"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Nazlanmayı bırak, hizmete koş

Hüseyin GÜLTEKİN
13 Mayıs 2019, Pazartesi
Nur Talebelerinin de, beşer olmaları hasebiyle elbette zaafları, hataları olabilir.

İstemeden de olsa bazı dargınlıklara meydan vermiş olabilirler. Meydana gelen dargınlıkların tamiri cihetine gidilmeli. 

Hele bir de dargınlıklar uhuvvete, muhabbete, kardeşliğe zarar veriyorsa, çok daha dikkatli olmamız lâzım. Haklı veya haksız olduğumuza bakmadan derhal kırgınlıklara son verip, hizmetlere koşmamız lâzım.

Bu gibi durumlarda bakın Üstad neler söylüyor: “Madem ben size bütün kuvvetimle itimat edip, bel bağlamışım ve sizin için değil yalnız istirahatimi ve haysiyetimi ve şerefimi, belki sevinçle ruhumu feda etmeye karar verdiğimi bilirsiniz belki de görüyorsunuz.” (Şuâlar, s, 428) 

Talebelerine verdiği kıymet ve değeri bu ifadelerle dile getiren Üstad Bediüzzaman hangi sebeple olursa olsun hadimler mabeyninde vuku bulan incinmelere, nazlanmalara karşı bakın neler söylüyor: “Hatta kasemle temin ederim ki, sekiz gündür, Nur’un iki rüknü zahiri birbirine nazlanmak ve teselli yerine hüzün vermek olan ehemmiyetsiz hadisenin, bu sırada benim kalbime verdiği azap cihetiyle, ‘Eyvah eyvah! El aman el aman. Ya Erhemerrahimin medet! Bizi muhafaza eyle bizi cin ve insi şeytanların şerrinden kurtar, kardeşlerimin kalplerini birbirine tam sadâkat ve muhabbet ve uhuvvet ve şefkatla doldur’ diye hem ruhum hem kalbim, hem aklım feryat edip ağladılar.”

Nur’un iki rüknü arasındaki bize göre basit ve önemsiz gibi görünen zahiri bir nazlanma veya sitemden dolayı Üstad Hazretleri neden acaba “Eyvah eyvah! El Aman el aman” diye nida ediyor? Üstadı ruhen, kalben, aklen ağlatan tablonun üstlendiğimiz ulvî dâvâmız ile olan irtibatını unutmamak gerekir diye düşünüyorum.

Üstadın neden bu meseleleri ciddiye alıp tavsiyelerde bulunduğunu şu ifadelerinden öğreniyoruz: “Ey demir gibi sarsılmaz kardeşlerim! Bana yardım ediniz. Meselemiz çok naziktir. Ben sizlere çok güveniyordum ki, bütün vazifelerimi şahs-ı maneviyenize bırakmıştım. Siz de bütün kuvvetinizle benim imdadıma koşmanız lâzım geliyor. Gerçi hadise pek cüz’î ve geçici ve küçük idi. Fakat saatimizin zenbereğine ve gözümüzün hadekasına gelen bir saç, bir zerrecik dahi incitir.” (Şuâlar, s, 428)

Üstad’ın talebelerine olan bu ikaz ve tavsiyelerinden anlıyoruz ki söz konusu iman, Kur’ân hizmetleri olunca en basit nazlanmalar dahi hadimler mabeyninde olması gereken uhuvvete, ihlâsa, kardeşliğe zarar verir.

Kur’ân hizmetlerimizin selâmeti için Üstadımızın tavsiyeleri doğrultusunda hareket etmeliyiz.        

Okunma Sayısı: 936
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı