"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Hukuksuzluklara itiraz gerekir

Hüseyin GÜLTEKİN
22 Aralık 2025, Pazartesi
Geçmişte de yaptıkları gibi şimdi de yine art niyetli bazı çevrelerden suret-i haktan görünerek; ”Neden Kur’ân’a hizmet olan aslî vazifenize odaklanmayıp, hep hukuksuzluklardan, adaletsizliklerden bahsediyorsunuz” diye sitemlerde bulunanlar oluyor.

Başta darbe dönemleri başta olmak üzere her zaman söyledikleri gibi şimdi de yine dost görünen çevrelerin; "Kırmızı kaplı kitaplarınızı okuyun; kırmızı çaylarınızı için! Olup biten haksızlıklardan size ne?” şeklinde tavsiyelerini duyuyoruz. 

Bu gibi tavsiyelerde bulunanların bir çoğunun asıl niyetlerinin Nur hadimlerini olup biten haksızlıklara karşı duyarsız bir hale getirerek, hak gaspçılarının işlerini kolaylaştırmaktan başka bir şey değil.

Doğrudan iman Kur’ân hizmetlerine karşı çıkabilme cesaretini gösteremeyen malum mahfiller Nur talebelerini pasifize ederek şeytanın dahi aklına gelmeyen böyle aldatmaca plan ve projelerle hedeflerine ulaşmaya çalışıyorlar.

Sanki işlenen hukuk skandallarına, haksızlıklara müsbet manada karşı çıkmanın iman hizmetlerinden ayrı imiş gibi algılamanın akıl ile iz’an ile bağdaştırmanın mantıki bir izahı olur mu?

 “Zalimlere meyletmeyin, yoksa Cehennem ateşi size de dokunur” ikaz-ı İlâhî’yi hiçbir Nur hadimi görmezlikten gelemez.

“Herhangi bir kötülüğü gördüğünüzde  elinizle; yoksa dilinizle bu mümkün değilse kalbinizle buğzedin” Hz. Peygamber tavsiyesini hangi Nur talebesi kulak ardı edebilir?

Hz. Ali'nin (ra) adalet tavsiyelerinden haberdar olan hiçbir Nur hadimi işlenen adaletsizlikler karşısında “Bana ne?” diyerek sesiz kalabilir mi? Hangi bir Nur hadimi; ”küfre rıza küfürdür; zulme rıza zulümdür” tehditini görmezden gelerek, zulümlere ortak olmak gibi bir tehlikeyi göze alabilir?

Hiçbir Nur talebesi Üstad Bediüzzaman’ın; “Şeriat yeryüzüne gelmiş, tahakküm ve istibdadı mahvetsin.” "İstibdat meşrutiyet libasını giysin; görsem sille vuracağım.” "Şeriat tecessüm ve temessül etse, istibdadı şeytan gibi tel’in edecektir.” “Ekmeksiz yaşarım; hürriyetsiz yaşayamam.” ”Hürriyet imanın bir hassasıdır.” “Yaşasın zalimler için Cehennem” gibi tarihe geçen ifadelerle, başta Eski Said Dönemi Eserleri, Münazarat, Divan-ı Harb-i Örfi, Hutbe-i Şamiye eserleri olmak üzere mahkemelerde yaptığı bütün müdafaalarda işlenen hukuk cinayetlerine karşı itirazlarda bulunmamış mı? Bundan haberdar olan onu rehber olarak kabul eden hangi bir Nur talebesi onun bu tercihini görmezden gelebilir?

Okunma Sayısı: 1763
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Hamide

    28.12.2025 08:41:51

    Allah razı olsun,kaleminize sağlık

  • Hüseyin İlhan

    27.12.2025 11:57:00

    Bugün ülkemizde şiddet,nefret,faiz,israf,fuhuş,kul hakkına tecavüzlerin artmasının nedenelri ne acı kiiii din adına diyerek milletine düşmanca davranan idareciler nedeniyledir. Sahi sabah namazı için uyanan birinin kapısına suçsuz,sabıkasız olduğu,defalarca iftiralar atıldığı ve ya takipsizlik ya beraat ile neticelendiğini idare bilmiyor mu. Bine yakın masum çocuklar neden suçsuzca tutuklanan annelerinin yanında birde onlar mahkum gibi hayata mecbur bırakılıyor. Son söz biz kardeşelrimiz olarak kardeşlerimize iftira atanalrı gördük.Misal Merhum M.KUTLULAR ağabeyimize ve CEMAATİMİZE.Bunu yapanlar ne acı ki içimizden.

  • Suzan Bedir

    22.12.2025 22:39:53

    vicdanının sesini susturmayanlara yönelik çok güzel tespitler.Allah razı olsun.

  • Ali R. Yardimoglu

    22.12.2025 21:06:02

    .... nacizane, Yeni Asya gazetesini, 1977' den beri takib ederim, munis, zeki, demokrat ve birleştirici olduğu için.... Merhum Mustafa Öztürkçü, ki yüzyüze görüşmek maateessüf kısmet olmadı, bu prensibin parlak numunesi idi; lakin şimdi ki yazarlarının ekseri, hırçın, okuruna kaba ve azarlayıcı, gizli kibri had safhaya çıkmış, ve tahkirane, ithamkarane uslubtadır, his ve görüyorum, vah esefa.... bu günkü yazılara bakıp, müşahede edebilirsiniz, sizin yazınızı müsbet addettiğimden, yorumumu, hem geçce, buraya yazdım.

  • Abdullah

    22.12.2025 18:09:49

    Aslında kader cihetinde bakınca mağdurlar diye bir şey yok.O mağdur dediklerin acaba hangi fiilleriyle kade re fetva verdiler ki başlarına bu musi beyler geldi.Yürüdükleri,beraber oldukları doğru bir çizgide miydiler? Hiç yanlışları, hataları, günahları yok muydu? Şimdi bu musibete maruz ka lardan bir tanesi dahi mahkemelerde is lam davasını savunmamıştır.Hatta geç mişteki hayatlarını bile inkâr ediyorlar. Sn.Yazar niye kader yönüyle hadiseye bakmıyor? Sadece beşeri yönü sürekli nazara veriyor.İşin esası, özü şu; "Kader adalet eder, beşer zulmeder." Hem Nur Mesleğinde sürekli.bir camia nın mağdur dedikleri adamlarını savunmak asla ve asla yoktur.Nurculuk tarihinde bir misali yok.Hele böyle şaibeli bir yapının elemanlarını savun mak kesinlikle yoktur.

  • Mehmet Kurt

    22.12.2025 15:28:51

    Allah razı olsun. Selâmlar ve sevgilerimle.

  • S. Pelin Kurukahveci

    22.12.2025 12:08:10

    Gülencilerin sebep oldukları zulümler ne olacak? Çalınan sorular bitirilen hayatlar ne olacak? Onlar hak değil mi? Gülencileri savunmak da bir başka zalimi savunmak anlamına gelmiyor mu?

  • Ramazan Yenice

    22.12.2025 07:58:12

    Önümüzde Hz. Hüseyin örneği gibi muazzam bir örnek var. Üstadımız da bu noktaya dikkat çekiyor. Hz. Hüseyin haklıydı evet. Ama onun haklı olduğunu haykırmak için seslerini yükseltmek zorunda olduklarına inanan insanlar zamanla ehl-i sünnetin ana caddesinden ayrılmışlar ve şia teşekkül etmiştir. Zulme karşı ses vermeyi bayraklaştırmanın bu yönüyle, yani sizi ana omurgadan koparma tehlikesi de vardır. Her şeyin haddinden fazlası zıddına inkilap eder. Nurcuların işi zalime karşı bayrak açmak değil, iman hizmetinde mesai harcamaktır. Bu noktada tam manasıyla anlaşılmadığı zaman nur bir topuza dönüşür. Allah korusun.

  • Ramazan Yenice

    22.12.2025 07:54:04

    Yazıda yapılan alıntıları bağlamdan koparmamak lazım. Üstadımızın genel çizgisine bakmak lazım. Yaşadığı dönemde sayısız mağdurlar vardı. Mağduriyetlere dair oh olsun demedi. Ama dönüp mağduriyetlere takılıp kalmadı. Mağduriyetler bitmeden iman hizmeti olmaz demedi. Öncelik iman hizmeti diyerekten enerjisini o yönde harcadı. Şimdi durup dünya üzerindeki ve ülkemizdeki hadsiz hesapsız mağduriyetlerin savunuculuğunu yapmak bizim elimizin fevkindedir. Ancak iman hizmeti noktasında küfür selinin önünden kurtarabileceğimiz insanlar vardır. Siz ısrarla birinci pozisyonda olmamızı salık veriyorsunuz. Bunun nedenini de açıklarsanız biz de mantığımıza yatırabiliriz.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı