"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Müslim ile gayrimüslim arkadaş

İbrahim ERSOYLU
25 Ekim 2019, Cuma
Bir toplumun medeniyet yarışında ilerlemesi ve kalkınması, huzurlu bir hayat yaşaması maddî–manevî yönden yetişmiş sağlıklı ailelere ve bu ailelerin yetiştirdiği ruhen ve bedenen tekâmül etmiş nesillere bağlıdır. Böylesi nesillerin yetişmesi de, vazifelerini hakkıyla eda eden anne ve babalar sayesinde mümkün olur.

Cenâb-ı Hak, erkek ve kadını bir elmanın iki yarısı gibi birbirini tamamlayan iki mükerrem insan olarak yaratmıştır. Bunun bir sonucu olarak her birine değişik vazifeler yüklemiştir.

Erkek eş, çalışarak ailenin idaresi, eğitimi ve geçimi için gerekli maddî imkânı sağlamakla birinci derecede sorumlu iken, evin tertibi, düzeni, aile fertlerinin eğitimi ve beslenmesi kadının ilk sırada gelen vazifelerindendir.

Manevî değerlerimize ve geleneklerimize göre kadınlar, evlenip aile kurarak anne olmaya, hayırlı nesiller yetiştirmeye özendirilmeleri gerekirken, körü körüne Batı taklitçiliğinin bir yansıması olarak çalışmaya özendirilip iş hayatının acımasız çarkları arasına atılmaya teşvik edilmektedirler. Onlar da, seve seve bu tuzağa atılmaktadırlar.

SEKTÖRLER YANLIŞ İSTİHDAM POLİTİKASI UYGULAMAKTADIRLAR

Ülkemizde günümüzün kamu ve özel sektörleri, milyonlarca üniversite mezunu erkek işsiz dururken, onların yapabileceği işleri kadınlara yaptırmayı tercih etmektedir. Bunların uyguladığı bu yanlış politikalar, ileride toplumun ahlâken yozlaşmasına zemin hazırlamaktadır. Zira hissiyatları galeyanda olan işsiz, güçsüz, parasız erkek gençlerin, iyi bir iman ve ahlâk eğitimi almamaları durumunda fuhuş, gasp, hırsızlık gibi yapmayacakları kötülük yoktur. Bunlardan bir kısmının terör, mafya, uyuşturucu tüccarı odakların tuzaklarına düşerek hayatlarının kararması kuvvetle muhtemeldir.

Diğer taraftan çalışma hayatına itilmesi kadınlar da, birinci derecede işyerlerindeki işlerini düşünürlerken, evliliği ve annelik vazifesini en sonunda hesaba katmaktadırlar. 

Bunların çoğu, “ekonomik bağımsızlığının” verdiği öz güvenle evlilik için yüksek kariyeri, evi, arabası olan zengin erkek adaylardan başkasına razı olmamaktadır. Böyle birini bulamayınca önemli bir kısmı evlilikten imtina etmektedir.

Bunlardan evlenenler de çocuklarını, kreşlerde veya akrabalarının yanında bırakarak onların anne sevgisi ve şefkatinden uzak bir çevrede öksüz çocuklar gibi büyümelerine yol açmaktadırlar.

EVLİLİKLER ZORLAŞIRSA...

Diğer yandan meşrû evliliklerin zorlaştı(rıl)ğı toplumlarda, ahlâksız ve gayrimeşrû ilişkilerin yaygınlaşması kaçınılmaz olur. Bu durumda toplumun ahlâkî ve manevî alt yapısı tahrip olmaktan kurtulmaz.

Ne yazık ki bu talihsiz, yanlış “kadın istihdamı” meselesinde dindar kimlikli özel katılım bankaları, sahipleri dindar olarak bilinen şirketler ve alış veriş merkezleri diğerleriyle yarış halindedir. Böyle yerlerde çalışanların nerdeyse üçte ikisi genç kız ve kadınlardan meydana gelmektedir.

Müftülüklerin bünyesinde kadınlara hitap eden yeteri kadar vaize ve Kur’ân kursu hanım öğretmenleri varken, son zamanlarda Diyanet Teşkilâtı da, ne hikmetse, meşrûluğu tartışmalı ‘müftü yardımcısı kadın’ kadrolar açarak kadın istihdam yarışına katıldığı müşahede edilmektedir.

Son söz: İşin acı tarafı ilerde toplumun sosyal dengelerini tahrip edebilecek bu yanlış “kadın istihdam” uygulamaları, dindar kimlikli AKP iktidarı döneminde tavan yapmasıdır.

Cenâb-ı Hak idarecilere ileri görecek bir feraset, iş verenlere akıl, vicdan ve basiret, asıl vazifesini bir kenara bırakarak iş hayatının ezici çarklarına atılmaya gönüllü kadınlara sağlıklı düşünme nasip etsin. Amin.

Okunma Sayısı: 770
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Mehmet Salih

    8.11.2019 12:16:39

    Âmîn, âmîn, âmîn yâ Rabbel âlemîn âmîn, Allah razı olsun

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı