"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

İstanbul’un konumu ve güzelliği

İbrahim ERSOYLU
24 Aralık 2021, Cuma
İstanbul, iki kıt’a üzerine kurulmuş, tarihi çok eskilere, M.Ö. 2500 yıllarına uzanan, Roma, Bizans ve Osmanlı olmak üzere üç imparatorluğa merkez olan, Doğu–Batı medeniyetlerine ait eserleri içinde barındıran, misilsiz güzelliklere sahip dünyadaki sayılı şehirlerden biridir.

Hz. Peygamber (asm) asırlar öncesinden “Kostantiniyye bir gün mutlaka fethedilecektir. Onu fetheden komutan ne güzel komutan, onun askeri de ne güzel askerdir” (Buharî, Et Tarıhu’l Kebir, 1, 81) buyurarak, İstanbul fethinin önemine işaret etmiştir.

İstanbul’un, 1453 yılında Fatih Sultan Mehmed tarafından fethedilmesinden sonra şanlı ecdadımız Osmanlılar, üç kıt’aya yayılan 22 milyon kilometrekarelik devleti buradan idare etmeye başlamışlardır.

Cumhuriyetten sonra Ankara’nın idare merkezi yapılmasına rağmen önemini hiç kaybetmeyen İstanbul, ticaret, sanayi, finans ve maneviyat merkezi olmaya devam etmektedir. 15 milyonu geçen kalabalık nüfusu, yoğun trafiği, ulaşım sıkıntısı, hava kirliliği gibi olumsuz yönlerine rağmen İstanbul, yine de güzeldir. İslâma soğuk ve mesafeli bakan çevreler, maneviyatına binaen İstanbul’u pek sevmezler. Ama biz Müslümanlar, onların aksine maneviyatı için onu çok severiz. Gerçi İstanbul’da her çeşit insan, her çeşit imkân ve mekân vardır. İman ve feyiz neşreden nuranî mekânlar olduğu gibi, çok sayıda sefahat yuvaları da vardır. Ama İstanbul, selâtin camileriyle, mescitleriyle, evliya türbeleriyle, dinî cemaatlerin hizmet merkezleriyle manevî yönden ağır bastığı bir gerçektir. Eminönü’nden Sarıyer’e bir vapur seyahati yaparak boğazın eşsiz güzelliğini seyretmek, onun en güzel yerlerinden biri olan Çamlıca Tepesi’nden şehrin afakını ve güneşin batışını temaşa etmek, Boğaz Köprüsü’nden geçerken boğazın eşsiz manzarasını izlemek, ruha hoş ve tatlı bir zevk verir. Hz. Yuşa’nın (as) makamı ve mescidinin bulunduğu Yuşa Tepesi’nden şehrin güzel manzarasını seyretmenin ayrı bir letafeti vardır. Ebu Eyyübi’l-Ensarî (ra) Türbesi’nin yanı başındaki Eyüp Sultan Camii’nde namaz kılıp duâ etmek, caminin yakınındaki Eyüp Mezarlığı’nda medfun olan Bediüzzaman’ın “Onu kâinata değişmem” dediği Zübeyir Ağabeyi ve diğer önde gelen ağabeylerin mezarlarını ziyaret edip onlara Fatiha okumak heyecan vericidir. İstanbul, Ankara’nın aksine cami ve mescitler şehridir. Bilhassa Avrupa yakasında yedi tepe üzerine inşa edilen Sultanahmed, Bayezid, Süleymaniye, Şehzadebaşı, Nurosmaniye, Fatih, Yavuz Sultan Selim camilerinin uzaktan dahi görülebilen siluetleri, İstanbul’un bir maneviyat şehri olduğunun ispatıdır. Peygamber Efendimizin (asm) mübarek hırkasının sergilendiği Hırka-i Saadet Camii, Üsküdar yakasında yer alan Valide Sultan, Mihrimah Sultan camileri ve bu camilerin çevrelerinde yer alan tarihî medreseler, bilinen ve bilinmeyen çok sayıdaki velîlere ait türbeler, İstanbul’un maneviyatına şehadet eden mekânlardır. Buradaki birçok tarihî eser, başta Hz. Peygamber (asm) olmak üzere dört halife ve diğer İslâm hükümdarlarına ait kılıçlar ve şahsî eşyaların sergilendiği, bir dönem üç kıt’aya yayılan devletin idare edildiği muhteşem Topkapı Sarayı Müzesi, görenleri hayrete düşüren bir letafet ve güzelliğe sahiptir. Sultan 1. Abdulmecid’in yaptırdığı Dolmabahçe Sarayı ve Sultan Abdülhamid’in ikamet ettiği Yıldız Sarayı ile Beylerbeyi Sarayı da, İstanbul’un güzelliğine renk katan unsurlardır. Bunların yanında tarihî Kapalı Çarşı’nın güzelliği de bir başkadır. İstanbul’un değişik yüzleri vardır. Fatih, Üsküdar, Ümraniye semtlerinde yürürken kendinizi bir İslâm ülkesinde, Kadıköy, Bağdat Caddesi, Beyoğlu, Beşiktaş ve Nişantaşı’nda yürürken kendinizi ecnebi bir diyarda, Paris’te, Londra’da olduğunuzu zannedersiniz. Bu semtlerde yaşayan ve Batı medeniyetinin etkisinde kalan bir kısım insanlar, ne yazık ki İstanbul’un İslâm’ı haykıran manevî yüzünün feyzinden pek istifade etmemektedirler.

İstanbul’un diğer bir güzelliği ilim, kültür ve irfan merkezi olmasıdır. Başta Süleymaniye ve Bayezit Kütüphanesi olmak üzere çok sayıda zengin, eşine pek az rastlanan tarihî kütüphaneler, her çeşit kitabın sergilendiği tarihî Sahaflar Çarşısı, Türkiye’nin kültürel hayatını besleyen büyük yayınevleri, ulusal seviyede yayın yapan yüksek Tirajlı gazete ve TV merkezleri İstanbul’dadır. Ayrıca burası yerel, bölgesel ve küresel çapta paneller, konferanslar, sempozyumlara ev sahipliği yapmaktadır. Ayrıca dünya çapında tanınan İstanbul Üniversitesi, İTÜ, Boğaziçi Üniversitesi, gibi çok sayıda kaliteli üniversite, şehrin önemini arttıran unsurlardır. İstanbul’u cazip kılan mühim hususiyetlerinden bir diğeri de, Türkiye’de en büyük sanayi ve ticaret merkezlerinin burada olması ve çok değişik istihdam alanlarına sahip olmasıdır. Biz İstanbul’un maneviyatına hayranız. Süleymaniye’de, Sultanahmet’te bir Cuma namazı kılmak çok mühim bir hadisedir. Cumhuriyetten önce İstanbul, asırlarca İslâm âleminin hilâfet merkeziydi. Şimdi de hilâfet merkezi olma potansiyeli vardır. İstanbul’un maneviyat yönünden gelişip terakki etmesi durumunda, bunun güzel sonuçları, hem Türkiye’nin diğer şehirlerine, hem de İslâm âlemine yansıyacaktır. İstanbul, aynı zamanda Risale-i Nur hizmetinin merkezidir. Risale-i Nur’un medyadaki dili olan gazetemiz Yeni Asya burada hazırlanıp yayınlanmaktadır. Nasıl ki bir ordunun merkezi, güçlü kuvvetli olursa, o ordu daha iyi cihad eder. Aynen bunun gibi manevî cihad yapan hizmetimizin merkezi güçlü kuvvetli olursa, tirajını yükselterek gazeteye kuvvetli bir destek verilirse Anadolu ve Trakya’daki hizmet şubeleri de, bununla doğru orantılı olarak güçlenir. Onun için merkezin ve gazetenin güçlenmesine her Nur Talebesinin katkı yapması ve destek vermesi gerekir.

Allah cümlemizi iman ve Kur’ân hizmetinde ihlâsla muvaffak eylesin. Amin...

Okunma Sayısı: 1197
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Erdem MASTAR

    25.12.2021 09:02:28

    Hocam o güzel şehri bu şehre hiyanet ettik diyenlerden ötürü hicret ettik diyarı memleketimize o kadim şehri yaşanmaz hale getirenleri de Allah bildiği gibi yapsın

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı