"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Peygamberimizin (asm) duâ öğretme usûlü

Hüseyin Şahinoğlu
28 Mayıs 2020, Perşembe
Kur’ân-ı Kerîm’in ifadesiyle, Allah’a ve ahirete gününe kavuşmayı uman ve Allah’ı çokça zikreden mü’minler için her bakımdan güzel örnek (üsve-i hasene) olan Resul-i Ekrem (asm), yaptığı ve öğrettiği duâlar bakımından da rehberlik yapıyor.

Yaratılış maksadımız olan “ubudiyet eğitimi” açısından onun duâlarına baktığımızda hem onun peygamber olduğunu gösteren, hem de usûlî prensiplere işaret eden çok önemli boyutlar görülüyor.

Sahih kaynaklarda yer alan rivayete göre, bir gün Resul-i Ekrem’in (asm) kızı Fatıma annemiz babasının yanına gelerek ondan bir hizmetçi istedi. Bunun üzerine Peygamberimiz (asm) ona, “Yanımda sana verebileceğim bir hizmetçi yok” buyurdu. Ardından da, “senin istediğin bir hizmetçi mi daha sevimlidir yoksa (sana öğreteceğim) hayırlı bir şey mi daha sevimlidir?” diye sordu. Orada bulunan Hz. Ali (ra) daha Hz. Fatıma (R.Anha) bir şey söylemeden, “Senin öğreteceğin şey daha sevimlidir, de” dedi. O da zaten öyle söyledi. Bunun üzerine Resulullah (asm) ona, “Allah’a şöyle duâ et” buyurdu: “Ey yedi kat göğün Rabbi! Ey arş-ı azamın Rabbi! Ey Rabbimiz! Ey her şeyin Rabbi! Ey Tevrat, İncil ve Kur’ân’ı indiren! Sen Evvel’sin, Senin öncen yok! Sen Ahir’sin senin sonun yok! Sen Zahir’sin, Senin üzerinde bir şey yok! Sen Bâtın’sın, senin dûnunda bir şey yok! Borcumuzu ödeme imkânı ihsan eyle ve bizi fakirlikten zenginliğe ulaştır!” (İbn Mâce, “Duâ”, 2). 

Bu hadiste bir babanın yahut ebeveynin çocuğuna nasıl muhatap olması gerektiği gibi hususlar bir tarafa, sırf duâ metnine bakıldığında bunun imanî bakımdan çok önemli usûlî prensiplere işaret ettiği açıkça görülüyor. 

Bunlardan bazılarına şöyle değinebiliriz: Her şeyden önce, Resulullah (asm) bu duâda Mabudu, bazı isimleriyle anarak duâ etmek gerektiğini öğretiyor. 

Zira âyeti kerimede, “Allah’ın esma-i hüsnası (güzel özellikleri) vardır, Ona güzel isimleriyle duâ edin” (Araf, 7/180) buyruluyor. Resulullah (asm) bu duâda O’nun “evvel” ve “ahir”, “zâhir” ve “batın” isimlerini zikrediyor.

İkinci olarak Resul-i Ekrem (asm) en geniş daireden başlayarak kendi varlığımıza kadar tecelli eden “rubûbiyet”e dikkat çekiyor ve Allah’ı “yedi kat semanın, arş-ı azamın, kendimizin ve nihayet her şeyin Rabbi olarak” anıyor ve duâ ederken bunlara intikal etmemiz gerektiğini öğretiyor.

Üçüncü olarak Hz. Peygamber (asm), Allah’ın vahyeden, insanlara mesajını ileten, kitaplar indiren olduğunu nazara vererek, O’nun inzal ettiği Tevrat, İncil ve Kur’ân’ı zikrederek marifetullah’ın ayrı bir boyutunu dile getiriyor.

Dördüncü olarak Resulullah (asm) duâ ederken Allah’ın Kur’ân’da kendisini tarif ettiği isimlerle zikretmekle yetinmeyip bunların anlamlarına yoğunlaşmaya işarette bulunuyor. Bilindiği gibi bu duâda yer alan İlâhî isimler Kur’ân’da şöyle geçiyor: “O, evvel’dir, ahir’dir, zâhir’dir, bâtın’dır. O her şeyi hakkıyla bilendir” (Hadid, 57/3). Resulullah (asm) âyetten mülhem bu duâda yer alan her ismi kısa ve özlü ifadelerle açıklıyor. Evvel’i öncesi olmayan, Ahir’i sonu olmayan, Zâhir’i üstünde herhangi bir şey olmayan, Bâtın’ı da dûnunda bir şey olmayan şeklinde tefsir ediyor.

Beşinci olarak Allah Resulü, duâda, duâ öncesi Rabbimizi, kendisinin Kur’ân’da anlattığı, kâinatta da tecellilerini gördüğümüz nitelikleriyle anarak tam bir “huzur” kazanmanın önemine işaret ediyor, talebimizi böyle bir huzur hali içinde O’na arz etmemiz gerektiğini öğretiyor.

Resul-i Ekrem’in (asm) bu duâsında iman, marifetullah, duâ adabı gibi hususlarda çok önemli usûlî prensipler görüyoruz. Dolayısıyla gerek kendimiz duâ ederken, gerekse oğlumuza veya kızımıza duâ öğretirken, sipariş verir gibi “Allah’tan şunları iste” demek yerine esaslı bir “marifet” ufku öğretmemiz gerektiği anlaşılıyor.

Yedi kat semanın, arş-ı azamın ve her şeyin Rabbi olan, esma-i hüsna ile müsemma, sıfât-ı ulâ ile muttasıf olan Rabbimiz, hepimize kuvvetli bir iman ufku, ibadet şevki ihsan etsin ve dünya-ahiret işlerimizde hayırlar ihsan etsin, duâlarımızı kabul eylesin, inşaallah.

Okunma Sayısı: 1843
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı