelerini dikkate almak zorundayız diye düşünüyorum. 

Okunma Sayısı: 1120
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı