"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Ekonomik kriz ve tasarruf

İbrahim ERSOYLU
23 Ekim 2020, Cuma
Yöneticilerimiz her ne kadar kabul etmek istemeseler de, halk olarak bizler marketlerde, pazarlarda, telefon, elektrik ve su faturalarında yakıcı yansımalarını bizzat hissettiğimiz ağır bir ekonomik kriz sürecinden geçtiğimiz bir vakıadır.

Devlet ve halk olarak bu krizi en az hasarla atlatmak için bir an önce gerekli tedbirleri almamız gerekmektedir. Akla gelen ilk tedbir; etkin, geniş çaplı bir tasarrufa yönelmektir.

Etkili bir tasarruf evvelâ devlet ve bürokrasiden başlamalı, sonra toplum kesimlerine doğru gitmelidir. 

Yöneticiler bu hususta örnek olmalı, “İtibardan tasarruf olmaz” anlayışını bırakarak devlet bütçesine yük bindiren yeni saraylar, yeni büyük devlet binaları yapmaktan vazgeçmeleri, maliyeye ağırlık oluşturan haddinden fazla harcama kalemlerini en aza indirmelidirler.

En azından bu kriz süresinde aciliyeti olmayan ve devleti borç bataklığına saplayan hazine garantili yol, köprü ve havaalanı proje yatırımları askıya alınmalıdır. Biten projeler için devlet garantisi ile dolar üzerinden yapılan ödemeler bir süreliğine durdurulmalıdır. 

Tasarruf genelgeleriyle devlette ve bürokraside yaşanan korkunç israf durdurulmalı, gereğinden fazla olan pahalı araç ve lojman saltanatına son verilmelidir.

 Ne yazık ki kamu sektöründe ve belediyelerde bir kişinin yapacağı işi iki, üç kişinin yaptığı haddinden fazla eleman istihdam edilmeye devam edilmekte, devlet eleman istihdamında küçüleceği yerde daha çok büyümekte, maliyenin yükü daha çok ağırlaştırılmaktadır. Bu işe bir son verilmelidir.

Kamu ve özel sektör bankaları, kolayca verdikleri özel tüketim kredileri ile vatandaşları borçlandırarak tüketim alışkanlığını körüklemekten vazgeçmeleri lâzımdır. 

Sonraki safhada vatandaşlar, israfı bırakıp tasarrufa yönelmeleri yönünden ikaz edilmeleri; kazançlarını ve gelirlerini aşan ve borçlanmaya dayanan aşırı harcamalarını kısmaya çağrılmalıdır.

Yıllardan beri devam eden bu gidişin tıkanacağı ve bir krizle sonuçlanacağı tahmin edilmekteydi. Bu olumsuz duruma tedbir alınması yönünde duyarlı ve vicdanlı uzman çevrelerden yapılan iyi niyetli ikazlar, ne yazık ki devlet ve toplum nezdinde şimdiye kadar pek makes bulamamıştır.

“Zararın neresinden dönülürse kârdır” kuralı gereğince, en azından bundan sonra devlet yöneticileri, krizden çıkış için işin ehli uzman kişilerle istişare yaparak, en kısa zamanda âcil genel tasarruf kararları almaları ve devletten başlayarak hemen onları hayata geçirmeleri lâzımdır.

Aksi halde kriz daha çok derinleşerek daha büyük yıkımlara yol açması kaçınılmaz olur. Ona sebep olan yönetimlerin de ayakta durmaları mümkün olmaz.

Okunma Sayısı: 1814
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Abdulkadir

    23.10.2020 18:58:38

    Ülkede onca sıkıntı ve sorun yokmuş gibi,bir de israf yapılıyor,hem de aşırı derecede.Onca ekmek,gıda v.b birçok şey,çöpe atılıyor.Atılan bunca nimetin hesabı sorulmayacak mı zannediyoruz?Onlarla nice okullar,nice hastaneler ve daha birçok şey yapılabilir.Ekonomik krizin en baştaki nedeni;tabiki de israftır."Yiyin için,fakat israf etmeyin"buyuruyor,Yüce Rabbimiz.Peki nerde bu ayete göre hareket eden insaf ehli.Yazık değil mi,boşa giden bunca şeye.Ne zaman aklımızı başımıza alacağız biz?İsraf bitmeden ve yok olmadan,ekonomik kriz de bitmez;boşuna kendimizi kandırmayalım.Öncelikli hedefimiz şu olmalı;her konuda,elimizden geldiğince tasarruf edeceğiz ve asla israf etmeyeceğiz.Parolamız bu olmalıdır.

  • Oğuz Yiğiter

    23.10.2020 01:48:12

    Önce temsil makamındakiler iktisadı ve tasarruf anlayışını, kendilerinden başlayarak içselleştirecekler. Sonra topluma inandırıcı olabilirler. Yoksa, elinde sigara, oğluna sigara içme diye nasihat eden babanın komik durumuna düşülür. Üstad'ın çok pratik bir reçetesi var bu konuda, hayatın her kademesinde uygulanabilir ve ileri batı demokrasilerindeki devlet adamlarının bir çoğu bu prensibi uyguluyor. Reçete şu ; mealen, günlük hayatımızda, yeme ,içme giyinme gibi hususlarda halkın çoğunluğu gibi bir hayat standardında yaşamak. Osmanlıca orijinal ifadesi ; " sevad-ı âzâma ittibâ lâzımdır." Tebrikler, dualar...

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı